Gönderen Konu: GÖRME BOZUKLUKLARI  (Okunma sayısı 2630 defa)  Facebook 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
GÖRME BOZUKLUKLARI
« : Ocak 31, 2007, 05:37:15 ÖÖ »
Miyop: Gözün ön-arka uzunluğu, kornea kırıcılığı ya da her ikisi olması gerekenden fazla ise, objelerin görüntüleri, sarı noktanın önünde oluşur. Miyoplar, yakını iyi, uzağı bulanık görürler. Bazı yüksek numaralı miyoplu hastalarda problem, sadece gözlük numaralarından ibaret değildir. Numaralar, 10-30 gibi yüksek olabilir. Bununla birlikte, bu hastaların retina tabakaları da zayıf olduğu için, görme kabiliyeti azalabilir.

Hipermetop: Gözün normalden kısa, korneanın eğriliğinin yani kırıcılığının az olması ya da her ikisinin bir arada bulunması sebebiyle, görüntü sarı noktanın arkasında oluşur. Göz içinde bulunan lens, şeklini değiştirerek (akomodasyon) kırıcılığını arttırır ve görüntüyü sarı nokta üzerine taşımaya çalışır. Hipermetrop, eğer lensin telâfi edebileceği sınırlarda ise, kişi uzağı da, yakını da görebilir veya uzağı iyi, yakını bulanık görür. Bu sırada lensin şekil değiştirebilmesi için göz içindeki minik kasların normalden fazla çalışması sonucu, gözde çabuk yorulma hissi, göz ve baş ağrısı ortaya çıkar. Lensin şekil değiştirme kabiliyeti, çocukluk ve gençlikte çok iyi olmasına karşın, yaş ilerledikçe azalır ve kişi önce yakını, sonra da uzağı seçemez hâle gelir.


Astigmat: Astigmat, çoğu kez korneadaki şekil bozukluğuna bağlıdır ve basitçe anlatmak gerekirse korneanın yumurta biçiminde olmasıdır. Bu durum iki eksende farklı kırılmaya yol açar. Meselâ bir eksende numara 1, diğer eksende 3 ise, aradaki fark astigmat sonucudur ve astigmatın değeri 3-1=2 dir. Bu göz problemi bulanık veya gölgeli (çift) görmeye sebep olur.


Presbiyopi: Presbyopi çoğu kez hipermetrop ile karıştırılır. Ancak bu durum, gözü bozuk olmayan insanlarda da ortaya çıkan, lensin yaşlanmasına bağlı yakını görememe olayıdır. Lensin şekil değiştirerek yakına odaklama yapabilmesi için, belli bir esnekliğe sahip olması gerekir. Yaş ilerledikçe, lens bu esnekliğini kaybeder. Presbiyopinin başlangıç yaşları 40-45 arasıdır. Hipermetroplarda bu durum daha erken gelişir. Miyoplar, gözlüklerini çıkararak daha iyi okuyabildiklerini fark ederler.

ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #1 : Ocak 31, 2007, 05:38:34 ÖÖ »
Göz kameraya benzeyen optik bir sistemdir. Dışarıdan gelen ışık ve görüntüler kornea (gözün en dış saydam tabakası) ve lens tabakasında kırılarak retina üzerindeki görme noktasına ulaşırlar.

Normal bir gözde dışarıdan gelen ışınlar kornea ve lenste kırılarak görme merkezine düşerek net görüntü oluştururlar. bazı durumlarda ise kornea, lens ve gözün yapısına bağlı olarak, görüntüler retina üzerinde net olarak oluşmayabilir.

Miyopi :

Dışarıdan gelen ışınların görme noktasına ulaşmadan odaklaşması sonucu gelişir. Gözün ön-arka ekseninin uzun olmasına bağlı olarak veya kornea ve lensin kırıcılığının değiştiği durumlarda ortaya çıkar. Miyop gözlerde uyum gücü çok az olduğu için kişi uzağı görebilmek için gözlük kullanmak durumundadır.

Astigmatizma :

Korneanın kırma gücünün biribirine dik iki eksende farklı oması sonucunda görüntünün farklı düzlemlerde kırılmasıyla meydana gelir. Kornea ve lensin yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Astigmatizma, her mesafede yansıma ve bulanık görmeye neden olur.Astigmatik görme, sirklerdeki yamuk aynalarda oluşan görüntüye benzetilebilir.

Hipermetropi :

Dışarıdan gelen ışınların görme noktasının arkasında odaklanması sonucunda gelişir. Gözün ön-arka ekseninin kısa olmasına bağlı olarak veya kornea ve lensin kırıcılığının değiştiği durumlarda ortaya çıkar. Hipermetrop gözlerde uyum gücü yüksektir. Düşük dereceli hipermetrop kişiler uyum yaparak normal görebilirler, fakat göz çabuk yorulur. Yüksek hipermetropide ise hem uzak, hem de yakın görme bozuktur.

PRESBİYOPİ :

Yaşın ilerlemesine bağlı olarak lens tabakasının esnekliğini yitirmesi ve bunun sonucunda yakın görmenin bozulmasıdır. 35-40 yaşlarında başlar ve 60 yaşına dek sürekli ilerler.

KERATOKONÜS :

Kornea yüzeyinde bir bölümün incelerek öne doğru çıkmasıdır. Bu kişiler gözlükle net göremezler. Hastalığın derecesine göre özel olarak üretilen kontakt lensler kullanabilirler. Çok ileri derecelerde ise keratoplasti adı verilen kornea nakli ameliyatı gerekebilir.

UNUTMAYIN !

Miyopi, hipermetropi, astigmatizma ve presbiyopi gözün genel kırma kusurlarıdır. Bu kırma kusurları gözde tek tek meydana gelebileceği gibi, birden fazla kırma kusuru birarada görülebilir. Kırma kusuru bir gözde veya her ikisinde birden olabilir. Bunların dışında korneanın bozukluklarına bağlı özel kırma kusurları meydana gelebilir. Bir gözde, kırma kusuru ile birlikte korneada, görme tabakasında veya görme sinirinde bozukluklar olabilir.
Bu nedenle, kırma kusuru olan kişiler her yıl düzenli göz ve göz dibi muayenesinden geçmelidirler.

