Gönderen Konu: ÖZÜRLÜ HAKLARI  (Okunma sayısı 3720 defa)  Facebook 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavilim

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 3355
  • bir ben...
ÖZÜRLÜ HAKLARI
« : Ağustos 04, 2008, 12:35:03 ÖS »
Özürlülerin eğitim, sağlık, rehabilitasyon, istihdam vb. alanlarda sahip oldukları haklar çeşitli yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelerle güvence altına alınmıştır. 


Ülkemizde özürlülerin eğitim, sağlık, rehabilitasyon, istihdam vb. alanlarda sahip oldukları haklar çeşitli yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelerle güvence altına alınmıştır. Özürlülerin bu haklardan yararlanabilmeleri için öncelikle bu düzenlemelerden haberdar olmaları gerekmektedir. Özürlülerin sahip oldukları haklar konusunda bilgili ve bilinçli olmaları, haklarını etkin bir şekilde kullanmaları yeni hakların edinilmesinde büyük rol oynayacaktır. Vatandaşlık haklarını kullanan ve sorumluluklarını yerine getiren özürlüler toplumun özürlülere karşı olumlu bir bakış açısı geliştirmesinde de öncülük etmiş olacaktır.

ÖZÜRLÜLERİN ÇALIŞMA HAYATI HAKLARI


İSTİHDAM



1. Kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak işe girebilmek için ne yapılmalıdır?


Kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak işe girebilmek için, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği” kapsamında düzenlenen merkezi sınava girmiş olmak gerekmektedir. Bu merkezi sınavın ilki, 01 Ekim 2000 tarihinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilmiştir.


2.İşçilik sınavı ile ilgili bilgilere nasıl ulaşılabilir?


İşçilik sınavı ile ilgili bilgilere bulunduğunuz ildeki Türkiye İş Kurumu ünitelerinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca sınava ilişkin duyuru Resmi Gazetede de yayımlanmaktadır.


3. İşçilik sınavına gireceklerde aranacak şartlar ve müracaat sırasında istenilecek belgeler nelerdir?


3.1. İşçilik sınavına gireceklerde aranan şartlar:



a) Bedensel, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki özürleri nedeniyle çalışma gücünün en az %40’ından yoksun olmak,


b) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,


c) 18 yaşını (bir meslek veya sanat okulunu bitirenler için 15 yaşını) doldurmuş olmak,


d) En az ilköğretim okulu (ortaokul) mezunu olmak,


e) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,


f) Kurum ünitelerinden birine özürlü olarak kayıtlı bulunmak


3.2. Müracaat sırasında aranacak belgeler:


Sınav tarihinden en çok 6 ay önce çekilmiş 2 adet renkli fotoğraf.


4. İşçilik sınavdan muaf olanlar kimlerdir?


Okur-yazar, ilkokul mezunu ve zihinsel veya ruhsal özürlü olanlar sınavdan muaftır.


5.İşçilik sınavdan muaf olanlar, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilebilmeleri için nasıl bir yol izlemelidir?


Merkezi sınava girme zorunluluğu bulunmayan eğitim bakımından okur-yazar ve ilkokul mezunu olanlar ve özür grubu olarak zihinsel veya ruhsal özürlülerin kamu kurum ve kuruluşlarının Türkiye İş Kurumu’na bildirecekleri talep şartlarını taşıyorlarsa bu işyerlerine gönderilerek önceden ilan edilen gün, saat ve adreste noter huzurunda kura çekimine tabi tutulacaktır. Adaylar istemeleri halinde kura çekimini izleyebileceklerdir. Gerçekleştirilen kura çekimi sonucunda her açık iş için iki kişi belirlenecek ve bu kişiler mülakata alınacaktır. Mülakat sonunda işin gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip oldukları belirlenenler işe alınacaktır.


6. İşçilik sınavına girenler, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilebilmek için neler yapmalıdır?


İşçilik sınavı sonuçları, ÖSYM tarafından öğrenim durumu, alınan puan ve özür gruplarını belirterek Türkiye İş Kurumu (İş ve İşçi Bulma Kurumu) Genel Müdürlüğü’ne bildirilmektedir. Sınav sonuçları ayrıca sınava katılmış olan adaylara da gönderilmektedir.


Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Türkiye İş Kurumu’na bildirilen açık kontenjanlar Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır.


Bu kapsamda ilan edilen açık kontenjanlar için Resmi Gazete’deki ilan tarihinden itibaren 10 gün içinde, durumu talep şartlarına uyan adaylar merkezi sınav sonuç belgesinin bir örneği ile birlikte kayıtlı bulunduğu veya talebin verildiği Türkiye İş Kurumu ünitesine şahsen başvurması gerekmektedir.


Dolayısıyla kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilebilmeniz için gerekli işlemin yapılabilmesi ve daha detaylı bilgi konusunda bu kuruluş nezdinde gerekli girişimlerde bulunmanız gerekmektedir.


7. İşçilik sınavının geçerlilik süresi ne kadardır?


İşçilik sınavının geçerlilik süresi 2 yıldır.


8. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinin özürlü çalıştırma zorunluluğu ne kadardır?


4857 sayılı İş Kanunu, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinin en az %3 oranında sakat işçi çalıştırmalarını zorunlu kılmıştır.


9. Özürlüler için Devlet Memurluğu sınavları nasıl yapılmaktadır?



Sakatların devlet memurluğuna alınmalarına ilişkin düzenleme 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 53 üncü maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye dayanarak çıkarılan “Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik” ile özürlülerin devlet memurluğuna alınmalarına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.


10. Devlet memurluğu sınavları hangi zamanlarda ne zaman açılmaktadır?


Kurumlarca, sakatlara tahsis edilen boş kadrolara, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için acılan sınavla eş zamanlı veya özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya bir kaçında sınav yapılır.


11. Devlet memurluğu sınavları yapılırken kurumların dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?


Sınav esnasında sakatlığın özelliğine göre kurum refakatçi bulundurulmasına izin verir. Bu sınavlar, özürlü grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu teşkil edilerek ayrı yapılır.


12 .Devlet memurluğu sınavlarına ilişkin duyurulara nasıl ulaşılabilir?


Devlet memurluğuna ilişkin duyurulara Resmi Gazete ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı aracılığıyla ulaşılabilir.


13. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurum ve kuruluşlarda istihdam edilmesi gereken özürlü oranı ne kadardır?


Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının %3 oranında sakat memur çalıştırma zorunlulukları vardır.


14. Kamu kurum ve kuruluşlarının özürlü memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden sorumlu ve yetkili kurum hangisidir?


Kamu kurum ve kuruluşlarının özürlü memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığıdır.


15. Kamu ve özel sektör işverenlerinin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden sorumlu ve yetkili kurum hangisidir?

Kamu ve özel sektör işverenlerinin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden ÇSGB Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü sorumlu ve yetkilidir.


16. Özürlü işçi veya memur çalıştırmamanın işverene getirdiği bir müeyyide var mıdır?

Kamu ve özel sektör işverenlerinden sorumluluğunu yerine getirmeyenlerden her ay çalıştırmadığı her özürlü için belli bir miktar para cezası kesilmektedir. Bu ceza, 2003 yılı için 750.000.000.TL’dir.


Özürlü memur çalıştırmamanın herhangi bir müeyyidesi bulunmamaktadır.


17. Özürlü istihdam etme sorumluluğunu yerine getirmeyen işverenlerden toplanan ceza paraları hangi amaçlar için kullanılmaktadır?

Özürlü istihdam etme sorumluluğunu yerine getirmeyen işverenlerden toplanan ceza paraları, sakatların mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş Kurumuna aktarılmaktadır.


18. İşyerlerinde özürlülere yönelik ne tür düzenlemeler yapılmaktadır?

“Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik”e göre sakat memur çalıştırmak zorunda olan kurum ve kuruluşlar çalışma yerlerinin sakatların çalışmalarını kolaylaştıracak şekilde düzenlemek, gerekli tedbirleri almak ve sakatların çalışmaları ile ilgili özel araç ve gereçleri temin etmek zorundadır.


“Sakatların İstihdamı Hakkında Tüzük”e göre işverenler, çalışma yerlerini, imkanlar ölçüsünde, sakatların çalışmalarını kolaylaştıracak şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, çalışmaları için gerekli özel araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar.


19. Özürlü işçi ve memurların durumlarına uygun işlerde çalıştırılmaları yasal olarak güvence altına alınmış mıdır?

“Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik”e göre, belirli bir mesleği olan sakatların meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır. Belirli bir mesleği olmayan veya mesleğine uygun kadro bulunmayan sakatlar, sakatlık durumlarına göre, yapabilecekleri hizmetlere ait mevcut kadrolarda çalıştırılır.


“Sakatların İstihdamı Hakkında Tüzük”e göre işverenler, imkanlar ölçüsünde özürlüleri mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek zorundadır.


20. Özelleştirilen veya özelleştirilme kapsamına alınan kamu kuruluşlarında çalışan özürlülerin yasal hakları nelerdir?

Özelleştirilen veya özelleştirilme kapsamına alınan kamu kuruluşlarında çalışan özürlüler kapatma ve tasfiye halleri dışında işten çıkarılamaz. Kapatma ve tasfiye hallerinde ise, işten çıkarılama durumunda iş kaybı tazminatı, kanunun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenir.


SOSYAL GÜVENLİK

21. Tedavi giderlerini kendi imkanları ile karşılayamayan ve sosyal güvenlik kapsamında bulunmayan özürlü vatandaşların tedavi giderleri nasıl karşılanmaktadır?

Bu durumdaki vatandaşlarımızın sağlık kuruluşlarındaki tedavi giderlerinin karşılanabilmesi; 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kanunu kapsamında mümkün olmaktadır.


Yukarıda belirtilen kanunlar kapsamındaki sağlık yardımlarından faydalanabilmek için gerekli belgeler ile birlikte ikamet edilen yerin Mülki İdare Amirliği’ne başvurulması gerekmektedir.


22. Kamu ve özel sektörde çalışan özürlülerin gelir vergisinde sakatlık indiriminden yararlanabilmeleri için yapacakları işlemler nelerdir?

  Gelir vergisinde “sakatlık indiriminden” yararlanmak isteyen sakat hizmet erbabı, nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Mal Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuracaktır.


23. Gelir vergisinde “sakatlık indirimi”nden yararlanmak isteyenlerin hangi belgeleri hazırlamaları gerekmektedir?

Sakatlık indiriminden yararlanmak isteyenlerin dilekçe ekinde bulunduracakları belgeler şunlardır.

Özürlü hizmet erbabı için:

a)Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge.


b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.


Hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için:

a)Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge.


b)Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğrafı.


c)Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge.


Özürlü Serbest meslek erbabı için:

a)Vergi kimlik numarasını gösteren belge.


b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.


Serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için:

a)Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge.


b)Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğrafı.


c)Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge.


Sakatlık indiriminden yaralanma hakkına sahip basit usulde vergilendirilen özürlüler için:

a)Vergi kimlik numarasını gösteren belge.


b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.


24. Gelir vergisinde “sakatlık indirimi”nden kimler yararlanabilmektedir?

Sakatlık indiriminden;

-Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı,


-Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı,


-Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan, (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlüler yararlanmaktadırlar.


25. Özürlü işçi statüsünde çalışanların erken emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?

a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.


b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.


26. Özürlü memur statüsünde çalışanların erken emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?

Özürlülük mevzuatı hükümlerine göre Devlet Memurluğuna alınanlardan en az 15 yıl fiili hizmeti bulunanların istekleri üzerine emekli aylığından yararlanabilirler. Ancak özürlü olmalarına rağmen ilgili mevzuat uyarınca işe alınmayanlar bu haklardan yararlanamazlar.


27. Emeklilik işlemleri için hangi kurumlara başvurulmalıdır?

Emeklilik işlemlerinden, Memur olarak çalışanlar Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün, İşçi olarak çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün, Serbest Meslek Erbabı olanlar BAĞ-KUR Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerine müracaat etmeleri gerekmektedir.


28. İşçi statüsünde çalışanların malulen emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?


Malul sayılanlardan;


Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şartıyla malullük aylığından yararlanabilmektedirler.


29. İşçi statüsünde çalışanlar hangi koşullarda malul sayılmaktadır?

Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60 kaybeden ve çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş düzeyde sayılmayanlardan yapılan tedavi sonucunda, kurum sağlık tesisleri kurullarınca düzenlenecek raporlarda çalışabilir durumda olmadığı belirtilen sigortalı malul sayılır. Ancak; sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunduğu, önceden veya sonradan yeterli belgelerle tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası sebebiyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.


30. Memur statüsünde çalışanlar hangi koşullarda malul sayılmaktadırlar?

Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malul)denir ve haklarında Emekli Sandığı Kanununun malullüğe ait hükümleri uygulanır.


31. Memur statüsünde çalışanların malulen emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?

Adi malullük aylığı, fiili hizmet müddetleri toplamına göre ve malullük dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri üzerinden aşağıda gösterilen nispetlerde bağlanır.


Asgari beş sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak şartıyla tedavisi gayri mümkün bir maluliyete duçar olup herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın idamei hayat imkânı kalmayan adi malullere; 15 sene fiili hizmeti bulunan maluller gibi maaş tahsis olunur. Ancak, bu maaşlar dul ve yetimlere intikal etmez.


Fiili ve itibari hizmet hizmetleri toplamındaki ay kesirleri tam ay sayılır. Yıl kesirlerinin her ayı için adi malullük aylığı bağlanmasında esas tutulan vazife aylık veya ücreti tutarlarının %1’inin 12 de biri adi malullük aylığına ayrıca eklenir.


32. Serbest meslek erbabı olarak çalışanlar hangi koşullarda malul sayılmaktadır?

Bağ-Kur Kanununa göre çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.


Şu kadar ki, sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı, bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.


33. Serbest meslek erbabı olarak çalışanların malulen emeklilikten yararlanma şartları nelerdir?

Malullük aylığından yararlanabilmek için;

a) Malul sayılmak,


b) Bu kanuna göre en az 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olmak,


c) Malullük aylığından yararlanmak için yazılı istekte bulunmak şarttır.


Bağ-Kur’da fiili sigortalılığı devam ederken bir iş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybedenler için 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olmak koşulu aranmaz.


34. 1479 sayılı Bağ-Kur kanunu kapsamında bulunan bireylerin sağlık yardımından kimler yararlanır?

a)1475sayılı kanuna tabi sigortalılar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,


b)Yaşlılık ve malullük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları , ana ve babaları


c)Ölüm aylığı almakta olanlar yararlanırlar.


Ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına ve özel kanunlara göre sağlık yardımlarından faydalananlar yararlanamazlar.


Sağlık hizmeti, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu , mahalli idareler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüslerine ait sağlık tesisleri ile diğer sağlık tesislerinden satın almak suretiyle yürütülür.


35. İşçi statüsünde çalışanların geçindirmekle yükümlü olduğu bireyler kimlerdir?


Sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu kimseler;



a) Karısı çalışmayacak durumda malul veya 60 yaşını doldurmuş kocası,


b)18 yaşını veya ortaöğrenim yapıyorsa 20 yaşını doldurmamış veya 18 yaşını doldurmuş olup da çalışamayacak durumda malul erkek çocukları ile yaşları ne olursa olsun evli bulunmayan ve sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan veya aylık yahut gelir almayan kız çocukları,


c)Geçici iş göremezlik ödeneği verilmesine hak kazanılan tarihten önce, sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş,yahut babalığı hükme bağlanmış çocuklar,


d)Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babası, dır.


36. Devlet Memurlarının bakmakla yükümlü olduğu kişilere hangi hallerde aile yardımı ödeneği verilmez?


Çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmeyecek durumlar;



a) Evlenen çocuklar,


b) 19 yaşını dolduran çocuklar, (19 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocuklarına 25 yaşını dolduruncaya ve yüksek öğrenim yapmakta bulunan erkek çocuklar için 25 yaşını geçmemek üzere öğrenimlerini bitirinceye kadar ve çalışamayacak derecede malullükleri resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.)


c)Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç.)


d) Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklardır.                                       


37. Özürlü bir birey; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamından emekli iken vefat eden anne ya da babasına ait emekli maaşını hak kazanabilir mi?

Ölüm tarihinde iyileştirilmesi olanaksız hastalıklarının ve veya sakatlıklarının çalışmalarına engel olduğu sağlık kurulunca onaylanacak raporla tespit edilenlere muhtaç olmaları şartıyla, ölüm tarihindeki yaşları ne olursa olsun ölüm tarihini izleyen aybaşından, sonradan bu şekilde malul ve muhtaç duruma düştükleri anlaşılanlara kendileri veya veli veyahut vasileri tarafından Sandığa müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.


Aylık almakta iken yukarıdaki açıklamalar kapsamına girmedikleri aynı şekilde anlaşılanların aylıkları, yaşları dolayısıyla aylıklarının kesilmesi gereken tarihte kesilmeyerek ödenmeye devam edilir.


38. Özürlü bir birey; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamından emekli iken vefat eden anne ya da babasına ait emekli maaşına hak kazanabilir mi?

Çocuklardan 18 yaşını, öğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan erkek çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine aylık bağlanır.


39. Özürlü bir birey; 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamından emekli iken vefat eden anne ya da babasına ait emekli maaşına hak kazanabilir mi?

Çocuklardan 18 yaşını (veya orta öğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını)doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarının her birine maaş bağlanır.


MESLEKİ EĞİTİM VE REHABİLİTASYON

40. Özürlülere yönelik mesleki eğitim faaliyetlerini hangi kurum/kuruluşlar yürütmektedir.


Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde İşitme Engelliler Çok Programlı Liseleri, Ortopedik Engelliler Meslek Liseleri, zihinsel engellilere yönelik Mesleki Eğitim Merkezleri, İş Eğitim Merkezleri ve Yetişkin Zihinsel Engelliler İş Eğitim Merkezleri özürlülere yönelik mesleki eğitim programları düzenlenmektedir.


Bu kuruluşların mesleki eğitim faaliyetlerinden yararlanmak isteyen kişiler Ankara’daki kuruluşlar için Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, illerdeki kuruluşlar için il Milli Eğitim Müdürlüklerine başvurabilirler.


41. Özürlülere yönelik meslek edindirme kurslarını hangi kurum/kuruluşlar düzenlemektedir?

Türkiye İş Kurumu ve MEB Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü özürlülere yönelik meslek edindirme kursları düzenlemektedir.


42.Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen mesleki rehabilitasyon/meslek edindirme faaliyetlerine katılma koşulları nelerdir?

Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme kursların yararlanabilmek için;

a) 15 yaşından gün almış,


b) En az ilkokul mezunu (Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile kalkınmada öncelikli illerde açılacak kurslara okuma-yazma bilenler de katılabilmektedir.),


c) En az %40 oranında özürlü,


d) Yetiştirilecek mesleğe uygun özelliklere sahip,


e) Kuruma kayıtlı açık işsiz olmanız gerekmektedir.


43.Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen meslek edindirme faaliyetlerine katılma koşulları nelerdir?

MEB Çıraklık ve yaygın Eğitim Genel Müdürlüğünün illerde ve ilçelerde Halk Eğitimi Merkezleri aracılığıyla düzenlemekte olduğu yaygın mesleki ve sosyal-kültürel kurslara katılabilmek için bu merkezlere veya il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurmak gerekmektedir.


44.Özürlülere yönelik faaliyette bulunan ve meslek edindirme kursları düzenlemek isteyen derneklerin nasıl bir yol izlemesi gerekmektedir?

Özürlülere yönelik meslek edindirme kursları düzenlemek isteyen derneklerin bulundukları illerdeki İş Kurumu İl Müdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.


45.Kendi işini kurmak isteyen özürlülere ne gibi kolaylıklar sağlanmaktadır?

Kendi işini kurmak isteyen özürlüler için Türkiye Halk Bankası tarafından Özürlü Girişimci Kredisi verilmektedir.


Bu Krediden Faydalanma Koşulları:


·      Çalışma gücünüzün en az  % 40’ını kaybetmiş olmak,


·      Bir işte verimli bir şekilde çalışılabileceğini sağlık kurulu raporu ile belgelendirmek,


·      18 yaşından gün almış (üst yaş sınırı yoktur) olmak gerekmektedir.


Bu krediden faydalanabilmek için nasıl bir iş yapılacağını, hangi tür sanayi veya hizmet sektörü ile ilgili ticari faaliyette bulunulacağını belirleyip, en yakın Halk Bankası şubesine başvurmak gerekmektedir.


Özürlü girişimci kredisinden yararlanacak kişinin öncelikle özürlü kişi tanımına uygun olması ve herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmaması gerekmektedir. Elinde yapacağı işle ilgili belgesi bulunanlara öncelik tanınacak, elinde belgesi olmayanlara beyan ve inceleme sonucuna göre kredi kullandırılabilecektir.


Bu kredi bir işyeri açacaklara verilebileceği gibi, kendi evinde el becerilerine uygun bir iş yapabilecek ve maddi desteğe ihtiyaç duyan özürlülere de verilebilir.


572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1580 sayılı Belediyeler Kanunu’nda değişiklik yapılarak kendi işinizi kurmada kolaylıklar getirilmiştir. Kanun, belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık sağlanması hükmünü getirmiştir.Ancak, bunun için yaşanılan yerin belediye meclisine başvurmak gerekmektedir.


Ayrıca; 24 Ekim 1998 tarih ve 4382 sayılı Yasa ile Türkiye İş Kurumu bünyesinde özürlülere yönelik mesleki eğitim, mesleki rehabilitasyon, kendi işini kurma ve bunun gibi projeler için maddi kaynak yaratılmıştır.


ÖZÜRLÜLERİN EĞİTİM HAKLARI


46. Özürlü çocuğumu hangi özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırabilirim?

Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı resmi kurumlar ile bu kurumlardan açılış izni alan özel özel eğitim okulları, rehabilitasyon merkezleri ve kurslar bulunmaktadır.


47. Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer kurumlara bağlı özel eğitim okullarının ve rehabilitasyon merkezlerinin kayıt kabul şartları nelerdir?

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim okulları için:

a)     Sağlık Kurulu Raporu


b)     Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden Alınacak Eğitsel Tanılama Raporu


c)      Eğitim Alacak Bireyin 3-21 Yaş Arasında Olması,


d)     Nüfus Cüzdanı Örneği


e)     6 Adet Fotograf


Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel Kurslar İçin:

a)     Nüfus Cüzdanı Örneği


b)     Öğrenim Belgesi


c)      İki Adet Fotoğraf


d)     Sabıka Kayıt Belgesi (Resmi Daire Ve Kurumlarda Görevli veya Resmi ve Özel Eğitim Kurumlarında Öğrenci Olduğunu Belgelendirenler Hariç)


Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden Açılış İzni Alan Kurumlar İçin:

a)     Sağlık Kurulu Raporu


b)     İşitme Engelli İse Odyogram


c)      Eğitim Alacak Bireyin 3-21 Yaş Arasında Olması,


d)     Nüfus Cüzdanı Örneği


48. Korunmaya ihtiyacı olan özürlü çocuğumu hangi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırabilirim?

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde böyle bir hizmet bulunmaktadır. Gerekli bilgi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerinden alınabilir.


49. Özürlü çocuğumu hafta sonu veya tatilde belirli bir süre ile bırakabileceğim bakım servisleri (kriz servisleri) var mı ?

Özürlü çocuklar için bu tür özel bakım merkezleri bulunmamaktadır.


50. Özürlü çocuğumu bırakabileceğim 0-6 yaş kreş ve gündüz bakım evleri var mı?

0-6 yaş grubundaki özürlü çocuklara yönelik özel gündüzlü kreş ve bakım merkezleri bulunmamaktadır. Ancak bu yaş grubundaki çocukları hizmet kapsamına alan özel özel eğitim merkezleri ve üniversitelerin ilgili bölümlerindeki birimler bulunmaktadır.


51. Özürlülere ilişkin kanunlar hakkında nerelerden bilgi alabilirim?

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Özürlü Danışma Merkezleri (Varsa İllerde Belediyelerin açtığı Merkezler), İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri, Milli Eğitim Bakanlığı İl Milli Eğitim Müdürlükleri’nden bilgi edinebilirsiniz.


52. Özel eğitim öğretmeni yetiştiren üniversiteler ve ilgili bölümler nelerdir?

1.Abant İzzet Baysal Üniversitesi


Eğitim Fakültesi


(BOLU)
 
Zihin Engelliler Öğretmenliği

2.Anadolu Üniversitesi


Eğitim Fakültesi


(ESKİŞEHİR)
Zihin Engelliler Öğretmenliği


İşitme Engelliler Öğretmenliği


3.Ankara Üniversitesi


Eğitim Bilimleri Fakültesi (ANKARA)
 

Zihin Engelliler Öğretmenliği


4.Gazi Üniversitesi


Gazi Eğitim Fakültesi


(ANKARA)


Görme Engelliler Öğretmenliği


Zihin Engelliler Öğretmenliği


5.Karadeniz Teknik Üniversitesi


Fatih Eğitim Fakültesi


(TRABZON)   


İşitme Engelliler Öğretmenliği


Zihin Engelliler Öğretmenliği


6.Marmara Üniversitesi


Atatürk Eğitim Fakültesi


(İSTANBUL)


Zihin Engelliler Öğretmenliği


7.Ondokuz Mayıs Üniversitesi


Eğitim Fakültesi


(SAMSUN)
İşitme Engelliler Öğretmenliği


Zihin Engelliler Öğretmenliği


8.Selçuk Üniversitesi


Eğitim Fakültesi


(KONYA)


Zihin Engelliler Öğretmenliği

53. Özürlü çocuğumu eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırabilmem için devletin verdiği yardım var mı ?

Emekli Sandığı ve SSK sosyal güvencesindeki özürlü çocuğu olan ailelere “Özürlü Çocukların Eğitimi, Tedavi ve Rehabilitasyonu” adı altında devlet yardımı yapılmaktadır.Özürlü çocukların ailelerine gelişim ve eğitim yardımının ödenebilmesi için özel eğitimlerinin, tıbbi rehabilitasyonlarının ve sosyal rehabilitasyonlarının yapılacağı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam etmeleri gerekmektedir.


2003 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına göre özürlü çocukların eğitimleri için Emekli Sandığı ve SSK’ya bağlı olanlara ayda en çok 285.000.000 TL ödenmektedir.


54.Yüksek öğrenime devam eden özürlü öğrencilere tanınan haklar nelerdir?

Yükseköğrenim gören başarılı ve ihtiyaç sahibi özürlü öğrencilere, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne yaptıkları başvurularında özürlü olduklarını belgeledikleri durumlarda öğrenci puanlamaya dahil edilmeksizin öncelikli olarak Öğrenim Kredisi, Katkı Kredisi ve Yurt Tahsisinden yararlanmaları sağlanmaktadır. Öğrenim Kredisi diğer öğrencilerle aynı olup 2002 yılı itibariyle 3 aylık 135.000.000 TL olarak ödenmektedir. Katkı Kredisi ise YÖK’ün belirlediği miktar olup bu miktarı özürlü öğrenci adına Yükseköğrenim ve Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü ödemektedir.


Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Yüksek Öğrenim Bursu özürlü olduğunu sağlık kurulu raporu ile belgeleyen özürlülere verilmesinde öncelikler arasında yer almakta ve 2002-2003 öğretim yılında bir özürlü öğrenciye verilen aylık 75.000.000 TL’ dir. Bu rakam özürlü olmayan öğrenciler için ise 65.000.000 TL’dir.


Yüksek öğrenim kurumuna girmeye hak kazanan ve kayıt yaptırarak öğrenimine başlayan öğrenci ilk yılında bulunduğu valiliğin bünyesindeki sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına başvurması durumunda Başbakanlık bursundan yararlandırılmaktadır.


55. Özel eğitim gerektiren bireylerin başvuracakları kurumlar nelerdir?

Milli Eğitim Bakanlığı, Rehberlik Araştırma Merkezleri, En yakın özel eğitim kurumu, en yakın okullardır.


56. Özürlü çocuklar hangi eğitim fırsatlarından yararlanabiliyorlar?

Okullarda genel olarak kaynaştırma eğitimine öncelik verilmektedir.


Görme engellilere okul öncesi dönemde gündüzlü, ilköğretim düzeyinde yatılı ve gündüzlü olarak eğitim verilmektedir. İlköğretim okulunu bitiren görme özürlü öğrenciler, öğrenimlerine normal okullarda kaynaştırma yoluyla devam ederler.


Braille ile yazılmış ders kitapları Görme Engelliler Akşam Sanat ve Basım Evi Matbaasında basılıp ihtiyaç sahiplerine talep halinde ulaştırılmaktadır.


İşitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim düzeyinde gündüzlü ve yatılı olarak eğitim hizmeti verilmektedir.


İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız olarak yerleşebilmektedirler. Ayrıca, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Yüksek Okulunda İşitme özürlüler için yükseköğretim olanağı sunulmaktadır


Ortopedik özürlülere yatılı ve gündüzlü olmak üzere okul öncesi, ilköğretim ve meslek lisesi düzeyinde eğitim olanağı sunulmaktadır.


Zihinsel engelliler, eğitilebilir ve öğretilebilirler olmak üzere iki ayrı grup olarak okullarda eğitim almaktadırlar. Bunlar özür derecelerine göre yapılandırılmış okullar olup İlköğretim Okulları, Eğitim Uygulama Okulları, İş Eğitim Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri dir. Ayrıca kaynaştırma okulları veya sınıflarında da eğitim alabilmektedirler.


57. Üniversite sınavında özürlülere yönelik düzenlemeler yapılıyor mu?

Üniversite sınavı sırasında ortopedik ve görme özürü bulunanlar için uygun düzenlenmiş sınav mekanları hazırlanır, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilir, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu “yardımcı refakatçi” eşliğinde sınava girme olanağı tanınır.


58. Az gören üniversite öğrencilerine yönelik sınav düzenlemeleri nelerdir?

Az gören üniversite öğrencileri fakülte/yüksek okul/bölüm amirliklerine yazılı olarak başvurarak sınav sorularını büyük puntolu yazılmış olarak sağlayabilirler.


59. Ailelere yardımcı olan danışma ve rehberlik merkezleri var mı?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlükleri bu konuda ailelere yardımcı olmaktadır. Kısıtlı sayıda da olsa Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı aile danışma ve rehabilitasyon merkezleri bulunmaktadır.


60. Çocuğumun zeka düzeyini nerede tespit ettirebilirim?

İl Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, Üniversitelerin Psikoloji veya Özel Eğitim Bölümlerinde öğrenebilirsiniz.


61. Hastanede yatan çocuğum eğitimine devam edebilir mi?

Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazı hastaneler bünyesinde “Hastane İlköğretim Okulları” bulunmaktadır.


62. Otistik çocukların yararlanabileceği eğitim olanakları nelerdir?

Otistik çocukların bireysel özellikleri mevcut eğitim öğretim ortamlarından yararlanmalarına engel teşkil ettiğinden, bu çocukların bireysel özelliklerine yönelik eğitim-öğretim ortamları oluşturulması amacıyla Bağımsız ve Bağımlı Otistik Çocuklar eğitim Merkezleri açılmaktadır. İlköğretim okulları bünyesinde açılan bağımlı otistik çocuklar eğitim merkezlerinde, otistik özellikler gösteren çocuklara bireysel eğitim verilmekle birlikte kaynaştırma yoluyla da eğitim verilmektedir. Ankara, Malatya, İzmir, Denizli ve İstanbul illerinde bu çocuklara yönelik hizmet veren Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar bulunmaktadır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalına bağlı “Otistik Çocuklar İçin Tanı, Tedavi Araştırma Ve Uygulama Merkezi” vardır.


63. Çeşitli nedenlerle ilköğretimini tamamlayamayan ve zorunlu ilköğretim yaş sınırını aşarak eğitim-öğretim sisteminin dışında kalan özürlülerin eğitim alabileceği okullar var mıdır, eğitim için nereye başvurulur?

Bu amaçla Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ne bağlı hizmet veren Açık öğretim kurumları bulunmaktadır. Eğitim, uzaktan eğitim şeklinde verilmektedir. Kayıt yaptırmak veya bilgi almak için İllerde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Hizmetleri Merkezine başvuru yapılmalıdır. Açık ilköğretim okuluna kayıtlar istenilen belgeleri tamamlayarak haziran ayında yapılmalıdır.


64. İlkokulu ara sınıflarda terk eden özürlü öğrenciler okula devam edebilmek için ne yapmalıdır?

Bulundukları ilçelerdeki Halk Eğitim Merkezlerine başvuru yaparak kursa katılabileceklerdir. Buradan okur-yazarlık belgesi alıp daha sonra açık ilköğretim okullarına kayıt yaptırabilirler.


65. Çocuğumun durumuna uygun özel kuruluşların bulunduğu kentlerin listesini sağlayabilir miyim?

Bu listeyi İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerinden sağlayabilirsiniz. Ayrıca Başkanlığımız tarafından yayınlanmış olan Özürlülere Hizmet veren Kurum ve Kuruluşlar Rehberinde bu bilgiler bulunmaktadır.


ÖZÜRLÜLERİN TOPLUMSAL YAŞAMA KATILIM HAKLARI


66. Kimler Gümrük Vergisinden muafen özel tertibatlı araç ithal edebilir?



18.02.2000 tarih ve 23968 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Muafiyetler) Seri No: 2’nin 2 nci maddesinde “4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre muafen özel tertibatlı sakat aracı ithal edecek kişilerin el ve ayaklardaki ortopedik özre dayanan özürler nedeniyle malul ve sakat olması gerekir.” hükmü mevcuttur.


67. Gümrük Vergisinden muafen özel tertibatlı araç ithal için başvuru nasıl yapılmalıdır?

Özürlünün, durumunu belgeleyen yetkili hastanelerden alınmış sağlık kurulu raporu ve H sınıfı sürücü belgesi ile birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne müracaat etmesi gerekmektedir.


68. Gümrük Vergisinden muafen özel tertibatlı minibüs ithali mümkün müdür?

El ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip, inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan veya sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan minibüsler gümrük vergilerinden muaftır.


Özürlünün, durumunu belgeleyen yetkili hastanelerden alınmış sağlık kurulu raporu ile birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne müracaat etmesi gerekmektedir.


Muafiyetler:


Sözkonusu araçlar gümrük vergilerinin yanısıra; Özel Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Taşıt Alım Vergilerinden muaftır.


69. Yurt içinden alacağım özel tertibatlı araçlar hangi vergilerden muaftır, bu araçları nasıl edinebilirim ?

Özürlü vatandaşlarımızın yurtiçinden temin edeceği kullanılmamış özel tertibatlı araçların ilk iktisabı Özel Tüketim Vergisinden istisna edilmiştir. Ancak bu istisnadan yararlananlar, 5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaktır.


İlk iktisabında ÖTV istisnasından yararlananların, bu taşıtı istisnadan yararlanmayan bir kişi veya kuruma devretmesi halinde, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ilk iktisaptaki matrah üzerinden, kayıt ve tescil tarihindeki orana göre, bu tarihte tarh ve tahakkuku yapılacak olan ÖTV nin tahsil edileceği açıklanmıştır.


Muafiyetler:

Söz konusu araçlar için %18 oranında Katma Değer Vergisi uygulanmakta; Özel Tüketim Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Taşıt Alım Vergilerinde muafiyet uygulanmaktadır.


Kullanılmış araçlar için herhangi bir vergi ödenmemektedir.


70. H Sınıfı sürücü belgesini nereden ve nasıl alabilirim ?


Özel tertibatlı araç kullanabileceğinize dair sağlık kurulu raporu ile birlikte sürücü kurslarına müracaat edebilirsiniz.


H sınıfı sürücü belgesine ilişkin düzenlemeler Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yer alır.


71. Malul ve sakatlar tarafından Gümrük Vergisinden muafen ithal edilecek başka eşya var mıdır?

Özürlülerin eğitimi, çalışması veya fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel suretle imal edilmiş olup, malul ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum ve kuruluşlarca ithal edilen ve Kararnamede sayılan eşyalar gümrük vergilerinden muaftır.


Bu eşyalar ;

Görmeyenler ve kısmen görenler için eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olmak üzere özel surette imal edilmiş matbu yayınlar, kabartma baskılar ve kağıtları, braille kağıdı, beyaz bastonlar, yazı ve kelime işlem makineleri, konuşan kitaplar, kasetçalarlar, büyütücü televizyon ekranları, elektronik yer saptayıcı ve engel dedektörü, saatler ve diğer parçalar vb.
Ortopedik cihazlar (motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet, koltuk değnekleri, protez organlar vb.)
İşitme özürlülerin işitmesini kolaylaştırmaya mahsus cihazlar.

· Vücut kusur veya noksanlığını gidermek amacıyla üstte veya elde taşınan veya vücudun içine yerleştirilen diğer cihazlar.


Eğlence merkezleri için özel oyun ekipmanları gibi eşyalardır.
Özel olarak malul ve sakatların kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir.


Bu eşyaların muafen ithaline ilişkin talepler, doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük İdaresine yapılır. Gümrük İdaresi’nce eşyanın Kararname kapsamında ve kararnamede sayılan eşya olması halinde ithaline izin verilir.


72. Sakatlık aylığı nedir?

2022 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz  Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yasa” kapsamında bağlanan bir aylıktır.


73. Sakatlık aylığından faydalanma koşulları nelerdir


Yasaya göre; 65 yaşını doldurmuş, kendisine kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan doğruya bağlanmış herhangi bir devamlı gelire sahip bulunmayan ve muhtaçlığını İl veya İlçe İdare Heyetlerinden alacakları belgelerle kanıtlayan Türk vatandaşlarına hayatta bulundukları sürece, 750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilecek katsayı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.


Bunlardan evli olup, eşleri yukarıdaki şartlara haiz olanların aile reislerine ise bu aylık %50 arttırılarak bağlanır.


Herhangi bir şekilde bu maddede yazılı miktarlardan fazla devamlı gelir sağlayan veya sağlanması mümkün olan kimselerin geçim kaynağı var sayılır ve kendilerine aylık bağlanmaz.


65 yaşını doldurmadığı halde başkalarının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde malul olduklarını tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayanlarla durumlarına uygun bir işe yerleştirilemeyen sakatlardan, yukarıdaki şartları taşıyan Türk vatandaşlarına da bu kanun hükümlerine göre aynı ölçüde aylık bağlanır.


74. İçinde Bulunduğumuz yıl itibariyle aylık tutarı ne kadardır?

Halen (2003) üç aylık olarak ödenmekte olan aylığın aylık tutarı 51.450.000 TL.’dir.


75. Sakatlık aylığından yararlanmak için nereye ve hangi belgelerle müracaat etmem gerekir ?

Aylık Emekli sandığı Genel Müdürlüğü tarafından ödenmektedir. Müracaatlar bulunulan ilin Valiliği veya ilçede Kaymakamlık aracılığıyla olur. Gerekli belgeler:


Nüfus Cüzdan örneği (Muhtardan tasdikli)
Üç Resim ve Dilekçe ile müracaat edeceklerdir.
Kaymakamlık, kişiyle ilgili olarak (vergi, tapu, banka vb.) yazışmaları yapar. Uygun görülmesi halinde Ankara TC Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne intikal ettirir.


Emekli Sandığı, aylık bağlanmasına karar verilmesi halinde, kişiye tanıtım kartı gönderir ve müracaat tarihinden itibaren geçerli olmak üzere maaş bağlar.


76. Tekerlekli sandalye bedeli ne kadardır ?

Her yıl Bütçe Uygulama Talimatı’nda belirlenen miktarlarda Sağlık Kurulu raporuna göre ödeme yapılmaktadır. Aşan kısmı ilgili tarafından karşılanır.


2003 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına Göre Ödenen Miktar:


·Özelliği olmayan motorsuz tekerlekli sandalye 200.000.000 TL.


·Özelliği olan motorsuz tekerleksiz sandalye 700.000.000 TL.


77. Tekerlekli sandalye bedelini kim öder?

Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurumunca karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenceye tabi olmama halinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanması Valilik ve Kaymakamlıklardan talep edilebilir.


78. İşitme cihazı bedeli ne kadardır ?

Her yıl Bütçe Uygulama Talimatı’nda belirlenen miktarlarda Sağlık Kurulu raporuna göre ödeme yapılmaktadır. Aşan kısmı ilgili tarafından karşılanır.


2003 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına Göre Ödenen Miktar: 750.000.000 TL.dir.


Cihazın kalıbı ve pil bedelleri, ilgili uzman tabip raporuyla gerek görülmesi kaydıyla ödenebilir.


79. İşitme cihazı bedelini kim öder?

Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurumunca karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenceye tabi olmama halinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanması Valilik ve Kaymakamlıklardan talep edilebilir.


80. Sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmama halinde ortez - protez ve diğer araç –gereçlerin bedelinin kim karşılar?

Sosyal güvenlik kuruluşlarından birine tabi olunması halinde; sözkonusu araçların bedeli bağlı olunan sosyal güvenlik kurumu tarafından ödenmekte olup, karşılanmayan kısmı için İl veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurulabilir.


Herhangi bir sosyal güvenliği olmayan kişiler; İl veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, sözkonusu araçların bedelini talep edebilirler.


81. Muhtaç durumda iseniz ayni ve nakdi yardımlardan nasıl yararlanabilirsiniz?

Muhtaç durumda olup , herhangi bir sosyal güvenliği olmayan kişiler; İl veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, ayni ve nakdi yardımlardan yararlanabilirler.


Ayrıca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nce muhtaç durumdaki ailelerin çocuklarının bakımına destek için ayni ve nakdi yardımlar yapılmakta olup, muhtaç olup,  özürlü çocuğunun bakımında güçlükler yaşayan aileler bu yardımdan yararlanmak için İllerinde bulunan İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne müracaat edebilirler


82. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ayni nakdi yardımdan nasıl yararlanabilirim?

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından ilgili yönetmeliğe dayanılarak verilen yardımın miktarı 2002yılı itibarı ile 60.000.000 Tl.dir. Bu yardımdan yararlanmak için ilinizdeki Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekmektedir.


83. Özürlüler için kimlik kartı kimlere verilmektedir ?

Kimlik kartı % 40 ve üzerinde çalışma gücü kaybı olan her yaştaki özürlüye verilmektedir.


84. Özürlüler Kimlik Kartı için hangi belgelerle nereye başvurmalıyım?

Özürlüler için kimlik kartını alabilmek için 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan sağlık kurulu rapor yönetmeliğine göre alacağınız sağlık kurulu raporu, nüfus cüzdanının tasdikli fotokopisi, iki adet vesikalık fotoğraf ile bulunduğunuz ilin sosyal hizmetler müdürlüğüne başvurunuz.


Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanacak olan kart adresinize iadeli taahhütlü olarak posta ile gönderilecektir. Adreste bulunulmaması halinde Başkanlığımıza iade olan kimliklerin tekrar gönderilmesi için dilekçe ile adresinizi Başkanlığımıza bildirmeniz gerekmektedir.


85. Özürlüler Kimlik Kartını yenilemem gerekli mi?

Özür durumunda bir ilerleme ya da değişiklik olmadığı sürece özürlü kimlik kartını yenilemeye gerek yoktur.


Yenileme gereken durumlarda ise yeni düzenlenen sağlık kurulu raporunun ve eski kimliğin ve iki adet vesikalık fotoğrafın Başkanlığımıza bir dilekçe ile gönderilmesi halinde yeni kimlik kartınız düzenlenecektir.


86. Özürlüler Kimlik Kartımı kaybettiğimde ne yapmalıyım?

Özürlü Kimlik Kartı kaybedildiğinde yeniden düzenlenebilmesi için, bulunduğunuz ilin Emniyet Müdürlüğü’ne başvurmanız ve buradan aldığınız kayıp tutanağını iki adet fotoğrafla birlikte Başkanlığımıza bir dilekçe ile göndermeniz gerekmektedir.


87. Özürlüler İçin Kimlik Kartının sağladığı kolaylıklar nelerdir ?

Gelir vergisi indiriminden kimlik kartına esas olan Sağlık Kurulu Raporu ile faydalanabilecek, (Gelir vergisi indirimi, özürlü kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmaması durumunda, kendisine bakmakla yükümlü olan kişi içinde geçerli olacaktır.)
Devlet Demir Yolları ile seyahat etmeniz halinde %20 indirimden faydalanabilecek,

Hava Yolları ile seyahat etmeniz halinde belirlenen esaslar doğrultusunda %40 indirimden yararlanabilecek,
· Deniz İşletmelerinin yurt içi ve dışı hatlarından her yıl yönetim kurulunun belirlediği karar doğrultusunda indirimden faydalanabilecek,


Yerel yönetimlerin alacağı kararlar ile toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz ya da indirimli yararlanabilecek,
Yerel yönetimlerin alacağı kararlar ile su bedellerinden indirimli yararlanabilecek,
Devlet Tiyatrolarından ücretsiz faydalanabilecek,
Telsim ve Turkcell’den indirimli olarak faydalanabilecek,
Milli Parklara ücretsiz olarak girebileceksiniz.

88. Özürlü Kimlik Kartı, sağlık kurulu raporu yerine geçer mi?

Özürlülere verilen kimlik kartı sağlık kurulu raporu yerine geçmez.


ÖZÜRLÜLÜĞÜN ÖNLEMESİ, ERKEN TANISI VE ÖZÜRLÜLERİN TIBBİ REHABİLİTASYON HAKLARI


89. Özür nedir?



Anatomik, fizyolojik, psikolojik ve sosyal bozukluklar sonucunda bireyin etkinliklerinde kalıcı azalma ya da kayıptır.


90. Özürlü kime denir?

Özürlü birey, doğum öncesi veya doğum sonrası çeşitli nedenlerle psikolojik, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerinde belli ölçüde fonksiyon kayba uğraması nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlamada ve günlük gereksinimleri karşılamada güçlükleri olan bireyi ifade etmektedir.


91. Özür türleri nelerdir?


Görme Özürlüler


Konuşma Özürlüler


İşitme Özürlüler


Ortopedik Özürlüler


Sürekli Hastalığı Olanlar


Zihinsel Özürlüler


Klinik Bakıma İhtiyaç Duyanlar


Duygusal, Sosyal ve Ruhsal Sorunu Olanlar


92. Özür nedenleri nelerdir?

Türkiye’de özürlülüğün nedenleri üç ana grup altında toplanabilir:


Doğum Öncesi Nedenler:                                           

* Sizde ve ailenizde var olan kalıtımsal hastalıklar


* Akraba Evliliği ( Özellikle kalıtımsal hastalığı olan akrabalar arasında  özürlülük riski artmaktadır).


* Anne ve baba arasındaki kan ve RH uyuşmazlığı


* Hamilelik sırasında doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanılması


* Annenin doğum yaşının 17’nin altında veya 36 yaşın üzerinde olması


* Hamilelik sırasında annenin sigara, alkol, uyuşturucu kullanması


* Annenin daha önceki doğumlarına ait kötü öykünün bulunması


* Hamilelik sırasında iyonize röntgen ışınlara maruz kalma


* Hamilelik sırasında yetersiz beslenme


* Hamilelik sırasında ateşli, bulaşıcı hastalık geçirme


* Hamilelik sırasında kaza, aşırı stres, zehirlenme ve travmaya maruz kalma


* Gebeliğin sağlık elemanları tarafından takip edilmemesi ve gerekli testlerin yaptırılmaması


* Hamile kalmadan önce ve hamilelik döneminde alınması gereken folik asit gibi vitamin ve minerallerin eksikliği


* Çok sayıda ve sık hamile kalınması veya doğum yapılması


* Annenin yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi hastalıklarının bulunması


Doğum Anına Ait Nedenler:

* Doğumun bir sağlık kuruluşunda, sağlık elamanlarınca gerçekleştirilmemesi


* Doğumun beklenen süreden önce ve güç olması


* Bebeğin düşük doğum ağırlığı ile doğması


* Doğum esnasında bebeğin travmaya maruz kalması


* Doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması


Doğum Sonrası Nedenler:

* Doğumdan sonra çocuğun ağır hastalık geçirmesi


* Yeni doğan bebeğin sağlık kontrolünden geçirtilmemesi ve gerekli testlerin yaptırılmaması


* Bebeğin aşılarının düzenli olarak yaptırılmaması


* Ağır doğum sarılığı


* Çocuğun yetersiz beslenmesi


* Ev kazaları


*  İş kazaları


* Trafik kazaları


* Zehirlenmeler


*  Doğal afetler


* Terörizm


*  Savaş


93. Özürlülükten korunmak için nelere dikkat edilmelidir?

* Evlenmeden önce bir sağlık kuruluşuna başvurarak özürlü çocuk sahibi olma riskinizin bulunup bulunmadığını, hamile kalmadan önce nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenin.


*  Doğum kontrol yöntemlerini kullanın ve planlayarak hamile kalın.


*  Hamile kalmaya karar verdiğinizde mutlaka bir doktora başvurun ve gereken testleri yaptırarak doktorunuzun tavsiyesine göre B12 ve Folik asit gibi vitaminleri kullanın.


*  Sigara, alkol ve benzeri alışkanlıklarınızı bırakın.


*  Beslenmenize dikkat edin.


* İdeal gebelik dönemi 20-29 arasındadır. 15 yaşın altında ve 35 yaşın üstünde gebelik risklidir. Bu durumda gebelik süresinde doktor kontrolü altında bulunmak önemlidir.


* Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı, guatr gibi hastalıklarınız varsa mutlaka doktor kontrolünde ve yakın takipte çocuk sahibi olun.


* İyotlu tuz kullanın.


* Gebeliğiniz süresince doktor kontrolü altında bulunun.


* Doğumunuzu mutlaka bir sağlık kuruluşunda veya sağlık elemanı tarafından yaptırın.


* Gebeliğiniz süresince doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmayın.


* Yeni doğan bebeğinizi sağlık kontrolünden geçirin ve topuktan kan alınma yöntemiyle yapılan testler gibi gerekli testleri yaptırın.


*  Bebeğinizin aşılarını mutlaka ve düzenli olarak yaptırın.


*  Bebeğinizin alması gereken vitaminleri doktorunuza danışarak kullanın.


* Bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrolünden geçirin.


*  Çocuğunuzun dengeli ve yeterli beslenmesine özen gösterin.


* Çocuğunuzun hem bedensel hem de ruhsal olarak gelişimine özen gösterin.


* Herhangi bir sağlık sorununda mutlaka doktora başvurun. Geleneksel yöntemlerle iyileştirmeye çalışmayın.


*  Evinizde ve işyerinizde ve trafikte olası kazalara karşı önleminizi alın.


94. Özürlülük tanısı nerelerde konulur?

Özürlülük tanısı için resmi ve özel tam teşekküllü hastanelere başvurabilirsiniz. Bu hastanelerde size gerekli yönlendirme yapılacaktır. Özürlülüğün tanısı bu kuruluşlardaki uzman kişilerden oluşan bir ekip tarafından konulur.


95. Erken tanı nedir ve niçin önemlidir?

Erken tanı kişinin hastalığının klinik belirtilerinin ortaya çıkmadığı veya ona acı ve sıkıntı vermeyen belirtilerin bulunduğu dönemde hastalığın tanımı demektir. Tanının gecikmesi hastalığın ağırlaşmasına hatta tedavi olanağının ortadan kalkmasına sebep olur. Genelde hastalığın başlangıç belirtileri kişiyi fazla rahatsız etmez ve işinden alıkoymazsa kişiler doktora başvurmakta gecikirler bunun nedeni kişilerin bazı belirtilerin çok önemli hastalıkların başlangıcı olabileceğini bilmemesidir. Bazen kişilerin erken dönemde doktora başvurması da yeterli olmaz. Doktor hastaya zaman ayırıp iyi sorgulama, tam fizik muayene ve gerekli laboratuar tetkiklerini yaptırmadıkça erken tanı olanağı da kaçmış olur.


Erken tanı özürlülüğün, dolayısıyla kişinin fonksiyon kaybının derecesinin artmasını önler veya düzelmesini sağlar.Tanı sürecinin gecikmesi; tanı sonrası yapılacak yardımları, yani özürlünün rehabilitasyonunu geciktirmektedir. Bu nedenle bireyin fonksiyonlarındaki kaybın derecesi artmakta ve diğer fonksiyonlarda da yetersizlikler meydana gelmektedir.

« Son Düzenleme: Ağustos 04, 2008, 12:36:39 ÖS Gönderen: mavilim »
Yaşanmışlıklar öğretti bana susmayı
Belkide hiç yaşanmamışlıklar
Varolduğunu sandığım sevgilimin
Belkide hiç olmamışlıkları öğretti susmayı
Verdiklerimle veremediklerimin arasında
Belkide hiç anlaşılamamışlıklar öğretti bana susmayı

Mavilim

Çevrimdışı mavilim

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 3355
  • bir ben...
Ynt: ÖZÜRLÜ HAKLARI
« Yanıtla #1 : Ağustos 04, 2008, 12:36:51 ÖS »
95. Erken tanı nedir ve niçin önemlidir?

Erken tanı kişinin hastalığının klinik belirtilerinin ortaya çıkmadığı veya ona acı ve sıkıntı vermeyen belirtilerin bulunduğu dönemde hastalığın tanımı demektir. Tanının gecikmesi hastalığın ağırlaşmasına hatta tedavi olanağının ortadan kalkmasına sebep olur. Genelde hastalığın başlangıç belirtileri kişiyi fazla rahatsız etmez ve işinden alıkoymazsa kişiler doktora başvurmakta gecikirler bunun nedeni kişilerin bazı belirtilerin çok önemli hastalıkların başlangıcı olabileceğini bilmemesidir. Bazen kişilerin erken dönemde doktora başvurması da yeterli olmaz. Doktor hastaya zaman ayırıp iyi sorgulama, tam fizik muayene ve gerekli laboratuar tetkiklerini yaptırmadıkça erken tanı olanağı da kaçmış olur.


Erken tanı özürlülüğün, dolayısıyla kişinin fonksiyon kaybının derecesinin artmasını önler veya düzelmesini sağlar.Tanı sürecinin gecikmesi; tanı sonrası yapılacak yardımları, yani özürlünün rehabilitasyonunu geciktirmektedir. Bu nedenle bireyin fonksiyonlarındaki kaybın derecesi artmakta ve diğer fonksiyonlarda da yetersizlikler meydana gelmektedir.


96. Erken tanısı mümkün olan hastalık ve bozukluklar nelerdir?


Gebelikte:



. Demir eksikliği anemisi


. Gebelik diabeti


. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar


. Rh uyuşmazlığı


. Böbrek enfeksiyonları


Bebeklik ve çocukluk çağında:

. Gelişme geriliği


. İşitme ve görme bozukluğu


. Kalıtsal, metabolik ve endokrin hastalıklar ( Fenilketonüri, hipotroidi)


. Diğer hastalıklar ( Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, demir eksikliği anemisi)


. Doğuştan kalça çıkığı


. Doğuştan kalp hastalığı


. Omurga anomalileri


. Zeka geriliği, öğrenme güçlüğü


. İnmemiş testis


. Beslenme bozukluğu


. Nörolojik bozukluklar (Cerebral Palsy, müsküler distrofi)


Genç yetişkinlik döneminde:

. Meme ve serviks kanseri


. Anemi


. Madde bağımlılığı


. Meslek hastalıkları


Yetişkinlik ve yaşlılık döneminde:

. Hipertansiyon


. Kalp ve damar hastalıkları


. Şeker hastalığı


. Testis ve prostat kanseri


. Glokom


. Kolon kanseri


97. Özürlülüğe yol açan hastalıkların erken tanısına yönelik olarak ne gibi programlar uygulanmaktadır?

·Fenilketonüri, hipotiroidi, galaktozemi, biotinidaz eksikliği, konjenital adrenal hiperplazi gibi bir grup metabolik hastalık tanısı yenidoğan döneminde konulduğunda ve tedaviye başlanıldığında zihinsel özür önlenmekte, hastalar tamamen sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılabilmektedir. Bu amaçla doğumdan sonra ucuz ve pratik tarama testleri, bebeklerin topuklarından “Guithrie kartı” adı verilen özel filtre kağıdına birkaç damla kan alınarak uygulanmalıdır. Fenilketonüri ve konjenital hipotiroidi, 60’lı yıllardan itibaren bir çok ülkenin yenidoğan tarama programlarında, hiçbir yenidoğan atlanmaksızın devlet desteği ile taranması önerilen, sık rastlanılan iki hastalıktır.


Yenidoğan hipotiroidi taraması; konjenital hipotiroidi hastalığında da erken tanı ve tedavi ile zihinsel özür, cücelik ve nörolojik sekel gibi önemli bozuklukların gelişimi önlenmektedir.


Yenidoğan biotidinaz eksikliği taraması; biotidinaz eksikliği 1984 yılında tanımlanan, tedavisi geciktiğinde görme, işitme ve/veya zihinsel özür oluşturabilen ve ölüme yol açabilen bir metabolik hastalıktır. Tarama testi kolay, tedavisi ucuz olan bu hastalığın yenidoğan taramasına bir çok ülkede 1989 yılında başlamıştır.


Yenidoğan taraması ile yakalanamayan hastalık durumlarında; Santral sinir sistemi dejeneratif hastalıkları, lizozomal depo hastalıkları, organik asidemiler, mitokondrial ve perokzizomal hastalıklara bağlı olarak, çeşitli tip ve derecelerde özür gelişmiş olsa da birçok doğumsal nörodejeneratif ve nöromüsküler hastalık tanı konulması ile oluşan özürlülük halinin kısmen geriye döndürülmesi, hastaların eğitilebilir ve öğretilebilir bir duruma getirilerek özel eğitim kurumlarına gönderilmeleri, hastalığın ilerlemesinin engellenmesi, indeks vakanın saptanarak aileye prenatal tanı şansı sağlanması mümkündür.


Kan hastalıklarına yönelik tarama programları; kalıtsal kan hastalıkları örneğin, talesemiler, orak hücreli anemiler ve benzeri kan hastalıkları için özellikle ülkemizin bazı bölgelerinde olduğu gibi akraba evliliğinin sık olduğu yörelerde görülmektedir.


Bu kan hastalıklarının erken tanılanmasına yönelik olarak uygulanan tarama testleriyle bu tür kan hastalıklarına yakalanma olasılığı azalmaktadır.


·Yenidoğanlarda İşitme Engelinin Erken Tanısında Otoakustik Emisyonun Kullanılması


İşitme engeli ile doğan bir bebeğin geleceği 12. aydan önce kaybının tespit edilerek cihaz takılıp eğitilmesine bağlıdır. Bu çocuklar için zamanında önlemler alınmazsa bir çoğu için ana dilini öğrenip sosyal ve bilişsel becerilerini yeterince kazanması okul ve sosyal hayatında başarılı olması zorlaşmaktadır. Yenidoğanlarda işitme engelinin erken tanısında otoakustik emisyon testi kullanılarak işitme engeli çocukluğun erken yaşlarında fark edilmekte ve gerekli önlemler alınabilmektedir. Bu yolla erken müdahale edilen çocukların okul yaşamlarında daha başarılı  oldukları ve toplumda üretici bireyler haline geldikleri görülmektedir.


·K Vitamini uygulanması:

Yenidoğan bebeklerin karşılaştığı ve hayatının kalan dönemlerinde önemli sorunlara, zihinsel ve motor özürlülüğe neden olan intrakranial kanamanın en önemli nedeni K vitamini eksikliğine bağlı gelişen kanama bozukluklarıdır. Hidrosefali gelişimine neden olabilen intrakranial kanamanın diğer önemli komplikasyonları arasında konvüzyonlar, gelişim geriliği sayılabilir. Bu hastalıklar,doğum sonrasında uygulanacak K vitamini ile kolaylıkla önlenebilmektedir.


· Yenidoğan sarılığı:

Gebelik öncesi anne ve babanın kan grubunun bilinmesi, yenidoğan döneminde sarılık gelişme ihtimali olan bebeklerin tahmin ve erken müdahale edilmesine yardımcı olabilir. Kernikterus gelişimi ile zihinsel özürlülüğe ve işitme kayıplarına neden olabilen yenidoğan sarılığına erken müdahale edilebilmektedir


·Aşılama:

Çocukluk çağı aşı programı ile çocukluk çağında sık karşılaşılan hastalıklardan korunmakta, çocuklarımızın büyüme ve gelişmelerinde olumsuz etkisi olabilecek, ilerde zihinsel veya motor özürlülüğe neden olabilecek hastalıklar önlenmiş olmaktadır. Çocuk felcinin görülmesi, çocuklarımızın sakat kalmasına neden olan hastalıklar aşı ile önlenebilmektedir. Avrupa kıtasında tek polio görülen ülke olarak Türkiye’nin rapor edilmesi ülkemizin hak etmediği eleştiriler almasına neden olmaktadır. Kızamık gibi ülkemiz çocuk ölümlerinde ikinci sırada yer alan pnömoni ve ileri dönemde sub akut sklerozan panensefalit (SSPE) gibi ağır nörolojik sekellere neden olabilen bir hastalıklar aşılama ile önlenebilmektedir.


98. Çocuğun gelişiminde yaşıtlarına göre olumsuz anlamda farklılık ve gerilik tespit edilirse neler yapmalıdır?

İleri tetkiklerin yapılabileceği tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurarak, tanının konulması ve erken dönemde tedavi ve rehabilitasyonunun başlatılması için gerekli işlemleri başlatmak gerekmektedir.


99. Genetik Hastalıklar Tanı Merkezlerinin kuruluş amacı nedir?

Hamilelik döneminde bebeğin fiziksel ve zihinsel özürlü olup olmadığının saptanmasıdır. Birey dünyaya gelmeden önce genetik hastalıkların tanısına ve dolayısıyla tedavisine imkan sağlamak üzere genetik hastalıkların doğum öncesi veya doğum sonrası tanısını sağlayarak, anne ve çocuk sağlığını korumaktır.


100. Kimler Genetik Danışma Merkezine başvurmalıdır?

Ailesinde, çocuğunda veya kendisinde kalıtsal hastalığı olanlar;


Hamilelik sırasında radyasyona maruz kalma ilaç kullanma, İleri yaşta hamile kalma(35 yaş üstü) vb. nedenlerle risk altında olanlar;



101. Genetik Danışma Merkezleri nerelerde bulunur?

Üniversiteler bünyesindeki Genetik Danışma merkezlerinin isim ve telefonları için tıklayınız.


102. Rehabilitasyon nedir?

Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen yaralanma ve hastalık sonrası oluşan özrü ortadan kaldırmak veya en aza indirmek ve kişinin evinde işinde ve sosyal yaşantısında kendine ve topluma yeterli olabilmesini sağlamak amacıyla yapılan tıbbi fiziksel psiko sosyal ve mesleki çalışmalardır.102. Rehabilitasyonun önemi nedir?


· Sağlığın korunması, geliştirilmesi ve tekrar kazanılmasını sağlar


· Bozukluk ve hastalıkların oluşmasını önler


· Meydana gelen özür veya hastalığın ilerlemesini önler


· Sosyal ve çevresel engellerin önlenmesini ve ortadan kaldırılmasını sağlar


· Hastalık ve özrün etkilerini en aza indirmeye çalışır


· Kişilerin geriye kalan fonksiyonel kapasitelerini en üst düzeye çıkarmaya, bozulmuş fonksiyonlarını telafi etmeye çalışılır.


· Kişilerde ortaya çıkabilecek ikincil özrü önler


· Kişinin yaşam kalitesini mümkün olan en iyi düzeye getirmeye çalışır.


· Kişinin evinde, işinde, sosyal yaşantısında mümkün olduğunca bağımsızlığını sağlar.


· Kişinin yalnızca fiziksel düzenlemeleriyle ilgilenmez, bütün yaşam hünerlerindeki potansiyelinin açığa çıkmasına yardım eder.


· Kişinin mümkünse eski işine dönmesini, değilse uygun bir iş alanının seçilmesini, mesleki danışmanlığı, mesleki eğitimi ve işe yerleştirilmesini ve iş yerinin ve kişinin işe uyumunu sağlar.


· Hareketsizlik nedeniyle ortaya çıkması muhtemel metabolik, dolaşım, solunum, kas iskelet sistemi, üriner sistem ve ruhsal bozuklukları, sağlık durumunun azalmasını ve çok amaçlı aktiviteler için geriye kalan fonksiyonel kapasitenin kullanılamamasına yol açacak nedenleri önler.


· Kişinin günlük yaşamında olabilecek en iyi düzeye gelmesini, doğal çevresi ve evinde kendine yetmesini ve toplumla bütünleşmesini sağlar.


· Kişinin tüketici konumundan üretici konuma geçmesini sağlar.


· Kişinin ailesini ve çevresini de kapsar. Böylece kişinin çevresinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesini sağlar.


103. Rehabilitasyon hizmetleri nerelerde verilir?

Rehabilitasyon hizmetleri büyük şehirlerde resmi ve özel hastanelerde rehabilitasyon hizmeti verecek ekibin bulunduğu servislerde ayaktan gelen hastaların rehabilitasyonu, yatan hastaların rehabilitasyonu şeklinde, özel ve resmi rehabilitasyon merkezlerinde, özel kliniklerde, okullarda, bakım evlerinde, banka ve fabrika gibi kuruluşların rehabilitasyon ünitelerinde verilir.


104. Rehabilitasyon programı ne zaman başlamalıdır?

İyi bir rehabilitasyon programı tanılama sürecini takiben mümkün olan en erken sürede başlanmalıdır.


Rehabilitasyon programına başlama süresi programın başarı şansını etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Bu süre uzadıkça programın başarı şansı azalır.


105. Rehabilitasyon süresi ne kadar olmalıdır?

Yaralanma ve hastalık sonrası kişilerin rehabilitasyonunda özür durumunun ortadan kaldırılması her zaman mümkün değildir. Özre rağmen kişinin mevcut potansiyelini en iyi şekilde kullanarak ev, iş ve sosyal yaşamın gereklerini bağımsız ve yeterli bir şekilde sürdürebilmeleri için, rehabilitasyon programı hasta evine döndüğünde gerçek yaşam koşullarında da devam etmelidir.


Rehabilitasyon kişinin ihtiyaçlarına göre ÖMÜR BOYU devam eden bir süreçtir.


106. Rehabilitasyon Merkezleri nerelerde bulunur?

Rehabilitasyon hizmeti, tıbbi rehabilitasyon merkezlerinde verilmektedir. Bunlara ek olarak Özel Rehabilitasyon Merkezleri de bu hizmeti vermekte ve Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık raporuna binaen ücretin önemli bir bölümünü karşılamaktadır.


Sağlık Bakanlığının, Silahlı Kuvvetlerin ve SSK ‘nın yukarıda belirtilen merkezlerinde toplam 1987 yatak ile Rehabilitasyon hizmeti yürütülmektedir.


Numune hastanesi bünyesinde Az Görenlerin Rehabilitasyonuna yönelik çalışmalar Körlükle Mücadele Ulusal Referans Merkezinde başlatılmıştır.


Bunların dışında ; İstanbul ilinde Acı Badem Hastanesi, Haydarpaşa Numune Hastanesi ve Özel Göztepe Hastanesinde klinik olarak, Ankara ilinde Güven Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ile rehabilitasyon hizmeti verilmektedir.


107. Türkiye’de özürlülere yönelik olarak hizmet veren özürlü diş klinikleri bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise adresi nedir?

T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi koordinasyonuyla özürlülerin ağız ve diş sağlığına yönelik olarak Ankara’da Ankara Hastanesi  75. Yıl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde Kasım 1998 tarihinde Özürlü Diş Kliniği açılmıştır.


Her türlü özürlü vatandaşımıza hizmet verecek kapasite, donanım ve personel ile yeterli hale getirilmiş diş kliniği halen  hizmetine devam etmektedir.


Adres  :


75. Yıl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi


Talatpaşa Bulvarı Cebeci/ANKARA (Ankara Hastanesi Yanı)


Telefon : 0312 362 58 58


·  Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi


·  Confi – Dent Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği, açmış olduğu “ Special Care Dental Unit” bölümüyle özürlülere yönelik hizmet vermektedir.


Adres :

Büyükdere Cad. Akıncı Bayırı Sokak. No.12 1-2


Mecidiyeköy – İSTANBUL


Telefon: 0212 274 22 57


108. Sağlık Kurulu Raporunun Geçerlilik Süresi Ne Kadardır?

18 Mart 1998 Tarih ve 23290 Sayılı resmi gazetede yayınlanan “Özürlüler Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ile sağlık kurulu raporlarının usul ve esasları belirlenmiştir.


Raporun geçerlilik süresi kalıcı hastalık veya özürler için raporun bir defa verilmesi yeterlidir. Ancak özür durumunun değişmesi alinde rapor ve buna bağlı çalışma gücü kaybı oranı yeniden belirlenir.


109. Sağlık Kurulu Raporunun alınabilmesi için ne yapılmalıdır?

Özürlülerin kamu kurum veya kuruluşlarınca resmi yazı ile gönderilmesi veya doğrudan rapor verecek olan hastanenin baştabipliğine müracaat etmeleri gerekir.


110. Sağlık Kurulu Raporları nerelerden alınabilir?

Sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler ekli listededir.


Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Haziran 1998 Tarihinde Genetik hastalıklar tanı merkezleri yönetmeliği yayınlanmış olup özel tanı merkezleri açılması sağlanmıştır.


111. Muayene, ilaç, yatarak tedavi, yurt dışında tedavi, ortez, protez, yardımcı araç ve gereçler) konusunda ücretsiz tedavi nasıl gerçekleşmektedir?

Bu konuda başvuru sahibi iki şekilde yönlendirilmektedir:

1) Yeşil Kart: Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun (Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Emekli Sandığı vb. ) güvencesi altında olmayan ve yeterli ödeme gücü bulunmayanlara verilen bir tedavi yardımıdır.


Yeşil kart ile başvuru sahibinin kendisi, eşi veya çocukları Türkiye’deki yataklı tedavi kurumlarında yatarak görecekleri tedavi hizmetlerini ve her türlü masraflarını karşılayabilir veya tedavi hizmetleri veren kurum ve kuruluşlardaki tedavi hizmetlerinden yararlanabilir.


Yeşil kart alabilmek için, bağlı bulundukları mahalle muhtarlığına başvurarak işlemlerini başlatabilir.


2) Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı: Yeşil kart ile karşılanamayan tedavi masrafları için Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan yardım talebinde bulunabilir. Bunun içinde başvuru sahibinin bağlı bulunduğu kaymakamlığa başvurması gerekmektedir.


112. T.C. Özürlüler İdaresi Başkanlığı yurt dışında tedavi görmek isteyen özürlü vatandaşları yurt dışında tedavi ettirebilir mi?

Yurt dışında tedavi konusu kurumumuz görev alanı içinde olmayıp, başvuru sahibinin sosyal güvencesi varsa, bu konudaki başvurusunu Sağlık Bakanlığı’na yapması gerekmektedir. Eğer sosyal güvencesi yok ise gerekli tedavi yardımı için bağlı bulunduğu ilçe kaymakamlığına başvurarak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan yararlanabilir.


113. Aynı kişiye ait olup, farklı hastanelerden ya da aynı hastaneden farklı zamanlarda alınan sağlık kurulu raporlarındaki çalışma gücü kaybı oranlarının birbirini tutmaması durumunda ne yapılabilir?

Bir sağlık kurulu raporuna özürlü veya veli veyahut vasileri tarafından itiraz edildiği takdirde, itiraz dilekçesi raporu isteyen kurum veya o yerin en büyük mülki amirliğince ilk raporun tasdikli bir örneği ile birlikte en yakın yetkili sağlık kuruluşuna gönderilir.


İtiraz edilen rapor ile itiraz üzerine verilen rapordaki kararlar aynı ise rapor kesinleşir. Farklılık halinde, özürlü, yeniden muayene edilmek üzere rapor tanzim edilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın belirleyeceği bir hakem hastaneye gönderilir. Hakem hastanenin sağlık kurulunca verilen karar kesindir.


Sakatların İstihdamı Hakkında Tüzüğün 6 ncı maddesi ile düzenlenen itiraz usulü saklıdır.


Sakatların İstihdamı Hakkında Tüzüğünde (Madde 6) çalışmak isteyen sakatlarla çalışırken sakatlanıp işverence kuruma gönderilen veya kendiliklerinden müracaat edenlerin çalışma güçlerini hangi oranda yitirdikleri kurumca gönderilecekleri sağlık kuruluşunca tespit edilir.


Sakatların sağlık kurulu raporuna itiraz etmeleri halinde, itiraz dilekçesi ve raporun onaylı örneği kurumca en yakın başka bir sağlık kuruşuna gönderilir. Birinci ve ikinci sağlık kurulu raporları aynı olursa rapor kesinleşir. İki sağlık kurulu raporu arasında fark varsa, sakatın lehine olan rapora göre işlem yapılır. Bu fark kurumca önemli bulunursa, sakat, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit edilmiş hakem sağlık kuruluşuna gönderilir. Bu kuruluşça verilecek rapora göre işlem yapılır.


Sakatlara bu madde hükümlerine göre resmi sağlık kuruluşlarınca verilecek raporlar için muayene ve tetkik ücreti alınmaz.

Yaşanmışlıklar öğretti bana susmayı
Belkide hiç yaşanmamışlıklar
Varolduğunu sandığım sevgilimin
Belkide hiç olmamışlıkları öğretti susmayı
Verdiklerimle veremediklerimin arasında
Belkide hiç anlaşılamamışlıklar öğretti bana susmayı

Mavilim

Çevrimdışı Aynur

  • CANdan Üye
  • *****
  • İleti: 3331
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: ÖZÜRLÜ HAKLARI
« Yanıtla #2 : Ağustos 04, 2008, 14:20:22 ÖS »
Bacım Ya Cok Faydalı Cok Lazım Bilgiler Bunlar Haklarımız Cokmuşta Sanırım Hepsi Kagıtlarda Gercek Haytta Pek İşe Yaramıyor
şu dünyada en mutlu kişi acıya gülendir
şu dünyadaki en soylu kişi insafa gelendir
şu dünyadaki en zengin kişi gönül fethedendir
şu dünyadaki en üstün kişi İNSANI SEVENdir...






Çevrimdışı akahmet

  • akahmet
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 1328
  • Cinsiyet: Bay
  • Yer Yer Sağnak Mümkün Olduğunca Uzak...!!!
Ynt: ÖZÜRLÜ HAKLARI
« Yanıtla #3 : Ağustos 04, 2008, 14:24:18 ÖS »
kanun var devlet var... masa başındaki kendini devlet sanar haklar yalan olur... :?

eline sağlık abla...
Yüzümüz Güleç Diye Çocukmu Sandınız,Konuşmuyoruz Diye Dilsizmi Sandınız,Siz Kendini Nimet Sananlar, Yanıldınız Yanıldınız...!!!

Çevrimdışı mavilim

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 3355
  • bir ben...
Ynt: ÖZÜRLÜ HAKLARI
« Yanıtla #4 : Ağustos 04, 2008, 15:16:02 ÖS »
evet aynur hayatta pek işe yaramıyor yarasada ahmedin dediği gibi kendini devlet zannedenlerden de haklarımız yokmuş durumuna getiriliyor

Yaşanmışlıklar öğretti bana susmayı
Belkide hiç yaşanmamışlıklar
Varolduğunu sandığım sevgilimin
Belkide hiç olmamışlıkları öğretti susmayı
Verdiklerimle veremediklerimin arasında
Belkide hiç anlaşılamamışlıklar öğretti bana susmayı

Mavilim

Çevrimdışı mavilim

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 3355
  • bir ben...
Ynt: ÖZÜRLÜ HAKLARI
« Yanıtla #5 : Ağustos 05, 2008, 12:02:37 ÖS »
çok mu korkuttum canım  :) :P korkutmamak için renklendirdim ama  8) :P



Yaşanmışlıklar öğretti bana susmayı
Belkide hiç yaşanmamışlıklar
Varolduğunu sandığım sevgilimin
Belkide hiç olmamışlıkları öğretti susmayı
Verdiklerimle veremediklerimin arasında
Belkide hiç anlaşılamamışlıklar öğretti bana susmayı

Mavilim


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal