Gönderen Konu: kök hücre hakkında  (Okunma sayısı 7061 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Selen

  • yağmur Perisi...
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 6787
  • Ne Mutlu Türk üm Diyene..
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #105 : Nisan 13, 2007, 16:16:02 ÖS »
Şeker hastaları için bu gelişme çok güzel. kök hücre çalışmaları zamanla sıradan tedavi şekli olacak ve sıra bizede gelecek
Beni Anlayan Degil Yaşayanlara...

Çevrimdışı mutlu_ay

  • Dualist
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 2465
  • ''UMUT''
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #106 : Nisan 14, 2007, 23:58:58 ÖS »
Kök hücreyle takma dişe veda. Kök hücre denen, genetik yollardan insan hücresi üretme deneylerinde insan dişi üretmek için bir milyon dolar fon ayrıldı.
 
Çalışma sonuç verirse damaklardaki boşlukları doldurmak için bundan böyle porselen ya da plastik değil, doğrudan organik dişler kullanılacak. Londra`daki King`s College`de yapılan çalışmalar henüz başlangıç aşamasında ama bu çalışmayı yürüten bilim adamları gerçek insan dişi üreteceklerinden umutlu. Kök hücreler, vücudun değişik bölümlerinde doku ve organlara dönüşecek şekilde genetik olarak programlanan hücre grubu. Teoride kök hücrelerden diş üretmek de mümkün. Dişe dönüşmek üzere programlanan kök hücreler hastanın çenesine yerleştirilecek. Dişetinin altına, boşluğa konacak. Dişin tam olarak gelişmesinin iki ay süreceği düşünülüyor. Fareler üzerindeki deneyler sürüyor ve King`s College`deki bilimadamları insanlara kök hücre yerleştirilmesine iki yılda başlanabileceğini söylüyor. İngiltere`de 50 yaşın üzerindeki kişilerin 32 dişinden ortalama on ikisi eksik. Bilim adamları sunî değil, gerçek dişler yerleşirse, ağızlarda dişetlerinin ve diğer dişlerin daha iyi korunabileceğini söylüyor. Çünkü gerçek dişler değişime daha uyumlu oluyor.

PINAR EZERLER İZAR
...
Aydınlıklardan uzaktayım,
Kafamda yine o dalgın sükun
...

Çevrimdışı mutlu_ay

  • Dualist
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 2465
  • ''UMUT''
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #107 : Nisan 16, 2007, 14:15:19 ÖS »
Kısırlığa yeni ümit 
.......................

Bilim adamları, kemik iliğinden olgunlaşmamış sperm hücreleri elde etti. Bu hücrelerin tam olarak gelişmiş spermlere dönüştürülmesi halinde, bunun kısırlık tedavilerinde çığır açan bir yöntem olacağı belirtildi.
 
BBC ve Daily Mail'in internet sitelerindeki habere göre, Göttingen ve Münster üniversiteleri ile Hannover Tıp Okulu'ndan araştırmacılar, kemik iliğinden alınan kök hücrelerin, testislerde bulunan ve spermleri oluşturan hücrelerin benzerlerine dönüşmesini sağladı. New Castle Üniversitesi Kuzey-Doğu İngiltere Kök Hücre Enstitüsü'nden Prof. Nayernia, bu hücrelerin sperme dönüşmediğini; ancak bunun kısa zaman içinde başarılacağına inandığını söyledi. Fare embriyonlarından alınan kök hücrelerden laboratuvar ortamında sperm elde edilmiş ve bu yapay spermle döllenen yumurtalardan fare yavruları doğmuştu. Ancak sağlık sorunları olan yavru fareler bir süre sonra ölmüştü. Prof. Nayernia, "Bu keşiften büyük heyecan duyduk; çünkü fareler üzerinde yaptığımız daha önceki araştırma, bu konuda çalışmalarımızı daha ileri götürebileceğimizi gösteriyor" dedi. Nayernia, "Bir sonraki amacımız, bu sperm hücrelerini laboratuvarda olgun spermlere dönüştürmek. Bu 3 ila 5 yıl alabilir" diye konuştu. Başarılı olması halinde yöntemin, kemoterapi yüzünden kısır kalmış kanser hastası erkekler de dahil olmak üzere erkek kısırlığı açısından başarılı bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceği belirtildi. İngiltere'de yeni çıkacak yasalarla, yapay spermlerin kısırlık tedavisinde kullanılmasının yasaklanabileceği de belirtiliyor. 

aa
...
Aydınlıklardan uzaktayım,
Kafamda yine o dalgın sükun
...

Çevrimdışı mavilim

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 3435
  • bir ben...
'Şaşkın hücre' işi meçhul hastalık
« Yanıtla #108 : Mayıs 16, 2007, 09:28:43 ÖÖ »

Demirci (sağda) ve Can (solda),
MS hastalığı yüzünden işlerini bırakmak zorunda kaldılar.

Bazen ani görme kaybı, vücutta uyuşma, bazen de konuşmada dengesizlik gibi belirtilerle kendini belli ediyor. Gençleri, kadınları ve sosyoekonomik düzeyi yüksek olanları hedef seçen MS, bağışıklık hücrelerinin şaşkınlığı sonucu ortaya çıkan ancak nedeni ve gizemi hâlâ çözülemeyen bir hastalık

İSTANBUL - Ali Demirci, "MS olmuşsun" diyen doktorunun yüzüne bakakaldı. Çünkü bunun ne demek olduğunu anlamamıştı. Henüz 26 yaşındaydı ve bir hastalığa yakalanmak için genç olduğunu düşünüyordu. Beş gün önce hastanenin acil servisine şiddetli baş ağrısı, çift görme, kulakta dolgunluk şikâyetiyle başvurmuş, tomografi ve MR çekiminden sonra belinden su alınmıştı. İncelemeler sonucunda Multipl Skleroz, yani MS olduğu anlaşılmıştı.
Hastalığının çok ciddi olduğunu düşünmediğinden olsa gerek, askere gitmek için başlattığı işlemleri sürdürdü Demirci. Evlenmeyi düşündüğü için bir an önce askerliğini bitirmek istiyordu. MS olduğunu söylemediği için askere alındı Demirci. İlk dört ay hiçbir sorun yaşamadı. Ancak dördüncü ayda ağır eğitimler etkisini gösterdi ve revire başvurmak zorunda kaldı. GATA'ya sevkedilen Demirci, askerlikten muaf edildi.
Eve döndükten 1.5 ay sonra şiddetli bir atak geçirdi. Gözleri görmüyor, vücudunu oynatamıyordu. 10 gün yattığı hastanede kortizon tedavisi gördü. Eve gönderildiğinde tek başına hiçbir şey yapamıyordu. Yemeğini annesi yediriyor, tıraşını babası yapıyordu. Yatalaktı. Yüzü, gözü kaymıştı.
Ailesi onu aynalardan uzak tutuyordu.

Türkiye'de 30 bin MS hastası var
Demirci'nin hastalığı MS, Türkiye'de yaklaşık 30 bin kişide görülüyor. Aslında o belki de pek çok MS hastasına göre şanslıydı. Nedenini şöyle açıklıyor: "Annem-babam bilinçli insanlar, ablam fizyoterapist. Onun öğrettiği egzersizleri her gün bana yaptırdılar. Pek çok hareketi yapamıyordum, kolum yukarıya doğru çekilmişti. O hareketleri sabırla 1.5 sene yaptım. Sporu hiç eksik etmedim. Böylece ayağa kalktım."
Demirci, ayağa kalktı ancak ataktan geride kalan ve hâlâ düzelmeyen şeyler var. Konuşmada bazı sorunlar yaşıyor. Pek çok kişiye göre iyi durumda olsa da MS, ona farklı bir hayat getirmiş. Hastalık teşhisi konduğunda evlenme hazırlıkları yapan Demirci, kız arkadaşının kendisine acıdığını ve bu nedenle ayrılmak zorunda kaldıklarını söylüyor. MS ataklarından sonra düzeldiğini düşünüp çalışmaya başladığında çok strese girdiği için işinden de ayrılmak zorunda kalan Demirci, "1.5-3 sene hep eve kapandım. İster istemez arkadaşlıklarınız bitiyor. Bu hastalık bana hayatı öğretti. Kitap okumaya başladım. Şimdi arkadaş çevrem de MS'lilerden oluşuyor" diyor.


Neden kadınları vurduğu meçhul
MS, çoğunlukla 20 ile 40 yaş arası erişkinlerde görülüyor. Kadınlarda, beyaz ırktan olanlarda, ılıman ve soğuk iklim kuşağında yaşayanlarda, ailesinde MS olanlarda, sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek olanlarda hastalığa daha sık rastlanıyor.
Hastalığın kadınlarda neden daha sık görüldüğü ise hâlâ bir muamma. Bağışıklık sisteminin şaşkınlığı sonucu oluşan ve merkezi sinir sistemini etkileyen MS hastalığında, beyincik ve omurilikte seyreden sinir lifleri ve onların etrafındaki kılıflar etkileniyor. Vücut, kendinden olan dokuyu yabancı gibi algılayıp ona karşı reaksiyon oluşturuyor. Böylece söz konusu dokuda hasar oluşuyor. Bu dokular, sinir lifleri ve kılıfları oluşturduğu için kola, göze, bacağa giden iletilerde aksama meydana geliyor.
Bu aksama sonucunda görme kaybı veya bulanıklık; kol, el ve bazen hem kol, hem de bacakta güçsüzlük; yürüyüşte bozulmalar, dengesizlik ve konuşmada ağırlaşma, peltekleşme ve zorluk görülebiliyor.
Şu anda 43 yaşında olan ve 10 yıldır MS'yle yaşayan Sevil Fatoş Can da bu belirtilerden bir kısmını yaşayarak hastalıkla tanıştı. İstanbul Altın Borsası'nda çalışan ve stresli bir işi olan Can, bir sabah topuğunda uyuşmayla uyandı. Sonra uyuşma vücudunun sağ tarafını kapladı. Gittiği hastanede vitaminler verildi, kullanması söylendi. Ancak vitaminleri almasına rağmen durumunda bir değişiklik olmadı. Başka bir hastaye daha giden Can'a MS teşhisi kondu.
O güne kadar böyle bir hastalığın varlığından dahi haberdar değildi. 10 yılda ciddi iki atak geçiren Can'ın sağ gözünde yüzde 90 görme kaybı oluştu. Kortizon tedavisiyle gözü düzeldi. Hastalığının ilk beş yılında kollarındaki güçsüzlük nedeniyle poşet taşıyamayan, elleri titrediği için ince becerilerini yitiren Can, teşhis konunca üç ay hayata küsmüş. "Bu kadar faal bir insanım, bu hastalık nasıl beni bulur diye düşünüyordum. Sonunda birlikte yaşamaya karar verdim. Gözümde görme kaybı oluştuğunda bile güneş gözlüğü takarak işime devam ettim. 24 yılımı verdiğim işim çok stresliydi. Hastalığı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum" diyen Can, iki yıldır emekli.


Vücut yanlışlığı fark ediyor ama...
Can, uzun süredir atak geçirmemesine rağmen hastalığının bittiğini söyleyemiyor. Tıbbi açıdan da bu kanıya varmak zor. Haftanın üç günü enjeksiyon şeklinde kullandığı ilaçları var. Bir zamanlar yürümesini güçleştiren, konuşmasının bozulmasına neden olan bağışıklık hücrelerinin saldırısı durmuş. Bunun nedeni MS'ye ait belirtilerin genellikle geçici olması. Çünkü vücut bir süre sonra yaptığı yanlışlığı fark ederek ilaçların yardımıyla hatasını düzeltiyor.
Hastalığın tedavi yöntemlerinden biri ataklara yönelik. Ataklar için yüksek doz kortizon kullanılıyor. Hastalığa bağlı gelişen belirtiler dışında, örneğin bacaklarda-ki kasılmalar, sertlikler, ilaç ve fizyotera-
pi yöntemiyle tedavi edilebiliyor. Ancak MS'de en büyük yenilik koruyucu tedaviler. Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, atak sıklığını azaltmak için dört ilaç kullanılıyor. İlaçların üçü 'interferon beta' denilen grupta ve özelliğine göre gün aşırı veya haftada bir cilt altı veya kas içine uygulanıyor. İlaçların kullanımı yıllarca sürebiliyor.


Aslında bir hastalıklar grubu
Multipl Skleroz yani MS nörolojik gibi görünse de sorun bağışıklık hücreleriyle ilgili. Bağışıklık hücreleri nedeni bilinmez şekilde dokulara saldırıyor. Özel Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Nöroloji Kliniği'nden verilen bilgilere göre hastalık, merkezi sinir sistemini oluşturan beyin, beyincik ve omurilik gibi yapıları etkiliyor. MS, bir hastalıktan çok 'hastalıklar grubu' olarak tanımlanıyor. Özellikle gençler arasında kazalar dışında nörolojik özüre en fazla sebep olan sinir sistemi hastalığı kabul ediliyor. Hastalık herkeste farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. İlk belirtiler gözde görme kaybı veya bulanıklığı, çift görme, konuşmada zorluk, kol ve/veya bacakta güçsüzlük ve uyuşukluk, ellerde titreme, yürüme güçlüğü veya dengesizlik, ince hareketlerde beceri kaybı olabiliyor. Bazı hastaları tekerlekli sandalyeyle yaşamak zorunda bırakıyor.

MS tedavisinde umut gelecekte
Ömür boyu süren ve henüz çaresi olmayan MS'de yeni ilaç çalışmaları olduğunu belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva, "Denenmekte olan ilaçların etkileri elimizdekilerden daha iyi olacak. İlaçların bir kısmı bugün kullanılanlarla birlikte alınabilecek. 2009-2010 itibarıyla elimizde daha iyi ilaçlar olacağını söyleyebiliriz. 2010'lu yıllarda kimin hangi ilaca daha iyi yanıt verebileceği de gen çalışmalarıyla belirlenebilecek. Önümüzdeki birkaç yılda MS daha iyi bir yolda olacak" diyor. Hastalığın bağışıklık sisteminin zayıflığıyla değil 'şaşkınlığıyla' ilgili olduğunu vurgulayan Siva, bu nedenle bağışıklık güçlendirme yoluna gidilmemesi gerektiğini söylüyor.

İnternete dikkat!
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sabahattin Saip, hastaları internetten gelen yoğun bilgi bombardımanına karşı uyararak, sigara içilmemesi, güneşe maruz kalınmaması, yedi günde
yedi kg. vb. verdiren şok diyetlerden, aşırı stres ve uykusuzluktan uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Saip ayrıca, MS'nin kişiye özgü bir hastalığı olduğunu, bu nedenle her hastanın ayrı ayrı ele alınıp kişiye özel tedavi uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Bakırköy Devlet Hastanesi Nöroloji Kliniği'nden uzman Dr. Nevin Sütlaş ise, MS'ye karşı doğal olduğu düşünülen bazı reçetelerin zararlı olmayacağının düşünüldüğünü kaydederek, "Bize çok doğal gelen şeyler zararlı olabilir. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirdiği, MS'yi tedavi ettiği iddia edilen bu tür bilgilerden, reçetelerden uzak durulmalı" diye konuşuyor.



kaynak
Yaşanmışlıklar öğretti bana susmayı
Belkide hiç yaşanmamışlıklar
Varolduğunu sandığım sevgilimin
Belkide hiç olmamışlıkları öğretti susmayı
Verdiklerimle veremediklerimin arasında
Belkide hiç anlaşılamamışlıklar öğretti bana susmayı

Mavilim

Çevrimdışı mutlu_ay

  • Dualist
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 2465
  • ''UMUT''
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #109 : Haziran 08, 2007, 21:18:32 ÖS »
Göz için kök hücre umudu
.................................

Bilimadamları ilk kez, yaşlılıkla alakalı olarak görme yetisini kaybeden bir dizi hastanın tedavisini gerçekleştirdi.

Retinanın arkasında bulunan hücrelerin ölmesi nedeniyle, 80 yaşını geçen kişilerin üçte biri görme yetilerini kaybediyor.

Ancak Londralı cerrahlar, gözün kenarından aldıkları hücreleri retinadaki ölü hücrelerin yerine yerleştirmek suretiyle, hastaların yeniden görebilmelerini sağladı.

Bu yöntem rutin bir ameliyat olarak uygulanmak için çok karışık...

Ancak bilimadamları kök hücreler kullanılarak işlemin yapılabilmesini umut ediyor.

Oftalmoloji Enstitüsü'nden Profesör Peter Coffee, bu hücrelerin doğrudan retinanın arkasına yerleştirilebileceğini söylüyor.

Epey zamandır yürütülen proje kapsamında, kök hücre kullanımına son bir kaç yılda geçilmiş ve yapılan çalışmalarında önemli ilerlemeler kaydedilmiş.

Kök hücre tekniğinin insanlar üzerindeki denemelerine en az beş yıl daha başlanması beklenmiyor.

Araştırmacıların öncelikle önerdikleri yöntemin güvenli olduğu ve sonuç verdiği konusunda hayvanlar üzerindeki denemelerin sonuçlarını ortaya koymaları gerekiyor.


internethaber
...
Aydınlıklardan uzaktayım,
Kafamda yine o dalgın sükun
...

Çevrimdışı feyza

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 5583
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #110 : Haziran 08, 2007, 22:07:31 ÖS »
Onarımı imkansız olan her organda, kök hücre denendi. Ve olumlu sonuçlar verildiği manşet halinde haber geçti. Yeterince kobayda kullanıldı sanırım. Ya sonrası.. :?

Yeterli miktarda kök hücreye bütçe ayrılmadığı takdirde, labaratuvar ortamında ancak deneyle kalacak.
50 yıldan bu yana  bu kadar gelişmiş. Bir 50 yıl sonrada hastalara uygulamaya geçilir :P

Çevrimdışı mutlu_ay

  • Dualist
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 2465
  • ''UMUT''
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #111 : Haziran 09, 2007, 14:00:30 ÖS »
Onarımı imkansız olan her organda, kök hücre denendi. Ve olumlu sonuçlar verildiği manşet halinde haber geçti. Yeterince kobayda kullanıldı sanırım. Ya sonrası.. :?

Yeterli miktarda kök hücreye bütçe ayrılmadığı takdirde, labaratuvar ortamında ancak deneyle kalacak.
50 yıldan bu yana  bu kadar gelişmiş. Bir 50 yıl sonrada hastalara uygulamaya geçilir :P


 GELİŞMELER UMUT VERİCİ... İNŞALLAH UYGULAMAYA GEÇİLMESİ UZUN SÜRMEZ...
...
Aydınlıklardan uzaktayım,
Kafamda yine o dalgın sükun
...

Çevrimdışı feyza

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 5583
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #112 : Haziran 09, 2007, 14:52:23 ÖS »
Mutlu_ay, inş uzun sürmez. Ama pekte yakın zamanda olacağını sanmıyorum. Tıptaki gelişmeler karınca misali pek yavaş ilerlemekte. Yine de umudumuzu kaybetmeyelim. Nine  olunca belki uygulanır bana  :lol:

Çevrimdışı yasmin_y

  • Suskun Üye
  • İleti: 14
Ynt: kök hücre hakkında
« Yanıtla #113 : Haziran 21, 2007, 00:58:55 ÖÖ »
merhaba...bende doktorumuzdan kök hücre konusunda bilgi almak istiyorum...henuz felçliler için bir uygulama ya da onlar için bir umut söz konusu degil sanırım...daha önce cıkan haberlerde bir çok felçlinin bu kök hücre tedavisi ile iyileştigini söylediler...bende 12 sene önce skolyoz ameliyatı gecirdim ve de felç kaldım omurilikteki hareket hücrelerinin öldügünü belirtiyor doktorlarım...ilerde bana kök hücre bir ışık olabilir mi? yurt dışında böyle bir çalışmalar var mı bunu ögrenmek istiyorumm...şimdiden teşekkürler ederim...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12312
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • www.sadakat.net
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #114 : Haziran 25, 2007, 14:12:27 ÖS »
Yaşlılıkta görme kaybına kök hücre umudu
İngiliz bilimadamları, körlüğün bir türünü engellemek için kök hücre tedavisinden yararlanılabileceğinin müjdesini verdi.

İSTANBUL - AMD olarak bilinen yaşa bağlı makula dejenerasyonunun kök hücre nakliyle tamamen giderilmesinin 5 yılı bulabileceği belirtiliyor. Yöntem yaygınlaştığında, Avrupa’da 14 milyon kişiyi etkileyen hastalık 45 dakikalık kısa bir operasyonla ortadan kaldırılabilecek.


ABD’li bir hayırseverin bağışladığı 4 milyon sterlin gelecek 50 yıl içinde dünya nüfusunun 3’te birini etkilemesi öngörülen bir hastalığın tedavisi için umut ışığı oldu. İngiliz bilimadamları AMD olarak adlandırılan yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalığının kök hücre nakliyle tedavi edilebileceğini açıkladı.

Bu hastalıkta, gözün retina tabakası arkasındaki makula bölgesinde yer alan hücrelerin bozulması sonucunda kişi kör kalabiliyor. Genellikle yaşlılarda görülen hastalığı, sigara kullanımı gibi faktörler de önemli ölçüde etkiliyor.

İngiliz bilimadamları embriyolardan aldıkları kök hücreleri makula bölgesindeki hücrelerin yerine geçecek hale getirip enjeksiyon yöntemiyle göze nakletmeyi planlıyor. Fareler üzerinde başarıyla uygulanan yöntemin yaygın olarak kullanılmaya başlamasının 5 yılı bulması bekleniyor. Yöntemle, günümüzde 14 milyon Avrupalıyı ilgilendiren AMD’nin 45 dakika süren kısa bir operasyonla ortadan kaldırılması mümkün olacak.

ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12312
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • www.sadakat.net
Ynt: KÖK HÜCRE UMUDU VE GERÇEĞİ
« Yanıtla #115 : Haziran 25, 2007, 14:14:20 ÖS »
Deri hücrelerinden embriyo kök hücresi
Araştırmacılar, embriyodan yararlanmadan, değiştirilmiş deri hücrelerinden, embriyo kök hücrelerinin aynını elde etmeyi başardı.


PARİS - Japonya’daki Kyoto Üniversitesi’nden Dr. Şinya Yamanaka, geçen yıl fareler üzerinde yaptığı deneylerde, deri hücrelerine bir virüs yardımıyla Oct4, Sox2, c-Myc ve Klf4 genlerini aktararak, bu hücrelerin embriyo kök hücrelerinin birçok özelliğini taşıdığını tespit etti. Fakat elde edilen hücreler istenilen her türlü dokuya dönüştürülemedi.

Son yapılan araştırmalar, bu yolda bazı ilerlemelerin kaydedildiğini gösterdi.

Amerikan Whitehead Estitüsünden Rudolf Jaenish ve Harvard Üniversitesi’nden Konrad Hochedlinger, embriyo özelliği kazandırabilmek amacıyla Nanog adı verilen bir proteini üretmeleri için fibroblastlara (bağ dokusunun ana hücreleri) gen aktardılar. İşlemler sonucunda yapılan testlerde elde edilen hücrelerin embriyo kök hücrelerinden ayırt edilemediği belirlendi.

Konuya ilişkin araştırmalar, İngiliz bilim dergisi Nature ve Amerikan bilim dergisi Cell Stem Cell’de yayımlandı.

   
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı bosvermisim

  • Üye
  • *
  • İleti: 122
Ynt: kök hücre hakkında
« Yanıtla #116 : Haziran 27, 2007, 13:22:14 ÖS »
Şu an için sorunuza yukarıdakinden daha fazla bir cevap vermem mümkün değil. Bekleyip görme aşamasındayız henüz.

Saygı, Sevgi, Muhabbetle...
Öyle bir hayat yaşa ki; öldüğün zaman nasıl öldüğün değil, nasıl yaşadığın konuşulsun...

Çevrimdışı gölge44

  • golge44
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 4670
  • Cinsiyet: Bay
    • http://www.engellihaberleri.com
Onkim Kök Hücre Araştırma Merkezi açıldı
« Yanıtla #117 : Temmuz 11, 2007, 13:40:10 ÖS »
Kanser, kalp ve felç tedavisi açısından önemtaşıyan kök hücre konusunda araştırma ve geliştirme çalışması yapacak olan Onkim Periferik Kan Kök Hücre Araştırma ve Geliştirme Merkezi açıldı. Bakan Ali Coşkun, tarafından açılan merkez, KOSGEB'in İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesindeki Teknoloji Geliştirme Merkezi'nde faaliyetgösterecek. Onkim, kök hücrelerini, bağışıklık mekanizması hücrelerini ve plazma proteinlerini kullanarak kanser tedavisinde yeni imkanlar açmak, felçli hastalarda yeni gelişmeler elde etmek, kök hücreleri kullanarak organ ve yeni diş üretimi amacıyla faaliyette bulunacak
Herseyı ve Herkesı 1 Anda Degiştiremicemize ve Elimizde Sihirli Deynegimiz Olmadıgına Göre Gelin Hep Birlikte DUA Edelim ZİHİNSEL ENGELLİ ;FİZİKSEL ENGELLİ ; KİMSESİZ ; MUHTAÇ Kardeşlerimize.."

Çevrimdışı feyza

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 5583
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Onkim Kök Hücre Araştırma Merkezi açıldı
« Yanıtla #118 : Temmuz 11, 2007, 14:14:42 ÖS »
Vatana, millete hayırlı olsun... :P

Araştırma merkezi açıldı da ne oldu? Tüm araştırmalar labaratuvar ortamından bir adım  dışarı çıkamıyor.

Yeterli imkan sağlanamadığı için kök hücre ile mucize  vs denilen manşetler geçer, ardından o mucize

sınırlı alanda kalır.


Not:Kök hücre, beklemekten kök salır hale geldik :P



Çevrimdışı mutlu_ay

  • Dualist
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 2465
  • ''UMUT''
Ynt: Onkim Kök Hücre Araştırma Merkezi açıldı
« Yanıtla #119 : Temmuz 11, 2007, 14:39:05 ÖS »
 inşallah en yakın zamanda uygulamaya geçer... umutla kök salmak üzereyim...
...
Aydınlıklardan uzaktayım,
Kafamda yine o dalgın sükun
...


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
kök hücre

Başlatan Suphiye « 1 2  Hepsi » Gündem

22 Yanıt
808 Gösterim
Son İleti Aralık 26, 2006, 00:09:32 ÖÖ
Gönderen: emosss
1 Yanıt
246 Gösterim
Son İleti Şubat 22, 2008, 15:14:43 ÖS
Gönderen: feyza
0 Yanıt
115 Gösterim
Son İleti Ağustos 01, 2008, 14:04:09 ÖS
Gönderen: feyza
0 Yanıt
376 Gösterim
Son İleti Ekim 21, 2008, 17:29:44 ÖS
Gönderen: mavilim
0 Yanıt
103 Gösterim
Son İleti Kasım 20, 2008, 00:58:07 ÖÖ
Gönderen: gölge44