Çocuklarda gözde herhangi bir kayma ve görme bozukluğu şüphesi varsa en kısa sürede göz kontrolü yapılmalıdır. Herhangi bir problem olmasa da 4 yaş civarındaki çocukların göz muayenelerinin yapılması gereklidir.

Kırma kusurları olan kişilerin net görebilmeleri için çeşitli alternatifler vardır.

Gözlük kullanabilirler,
Kontakt lens kullanabilirler,
Excimer laser tedavisiyle kırma kusurlarının tümünden veya bir kısmından tamamıyla kurtulabilirler.

Miyop, hipermetrop ve astigmatizm gibi bozukluklarda genetik özellik vardır.

Göz bozukluğu olan anne ve babaların çocuklarını mutlaka göz hekimine kontrol ettirmeleri uygun olur. Gerektiğinde göz doktorları yeni doğan bebekleri bile muayene edebilirler.

Saygılarımla...
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #2 : Ocak 31, 2007, 05:39:35 ÖÖ »


Görme Kusurları

Genel Bilgiler
Göz en önemli duyu organlarımızdan birisidir. Dünya üzerinde olup bitenlerin % 95 i bu önemli organ tarafından algılanır.
Herhangi bir objeyi nasıl görüyoruz?
Objeden yansıyan ışık, göz kapakları arasından geçerek saydam kornea tabakasına gelir korneadan pupilla dediğimiz, gözün ortasındaki açıklığa ulaşır. Pupillanın arkasında bir çok ince bağla yerinde asılı duran saydam lens bulunmaktadır. Lensi de geçen ışık belli oranda kırılarak gözün arka kısmında retinanın üzerine düşer. Böylece obje retinanın tam üzerine düşüyor ise normal net görme sağlanmış olur. Doğaldır ki objenin sadece retina üzerine düşmesi görmeyi tam olarak sağlamıyor, buradan itibaren de görme siniri üzerinden görüntünün, beynin arka kısmında yer alan görme merkezine ulaşması gerekmektedir. Kısaca lens ve korneanın görevi gelen ışınları kırarak görüntünün net olarak retina üzerine düşmesini sağlamaktır. İnsan uzağa da yakına da baksa gözün oto-fokus sistemi, otomatik olarak bir fotoğraf makinası gibi çalışarak görüntünün retina üzerine net olarak düşmesini sağlar. Kişide kornea veya lenste kırma kusuru varsa myopi, hipermetropi, presbiyopi ve astigmatizm adı verilen görme bozuklukları oluşur.

Miyopi Nedir ?
Kişi uzağı göremez, örneğin normal mesafeden değil de, yazıyı gözüne daha yakın tutarak okur. Miyopide kornea veya lensin kırma gücü normalden fazladır. Bu tür myopiye kırılma miyopisi adı verilir. Birde gözün ön-arka aksının uzun olmasına bağlı miyopi vardır buna da aksmiyopisi adı verilir. Her iki tür miyopide de oluşan görüntü, retinanın üzerine değil retinanın önüne düşmektedir. Miyopi (-) camla yani konveks camla veya laserle düzeltilir.

 

Hipermetropi Nedir ?
Kişi uzağı görür yakını göremez. Hipermetropide miyopidekinin tam aksi, korneanın veya lensin kırma gücü zayıf, ya da gözün ön-arka çapı kısadır. Her iki durumda da görüntü teorik olarak retinanın arkasında bir yere düşmektedir. Hipermetropi (+) cam dediğimiz konveks camla düzeltilir.Bu görme kusurunda da laser ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

 

Presbiyopi Nedir?
Kişi uzağa baktığı zaman normal görüşte göz akkomadasyon (uyum) yapmaz ama yakına baktığımız zaman lensin bombeliği artıp azalarak, yani akkomadasyon yaparak oto-fokus sistemi sayesinde normal görme sağlanır. Yaş ilerledikçe gözün bu oto-fokus sistemi yeteneği azalır. Bu şekilde oluşan görme kusuruna da presbiyopi denir. Presbiyopi gözlükle düzeltilir.

Astigmat Nedir?
Gözün yapısı, dıştan bakıldığı zaman küre şeklindedir. Korneanın bu muntazam yapısı Astigmat gözde bozulmuştur. Daha anlaşılır bir şekilde izah etmek için şöyle düşünebiliriz; şişirilmiş balonun bir tarafından bastırılınca, karşı tarafta düzensiz bir bombeleşme olur astigmat gözde korneanın durumunu buna benzetebiliriz. Böylece korneanın yatay ve dikey eksenlerindeki uyumsuzluktan dolayı kırılma sonucu görüntü, retina üzerinde nokta şeklinde değil çizgi şeklinde oluşur. Astigmat, miyopi ve hipermetropi ile birlikte olabilir. Astigmat kusur, gözlükle düzeltilir. Ancak laserle tedavi konusunda da çalışmalar vardır.



ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #3 : Ocak 31, 2007, 05:41:00 ÖÖ »
GÖZDE YEDİ TEHLİKE SİNYALİ
Hayatınızın ilk yarısında görmenizi ciddi olarak tehdit eden hemen tüm hastalıklar tehlike sinyalinin biri veya birkaçı ile kendini ele verir. 7 Kanser tehlike sinyalini bilmeniz gerektiği gibi bunları da bilmelisiniz.

1. Sürekli kırmızılık: Kızarıklık ciddi veya önemsiz bir göz problemine bağlı olabilir. Nasıl ayırtedilebilir? Genellikle ciddi bir hastalıkta diğer belirtiler de mevcuttur. Ancak, başka bir semptom yoksa bile olağandışı bir kızarıklık devam ediyorsa doktorunuz tarafından görülmelidir.

2. Devam eden ağrı veya gözde veya çevresinde rahatsızlık hissi. Sağlıklı bir göz ağrı yapmaz. Hepimizde vücudumuzun orasında burasında hafif ve gelip geçici ağrılarımız olur. Göz de buna dahildir, belki yorulduğumuz zaman. Ancak sürekli ağrı normal değildir. Özellikle göz kızarıksa veya diğer tehlike sinyalleri de varsa.

3. Görme bozukluğu: Göz görmek içindir ve en önemli tehlike sinyallerinden biri görme problemidir. Görme bozukluğu birçok şekilde olabilir. Örneğin yakın veya uzakta detaylar bulanıklaşabilir. Böyle bulanıklaşma sıklıkla basit bir gözlük gereksinimidir. Ciddi değildir ve tabii körlüğe neden olmaz. Ancak bulanık görme diabete, hipertansiyona, zehirlenmeye ve daha birçok ciddi probleme bağlı olabilir.

Periferik görme kaybı gözde veya beyinde önemli bir hastalığa bağlı özellikle kötü bir sinyaldir. Bildiğiniz gibi normalde yalnızca düz kaışınızı değil, iki tarafınızı da görürsünüz. Aynı anda görebildiğiniz bütün bu alana görme alanı denir. Şayet bu alanın bir kısmı görülüyorsa nedeni hemen her zaman retina, optik sinir veya beyin hastalığıdır.

Çift Görme diğer bir kötü semptomdur. Herşeyi iki tane görmek gözlerin düzgün pozisyonda olmadığını ifade eder. Genellikle beyin tarafından gözlerin kontrol edilmesinde bir probleme bağlıdır. Şarhoşken olduğu gibi geçici olabilir. Persistan çift görme kötü bir belirtidir.

Bazen bir gözün önünde aniden uçuşan noktalar belirir. ?arlak, beyaz bir yüzeye veya gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz birkaç çizgi veya noktayı kastetmiyorum. Küçük sinekler gibi önünüzde dans eden yüz veya bin noktayı kastediyorum. Bu noktalar, gözün gerisindeki jel olan vitre sıvısı içine dağılmış hücrelerdir. Bu hücreler, kanamaya bağlı kırmızı kan hücreleri veya enfeksiyona bağlı beyaz kan hücreleri olabilir. Ne kanama ne de enfeksiyon göz içinde istenen bir şey değildir!

4.Şaşı Gözler: Çocuklukta veya erişkinde sonradan bir gözün içine veya dışına dönmesi beyinde gözlerin kontrolünün kaybolduğunu gösterir. Bu durum göz görmediği için ve beyne hangi doğrultuya baktığını anlatamadığı için gelişebilir. Veya beyin kontrol sistemlerinin kendisi bozulmuş olabilir.

5. Büyüyen kitleler: Göz üzerinde veya kapaklar üzerinde şişlikler ve kitleler kanser, infeksiyon veya görmeyi bozan diğer anormal durumlara bağlı gelişebilir. Birçok küçük etbeni ve siyah benler kapaklar üzerinde zararsızca gelişebilir. Benim kastettiğim bu küçük problemler değil, gittikçe büyüuen anormal kitlelerdir. Spontan olarak kanayanlar hemen kesin olarak kötü huyludur. Kanserlerin ağrı yapması şart değildir.

6. Sürekli Kabuklanma ve Sekresyon: Gözün yüzeysel enfeksiyonları irritasyona neden olarak gözden veya kapak kenarlarından yapışkan, iltihabi akıntıya yol açar. Bu akıntı kirpik diplerinde ve köşelerde kuruyunca sert kabuklar oluşur. Göz yüzeyi enfeksiyona dirençlidir. Ancak ince yüzeysel hücre tabakası sıyrıldı ise örneğin, katarakt lens takarken veya sertçe gözler ovuşturulduğunda, yüzeysel mikroplar hassas derin dokulara girebilir ve hızla çoğalır. O nedenle enfekte bir göz sağlıklı bir göze zarar vermeyen önemsiz sıyrıklardan bile zarar görebilir. Bu tip enfeksiuonlar uygun antibiotik kullanımı ile temizlenmelidir.

7. Pupilla Değişiklikleri: Normalde, pupillalar (irisin merkezindeki siyahlık) yuvarlak veya iki gözde eşit büyüklüktedir. Pupilla büyüklüğü göz içine giren ışık miktarını ayarlar ve beyin tarafından kontrol edilir. Muayenenin önemli bölümlerinden biri pupilla muayenesidir. Çünkü bu beyinle normal veya bozuk sinir bağlantılarının sonucunu gözlemenin en kolay şeklidir. Ayrıca gözün kendisinin ciddi hastalıkları da pupilla değişikliğine yol açar. O nedenle düzensiz bir pupilla veya iki göz arasında büyüklük farkı önemli bir tehlike sinyalidir.

Özet olarak, 7 tehlike sinyalinden birinin veya birden fazlasının varlığı gözardı edilmemelidir. Çünkü problemin tanınması ve zamanında değerlendirilmesi ve tedavisi gözün kör olmasını önleyebilir.


GÖZ YARALANMASINDA İLK YARDIM

Bir kaza olduğunda kütüphaneye gidip ilk yardım olarak ne yapılması gerektiğine bakamazsınız. Daha önceden bilmeniz gerekir. Ciddi yaralanmalarda doğru ilk yardım sıklıkla körlüğü önler. Yanlış ilk yardım körlüğe neden olur. Yaygın olarak görülengöz yaralanmaları 6 tiptir. Her biri için özel olarak ilk yardım girişimi gerekir.

1. Kimyasal Göz Yanıkları: Şayet kuvvetli bir kimyasal madde (örneğin pil asiti, kezzap, laboratuar veya endüstriyel eriticiler, zehirler, kiereç tozu) gözün saydam kısmına (kornea) atılırsa korneanın normal saydamlığı hızla bozulur. Dakikalar içinde (madde çok güçlü ise saniyeler içinde) korneanın hassas hücreleri gerçekten yanar. Vücudun bir yerinde kötü bir yaralanma olduğunda skar dokusu bırakarak iyileşme olur. Derin bir kesi veya yanıktan sonra ciltte oluşan bir skarı bilirsiniz. Böyle bir skarın korneada oluştuğunu düşünürseniz gözü nasıl kör edebileceğini anlarsınız.

Kimyasal bir yanık için ne yaparsınız? Hemen ilk yardım, gelecekte yapılabilecek herjhangi bir
tedaviden çok daha önemlidir. Şimdi gözü yıkayarak kimyasal maddeyi uzaklaştırmalısınız. Hiç bir şey için beklemeyin. Gözü hemen yıkayın. Bunu yapmazsanız birkaç dakika içinde gözde kalıcı körlük gelişecektir.

Gözü normal su ile yıkayın. Antidot aramayın. Hastanın yüzünü yukarı çevirin ve gözüne suyu dökün. Doğal olarak bu hastanın hoşuna gitmez ve yanığın yaptığı ağrı ve soğuk suyun irritasyonu nedeniyle gözlerini sıkarak kapatır. Göz kapaklarını tutarak açmanız gerekir. Göz veya gözkapaklarına bastırmayın. Kaşlarına veya yanağına bastırın. Hastaya yıkamanın önemini anlatın. Hastayı kovalarca su dökerek boğmanız gerekmez, nazik bir akıntı halinde yıkamanız yeterlidir.

Kuvvetli bir alkali söz konusu ise gözü en az 15 dakika yıkamalısınız. Önemsiz yanıklarda o kadar uzun süre yıkamanız gerekmez. Ancak, gerçekten kötü bir maddeyi gözden uzaklaştırmak için birkaç dakika yeterli değildir.

Farzedin ki hiç su bulamadınız. İrritan olmayan herhangi bir başka sıvıyı da kullanabilirsiniz. İrritasyon olmadan içebiliyorsanız gözü de o sıvıyla acil durumda yıkayabilirsiniz. Süt, alkolsüz içkiler, portakal suyu, çukulata sütü bu tip herhangi birşey işe yarar.

Kimyasal maddenin antidotunu aramayın. Örneğin alkali yanığında sirkenin, asit yanığında sodanın iyi geleceğini düşünebilirsiniz. Antidot aramak için geçirilen zaman gözün tahrip olmasına yol açar. Ayrıca antidotun kendisi de göze zarar verebilir.

15 dakikalık yıkama işini bitirmeden doktora gitmeyin. Daha sonra hemen doktora gidin çünkü yıkamadan önceki ilk birkaç saniye içinde gözün yüzeyi yanmış olabilir. Yüzey iyileşinceye kadar infeksiyon önlenmesi için antibiyotikler önemlidir.

2. Göz Delinmeleri: Şayet kırık cam parçası, sivri bir tel, diken veya uçan bir metal parçası göze girrdiğinde en korkunç olay olur. Giriş deliği çok küçük bile olsa göz içine mikrop taşıyarak abse oluşumuna ve körlüğe yol açar. Daha büyük bir yara ağzı gözün hassas yarı sıvı yapılarının dışarı kaçmasına neden olur. Böyle bir göze basınç uygulanması göz içeriğinin daha kolay dışarı fırlamasına yol açarak felaketle sonuçlanır.

Tabii bir gözde böyle bir kesi meydana gelirse kanama olur veya kesi yerinden sıvı dışarı çıkar. Yaralanan bir insanın yanağından kan veya sıvı sızarsa ne olur? Doğal olarak insan koşar ve bir havlu veya bezle kanı temizler. Bunu yaparken göze basınç yaparsa gözün boşalmasına neden olur. Lütfen bunu yapmayın. Kesik bir gözün yakınını silmeyin veya bastırmayın. Hastanın gözünü silmesine izin vermeyin.

Penetran bir göz yaralanmasında en doğru ilk yardım göz ve kapaklara bası yapılmamasıdır. Mümkünse bir kapakla göz kapatılmalıdır. Kağıt bir fincanın yarısını kesip kenarlarını aşağıya doğru kestikten sonra yanlara doğru açarak bir kapak yapılabilir.

Tüm izciler kanayan bir yaraya baskı uygulayarak kanamanın durdurulduğunu bilir.Bu doğrudur ama göz için değil. Kanayacak kadar kötü yaralanmış bir gözü böyle bir basınç mahveder. Bırakın kanasın! Bir süre sonra duracaktır ve kanama hastanın ölümüne yol açmaz. Tabii ki, tüm delici yaralanmalar acil müdahale gerektirir. Bunlar ciddi, acil durumlardır.

3. Gözün çizilmesi veya Göze Toz Girmesi: Herkesin gözüne sinek veya toz parçası kaçmıştır. En önemlisi gözün içine birşey kaçınca ovuşturulmamasıdır. Çünkü yabancı cismin korneayı çismesine yardımcı olabilir.

Genellikle irrite gözün sulanması yabancı cismin yıkanarak uzaklaşmasını sağlar. Göz kırpma da yardımcı olur. Bunlar işe yaramazsa ilk yardım gerekir. İlk yardımı yapan kişi göz içinde yabancı cismin yerini tayin etmelidir. Tedavi açısından, partikül gözün saydam veya beyaz kısmı üzerinde olabilir. Her ikisi için farklı tedavi gerekir.

Kornea içine gömülmüş bir toz parçasına ilk yardımı yapan kişi dokunmamalıdır. Kırpma ile çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestetik gerekir. Kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Ayrıca böyle bir yabancı cisim yüzeyi bozarak enfeksiyon eğilimini arttırır. İnfeksiyon riski antibiyotik tedavisi ile azaltılabilir. Bu nedenle, önemli bir çizik veya gömülü bir yabancı cisim olan bir kornea doktor tarafından görülmelidir. Kornea enfeksiyonları görme kaybına yol açan yoğun zararlar bırakır.

Toz gözün beyaz kısmında ise (konjonktüre) problemi doktora ihtiyacınız olmadan çözebilirsiniz. Konjonktüreenfeksiyona çok dayanıklıdır ve küçük cizikler ciddi hasara yol açmaz. Tüm yapmanız gereken bir kağıt ve bez parçasını kıvırıp ucuyla yabancı cismi silerek almanızdır. Bu fazla bir acıya neden olmaz. Partikül alınır alınmaz batma hissi kaybolmalıdır. Siz alt kapağı aşağı çekerken hasta yukarı bakarak size yardımcı olabilir. Bu pozisyon konjonktürenin tüm alt kısmını görmenizi sağlar. Yer çekimi nedeniyle göze giren şeylerin çoğu konjonktüre alt yarısına yerleşir. Bazen partikül gözün üst yarısındadır. Bunları almak daha güçtür. Üst kapağı yukarı çekerken hastaya aşağı bakmasını söyleyin. Bazen yabancı cisim kapağın orta yüzündedir. Bunu almak için kapak ters çevrilmelidir. Göz hala batmaya devam ediyor ve siz de problemi göremiyorsanız bir doktora göstermek gerekir.

Hasta bir metal üstüne metalle vuruyorken yabancı cisim gözüne fırladı ise küçük bir çelik parçası gözü delerek içeri girmiş
olabilir. Böyle bir yaralanma yüzeyde görülemiyebilir. Bazen hemen hemen hiç ağrı olmaz. Bu tip yaralanmalarda dikkatli olun. Koruyucu gözlük takmadan böyle bir iş yapmayın.

4. Morarmış Göz: Kapaklardaki gevşek dokular içine kanama olduğunda göz morarır. Cilt altında kanama siyah veya mavi görülür. Kapak dokusu gevşek olduğundan kanama kapakları çevirir. Alın, burun ve yanak derisi sıkı olduğundan bu kısımlara kan gitmez. Bu nedenle, morarmış göz bir kan damarı yırtılacak kadar sert bir travma olduğunun göstergesidir. Birçok travma göze hasar vermez çünkü göz kemik cep içinde korunmaktadır. Ancak mor göz kesinlikle bir travma olduğunu ve gözün de yaralanmış olabileceğini düşündürür. Görmeniz bulanıklaştı ise doktora gitmelisiniz. Bu durumlarda bulanık görme göz içine kanama olduğunu ifade eder. Böyle bir göze ilk yardım eskiden beri soğuk bir büftek parçasının göz üzerine konmasıdır. Ancak bunun pek faydası olmaz ve et pahalı.
 

GÖZ PROBLEMLERİ KONUSUNDA KİME BAŞVURMALISINIZ?


Günümüzde o kadar çelşiyli sağlık personeli vardır ki insanın kafası karışır.

1. Medikal doktor (MD). Antibiyotikler, anestetikler, allerji tedavisi ve diğer tıbbi bakım konusunda eğitilmiş ve tecrübe kazanmıştır. Ameliyat yapar, yaralanmaların ve kanserin teşhisini koyar, ve genellikle bilgisi iyidir. Pratisyenlerin çoğu küçük göz problemlerinin çoğunu tedavi edebilir.

2. Oftalmolog göz konusunda ihtisas yapmış bir doktordur. Göz problemlerinin tedavisi konusunda yılların tecrübesine sahiptir ve herhangi bir göz probleminiz için başvurabilirsiniz. Bu alanda en iyi eksperttir.

3. Optisyen gözlük verir. Uygun cam için gözünüzün ölçümünü bile yapmaz. Yaptığı iş yalnızca oftalmolog ve optometrist tarafından önerilen uygun camı sizin için en uygun gözlük çerçevesine yerleştirmektir.

4. Optometrist gözlük camı için gözünüzün ölçümünü yapar. Ya uygun cam derecesinin reçetesini verir ya da kendisi gözlüğü sizin için hazırlar. Tıbbi eğitim almamıştır.

ÖZET

Gözde 7 tehlike sinyalini ve 4 tip göz yaralanması ile bunların uygun ilk yardımını lütfen hatırlayınız. Bu bilgileri kullanarak bir gözün kör olmasını önleyebilirsiniz.

Prof.Dr.Ahmet Gücükoğlu
IÜ İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları AD.


ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #4 : Ocak 31, 2007, 05:43:33 ÖÖ »
Okul çocuklarında göz sorunları
 
Şaşılık, göz tembelliği, miyop, hipermetrop astigmat göz kusurları, doğumsal kataraktlar... Belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilirler, anne-babalara düşen görevler nelerdir?
 
NTV
 
11 Eylül— Beş yaşındaki çocuklarda yüzde 1 olan görme bozuklukları, ilköğretim çağında yüzde 10’a, lise döneminde ise yüzde 20’ye kadar yükseliyor. Bu yüzden okula giden çocukların düzenli olarak göz muayenelerinden geçirilmesi gerekiyor. NTV Sağlık Raporu’na konuk olan Dünya Göz Hastanesi Uzmanı Prof. Hayati Tolun, okul çağı çocuklarında görme bozuklukları hakkında bilgiler verdi.
 

     
Okul çağında görülen en sık görme problemlerinin, az görme, yani miyop, hipermetrop veya astigmatizma yani kırma kusuru dediğimiz kusurlar olabileceğini söyleyen Prof. Hayati Tolun, gözde şaşılık meydana gelebileceğini ya da göz tembelliği olacağını söyledi.
       
GÖZ BOZUKLUKLARININ GÖRÜLME SIKLIĞI
       Okulla birlikte gözü daha dikkatli kullanma ihtiyacı olduğunu söyleyen Prof. Tolun, “ondan önce çocuk oynar, evde televizyon, oyuncakla... Onlarda pek farkedilmez. Fakat okul başladığı zaman gözün daha fonksiyonel kullanımı devreye gireceği için, burada farkedilir. Yoksa bozukluk yine vardır daha önceden, okul başladığı zaman bu farkedilir” dedi.
       Hatta, bazen okula başladıktan sonra da farkedilmediğine dikkat çeken Prof. Tolun, gözlük takınca sanki çocuğu kusurluymuş gibi üzülen anne babalar olduğunu belirtti.
       
GÖZLÜKTEN KORKMAYIN
       “Bunun için öncelikle, toplumumuza, gözlüğün bir kusur olmadığını, bunun ayıp bir şey olmadığı bilincini vermemiz gerekiyor. O zaman çocuklarımız çok daha gözlerini rahat kullanıp, daha başarılı olurlar” diyen Prof. Hayati Tolun şunları söyledi: “Amerika’da bir çalışma yapılmış. Bizim tembel dediğimiz öğrencilerin hepsine bir göz taraması yapılmış. Ve bu tembel sınıfındaki başarısız öğrencilerin yüzde 70’inin gözlerinde bozukluk çıkmış. Çocuk onu farketmiyor veya etrafına belli etmiyor, konsantrasyonu azalıyor. Ders çalışacak... Normal, gözü sağlıklı çocuk, eğer bir saat oturup çalışabiliyorsa, onlar on dakika sonra sıkılıyor. Bizde de zannediyorum öyle bir çalışma yapılsa aynı orana rastlanır. Onun için gözlükten korkarak, aman gözlük kötü bir şey takmayalım demememiz gerekiyor.”
       
BİLİNÇLİ ANNE-BABA GÖZ DOKTORUNA GETİRİYOR
       Okul öncesinde çocuğun gözünde bir anormal görünüm varsa, şaşılık varsa, donuk bakıyorsa veya kısıksa, o zaman doktora getirildiğini anlatan Prof. Tolun, şunları söyledi: “Ama okula başladığı zaman çocukta bir bozuk yazı, görme hatası, daha fazla göz kırpma başlıyor. Gözü çok kullandığı için, görme yetersiz olunca göz kırpmalar çok fazlalaşıyor. O zaman bilinçli anne babalar, hemen göz doktoruna çocuklarını getiriyor. Böylece bu tesbit edilmiş oluyor.”
       
GÖZ TEMBELLİĞİ
       Göz tembelliğini, bir gözün diğerinden az görmesi olarak tanımlayan Prof. Tolun,bazı çocukların bunu farkedebildiğini söyledi. Aile farketmeyebileceğini anlatan Prof. Tolun, bu çocukların çok sık düştüklerini, başlarının ağrıdığını gözlerini kısarak baktıklarını hatırlattı.Prof. Tolun, göz tembelliğinin şaşılığa da neden olduğunu belirtti.
       
ŞAŞILIĞA NEDEN OLAN FAKTÖRLER
       Ailede şaşılık varsa, genetik olarak geçme olasılığının yüksek olduğunu belirten Prof. Tolun, “mutlaka olacak demek değil. Bunun haricinde göz kusurları dediğimiz, miyopi, hipermetropi, astigmatizma, iki göz arasında numara farkı olması, ateşli hastalıklar, travmalar ya da annenin hamileliğinin ilk üç ayında geçirdiği rahatsızlıklar şaşılığa neden olabilirler” dedi.
       
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
       Erken teşhisin tedavide çok önemli olduğunu belirten Prof. Tolun, şu bilgileri verdi: “Çocuk gözlüğünü takıyor, gözünü kapattırıyor, egzersizlerle hallediyor. Fakat bir türlü göz tembelliğini yenemiyoruz. O zaman gözün bakma noktasını ameliyatla değiştirerek, gözü düzeltip yeniden aynı şeyleri yapmamız gerekiyor. Göz tembelliği ciddi bir sorun. Çünkü o kişi tembel olan gözüyle baktığı yerin merkezini görmüyor, yanlarından görüyor. Onun için gözü tembel olan kişiler, iyi gören gözlerini kapattıkları zaman, tembel olan gözünün kenarından bakmak isterler. Kafalarına bir takım pozisyonlar vererek o kenara getirmek, gören kısma getirmek isterler. Bu merkezdeki görülmeyen bölüm ancak küçük yaşlardaki tedaviyle yok edilebiliyor. Aksi halde ömür boyu öyle kalıyor.”
       
ŞAŞILIĞIN TANISI
       “İki gözün tam ortasından, iki karış mesafeden bir fener tuttuğunuz zaman, iki gözü paralelse bebeğin, o ışığın gözdeki yansımaları göz bebeklerin ortasına düşer. Sağına, soluna, yukarısına, aşağısına düşüyorsa, o gözde şaşılık vardır demektir” diyen Prof. Hayati Tolun, bunu test etmenin çok kolay olduğunu söylüyor.
       
MİYOP, HİPERMETROP VE ASTİGMAT
       Hayati Tolun, miyop, hipermetrop ve astigmat hakkında şu bilgileri verdi: “Hipermetrop göz, normalden gözlerdir. Görüntü retinanın arkasına düşer. Kişi görmek için göz uyumunu aşırı kullanır. Çocuklukta ve gençlerde uyum çok kuvvetli olduğu için, bunu zorlayarak eğer numarası çok fazla değilse, görme noktasına net olarak görüntüyü düşürebilir. Fakat bir takım gözde zorlanmalar olduğu için yan belirtiler çıkar. Hipermetrop hastalar genellikle bize iyi görmüyorum diye gelmezler. Gözüm ağrıyor, başım ağrıyor, gözüm sulanıyor, kızarıyor, ya da gözüm çapaklanıyor gibi şikayetlerle başvururlar. Gözlük vermek istediğim zaman da itiraz ederler. Ben çok iyi görüyorum, uzağa. Siz bana bir damla verin, benim kızarıklığım, ağrım geçsin, derler. Veya başağrısından bir çok hekimi dolaşıp, bir sürü ilaç kullanmışlardır. Göz kaslarının devamlı kasılmasıyla ağrı meydana geliyor. Ancak hipermetrop cam kullanarak rahatlatabiliyoruz. O aşırı gözlerin kasılmasını engelleyebiliyoruz. Astigmatizmada ise baktığı kişiyi uzak ve yakında hafif bulanık görür. Bazen gölgeli görebilir. Hem uzağı hem yakını oldukça zor görür. Hipermetroplar uzağı iyi görürler. Yakında çabuk yorulur ve zorlanırlar. Miyopların ise teşhisi çok kolaydır. Uzağa baktıkları zaman, ben okuyamıyorum, göremiyorum, derler.. Zaten rahat gözlük kabul eden hasta grubu miyoplardır.”
       
GÖZLÜKLE TEDAVİ MÜMKÜN DEĞİL
       Miyop, hipermetrop ve astigmatın hastalık değil, göz kusuru olduğunun altını çizen Prof. Hayati Tolun, bunların tedavisinin gözlükle mümkün olmadığını söyledi. Prof. Tolun şunları söyledi: “Biz gözlükle gözlerin net olarak görmesini ve böylece gözlerimizin fonksiyonlarını tam olarak kullanmamızı sağlıyoruz. Göz kusuru olan kişi gözlük takmıyorsa, kötü görür, öyle yaşayabilir. Ama gözü daha ileriye gider, ya da daha geriye gelir diye halk arasında böyle bir kanı da var. Biz gözlükle organa etki edemiyoruz. Gözlükle bizim yaptığımız, gözün önüne koyduğumuz camlarla görüntüyü görme noktasına net olarak düşürüyoruz. Sadece bunu sağlıyoruz. Gözde ilerleme olacaksa, ilerleyecektir. Gerileme olacaksa gerileyecektir. Buna bir etkimiz yok.”
       
HANGİ YAŞTA TEDAVİ MÜMKÜN
       “Şaşılık ve birlikte göz tembelliği varsa, bunların tedavisinde iki yaşına kadar yüzde 100’e yakın başarılıyız, göz kusurları varsa 4 yaşına, 5 yaşına kadar yine yüzde 100’e yakın başarılıyız” diyen Prof. Tolun, ondan sonra başarı oranının gittikçe düştüğünü söyledi.
       
AİLELERE DÜŞEN GÖREV
       Çocuk televizyon seyrederken, sesi çok kısık olmadığı halde televizyona çok yaklaşıyorsa, bir gözünü devamlı kaşıyorsa, kırpıştırıyorsa veya çocukta göz sulanması meydana geliyorsa, o zaman ailenin dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Prof. Tolun, diğer belirtiler hakkında da şu bilgileri aktardı: “Bazen kirpiklerde kepeklenme olabilir. Bunlarda küçük kırılma kusurları, astigmatlarda ve hipermetrop çocuklarda olur. Onlar ilaçla geçmez. İlacı kullanırsınız, rahatlar geçer. İlacı bırakırsınız, ertesi gün onlar tekrar oluşur. Çünkü onun tedavisi ilaç değil, gözlüktür. Okulda da başarısız çocuklarımızı göz muayenesine tabi tutarsak, zannediyorum bir yol almış oluruz. Onun haricinde çocuk, tahtadaki yazıyı görmüyorsa, uzanıp, en yakınındaki çocuk ne yazıyorsa, ondan kopya çekiyorsa yazmak için, sınıfta çok göz kırpıyorsa ya da görmek için ayağa kalkıyorsa yine dikkatli olmalıdır. Ayrıca başağrısı genellikle hipermetropinin ve astigmatizmanın belirtisidir.”
       
DOĞUMSAL KATARAKTLAR
       Doğuştan olan şaşılıkların hayatın çok erken zamanında ameliyat edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Hayati Tolun bunda sürenin ilk bir hafta, on gün olduğunu belirtti. “Bundan sonraki tedavilerde çocuğun görme şansı gittikçe düşüyor. Ve hemen numarası, kontakt lens veya gözlük olarak takılmalı. Onu görme rehabilitasyonuna tabi tutmak gerekiyor. Bu olmazsa, gözde şaşılık ile göz tembelliği kalıcı oluyor” diyen Prof. Tolun, çocuklarda görülen kataraktın da ameliyatla tedavi edilebileceğini söyledi.
       
       
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #5 : Ocak 31, 2007, 05:46:12 ÖÖ »
Şaşılık: 2 yaşına dek tedavi şansı yüzde 100
 
Prof. Hayati Tolun, her bebeğin bir yaşına dek mutlaka göz kontrolünden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Şaşılığın, göz kaslarının boyutlarının biraz farklı olmasından ya da görüntünün net gelmemesinden kaynaklanabileceğini söyleyen Prof. Hayati Tolun, “genellikle doğuştan oluyor veya kazalar ya da yüksek ateşli hastalıklar neticesinde oluşabiliyor” dedi. Prof. Tolun, doğumsal şaşılıklar konusunda şu bilgileri verdi: “Normal doğum sırasında eğer bebeği çıkarmak için zorlanılmışsa, alet kullanılmışsa, çocuğun başında bir ezilme, şişlik varsa, gözü hareket ettiren kasların sinirleri etkilenebilir. Ve böylece şaşılık meydana gelebilir. Bir de genetik geçişi var şaşılığın, doğumsal olanlarda. O da önemli. Annelerin ilk iki üç ay içinde hamileliği sırasında geçirdiği enfeksiyonlar da rol oynayabiliyorlar.”
       
3 AYDAN SONRA TEDAVİ BAŞLAR
       “Gözü hareket ettiren kasları, beyinden gelen sinirler idare ediyor. Onun için doğumdan itibaren şaşılık görülebilir.” diyen Prof. Tolun, “Fakat genellikle bu mekanizma, iki gözün birlikte beyin tarafından görüntünün algılanması ve kullanılması, ilk üç ay içinde tam yerleşeceği için, biz üç ay kadar olan şaşılıkları fizyolojik diye kabul ediyoruz. Üç aydan sonra tedavi başlıyor” şeklinde konuştu.
       Prof. Tolun, 3 aydan sonra yapılan tedaviler konusunda şu bilgileri verdi: “Üç aydan sonra eğer bebekte şaşılık kalıcıysa, o zaman gözlük muayenesi ve göz muayenesi yapıyoruz. Göz retinasında görüntünün geçtiği optik ortamda herhangi bir sorun yoksa, gözlük kusuruna bakıyoruz. Gözlük kusuru varsa, o zaman çocuğa gözlük veriyoruz. Göz tembelliği oluşma riski varsa, o zaman göz kapatmaları yaptırıyoruz. Bunlarla düzeltebiliyorsak, böyle götürüyoruz. Düzeltemiyorsak 1 yaş civarında ameliyatla düzeltiyoruz.”
       
GÖZ KAPATMA TEDAVİSİ
       Göz kapatma tedavisinin çok sorun yarattığını belirten Prof. Hayati Tolun, “çocuğun iyi gören gözünü kapatırsanız, çok kötü görüyorsa, derin bir görme azlığı varsa, mutlaka onu çıkarıp atmak isteyecektir. Bu konuda ailelerin bilinçli olması gerekiyor. Çocuğun karakterine göre bunu mutlaka yapmak gerekiyor” diyerek, aileleri uyardı. Bu yolla üç ay ila altı ay içinde zaten istenilen sonucu aldıklarını söyleyen Tolun. “Ama tam olmuyorsa, yarım yamalak oluyorsa, o zaman bu süre aylarca uzayabiliyor. Bir sene, iki seneye kadar yapılabiliyor. Bu iş çok önemli aslında. Benim bildiğim Avrupa ülkelerinde, böyle çocukların çalışan annelerine, ücretli olarak yani maaşları kesilmeden izin veriliyor, sırf bu tedaviyi uygulasınlar diye” şeklinde konuştu.
       
İDEAL AMELİYAT YAŞI
       Prof. Hayati Tolun, şaşılıkta ameliyat yaşı konusunda şunları söyledi: “Çocuk gözlüğünü takıyorsa, gözlüğüyle bütün göz fonksiyonlarını tamamlayabiliyorsa, o zaman ameliyat için hiç acele etmiyoruz. Ne zaman kendisi, estetik olarak rahatsız oluyorsa, o bizim için estetik sorunu oluyor, sağlık sorunu olmuyor. O zaman estetik olarak ameliyat yapılıyor. Bunun dışında gözde kusuru yok, göz tembelliği riski varsa, doğuştan şaşılıklarda, onları bir yaş civarında tercih ediyoruz. Veya tedavi yaptık ama ne gözlükle ne de başka bir şeyle düzeltebiliyoruz. Az görme, kayma devam ediyor. O zaman yine ameliyat yapıyoruz.”
       Ameliyatta başarı şansı hemen hemen yüzde 100 olduğunu söyleyen Prof. Tolun, “Bazen çok karışık şaşılıklar, kaymalar olabilir. Onlar bir kerede düzelmeyebilir. Hem yatay düzlemde, hem dikey şaşılıklar varsa onlarda bir ikinci ameliyat gerekebilir. Çünkü bir kerede gözün bütün kaslarına müdahale edemiyoruz. O zaman gözün beslenmesi bozulabiliyor, bu risk var” dedi.
       
AMELİYAT SONRASI NELER YAPILMALI?
       Ameliyattan sonra gözün görme anlamında da estetik anlamda da istenilen düzgünlüğe gelmesi için gereken süre konusunda, Prof.Hayati Tolun şu bilgileri verdi: “Damarlar ancak 15 gün civarında tekrar ucuca gelip fonksiyon görüyor. Sinirler biraz daha geç gelişiyor. Onlar 1.5 ay civarında, altı hafta, sekiz hafta arasında tekrar normal fonksiyonuna kavuşuyor. Onun için şaşılık ameliyatlarında tam netice ancak 1.5-2 ay sonra alınabiliyor. Tabii ki, göz tembelliği var, iki göz kullanma yeteneği yoksa, o zaman tedaviye devam ediyoruz. Yoksa kayma için herhangi bir özel egzersiz vermiyoruz. Gözlüğü varsa yine onu kullanıyor, bu da önemli. Genelde zannediliyor ki, gözü kayıyor, gözlük takıyor. Ameliyat olunca gözlük atılacak. Hayır.. O gözlüğü zaten ihtiyacı olduğu için takıyor.”
       
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
       Şaşılığın erken teşhis edilmesinin, tedavide çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Tolun, burada çocuk doktorlarına büyük görev düştüğünü hatırlattı. “Üç aydan sonra bebeğin rutin kontrollerinde gözünde bir anormallik görüyorsa, onu bir göz doktoruna göndermesi gerekir” diyen Tolun, “Veya annenin gözlemi önemli. Ailede genetik faktör varsa, hatta yoksa bile, erken teşhis ve sağlıklı gözler için bir yaşında, mutlaka bir kontrolden geçirilmeli. Çünkü bir sorun varsa iki yaşına kadar tedavi şansımız hemen hemen yüzde 100. Bu şansı kaçırmamamız gerekir” şeklinde konuştu. Tolun öteki aşamalar hakkında şunları söyledi: “İki yaşından sonra beş yaş, ikinci sınırımız. Beş yaşına kadar da bu tedaviler devam ederek, çeşitli yöntemlerle bu sorunu ortadan kaldırabiliriz. Bir de şöyle bir sorun var. Şaşılıkla ilgili, gözde kayma olmadan göz tembelliği olabilir. Onu hiç kimsenin farketmesi mümkün değil. Onu ancak bir göz doktoru muayene sonucu ortaya çıkarabilir.”
       
       
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı firatcan

  • Photographer
  • Süper Üye
  • ***
  • İleti: 394
  • Cinsiyet: Bay
  • İYİYİ ,GÜZELİ, DOĞRUYU PAYLAŞMAK İÇİN...
Ynt: GÖRME BOZUKLUKLARI
« Yanıtla #6 : Mayıs 21, 2007, 18:45:07 ÖS »
AYDINLATICI BİLGİLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜRLER.
PAYLAŞMANIN ASALETİNİ HİÇBİR ZAMAN BENCİLLİĞİN ÇİRKİNLİĞİNE TERCİH ETME.


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal