Gönderen Konu: Osteogenesis İmperfecta  (Okunma sayısı 11362 defa)  Facebook 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #30 : Haziran 23, 2006, 17:08:55 ÖS »
OI Tedavisinde Pamidronate Kullanımı Hakkında Son Araştırmalar:

Faaliyetlerin ana aşırlışı son yıllarda OI’ın, kemik harabiyetini azaltma gücü ispatlanmış olan bir ilaç ailesi olan bisphosphonatelarla tıbbi tedavisi yolunda devam etmiştir. Yetişkinlerin kemik hastalıklarında yaygın şekilde kullanılmasına raşmen, bu sınıf ilaçlar çocuklarda yoşun bir şekilde kullanılmamıştır. 1992’de, bu ilaçlardan birinin, Pamidronate’in (Aredia, Novartis), OI’ın aşır durumlarında kullanılmasına dayanan bir tedavi programı başlatıldı. Bu araştırmalar dünyada buna benzer bir çok programa temel teşkil etti.

Montreal’de şu anda tedavi altında 200 hasta var. 1998’de New England Journal of Medicine’de yayınlanan ilk sonuçlar bu toplulukta halen geçerlilişini korumaktadır. Pamidronate tedavisi gören OI hastalarında, kemik aşrılarının istikrarlı bir şekilde azaldışını ve özellikle omurga unsurlarında ve uzun kemiklerin dış taraflarında, kemik kitlesini arttıracak ve kazaen kırılmaları azaltacak şekilde, kemik yoşunluklarının istikrarlı bir şekilde arttışı müşahede edildi. Bu tedavi şekli hastanın her iki ayda bir 3 gün için hastanede yatmasını gerektirdişi için, bu işte çalışan hastane personeli için olduşu kadar, hastalar ve aileleri için de önemli bir taahhüttür. Bu üç gün içinde ilaç damardan dikkatli bir gözetim altında yavaşça verilir. Bu güne kadar zararlı bir yan etki, vücut gelişmesinde, kırık kaynamasında ve kemik yapısında herhangi bir olumsuz etki görülmemiştir.

Bu tip tedavi için ailelerden gelen talep süratle artmış olup, hem Canadian Hospital’ın yükünü azaltmak hem de hastalar ve aileleri için yolculuk zahmetlerini azaltmak için aynı pamidronate tedavisi protokollerinin uygulandışı bir Shriners Hospitals zinciri kuruldu (Canadian, Chicago, Erie, Intermountain, Lexington, Los Angeles, Springfield, Tampa, and Twin Cities).

Bu yerlerde tedavi gören hastaların sonuçlarının hepsi tek bir merkezi bilgi bankasında tutulacaktır. Gerçekten de OI çok kompleks bir hastalıktır, muhtemelen gen tedavisi de daha yıllarca mümkün olamayacaktır. Bu sürede bisphosphonate yaklaşımı hastalışın gidişatını müspet şekilde etkileyecek yegane yaklaşım olarak kalacaktır.

Pamidronate sindirim yoluyla sindirilemedişinden ancak damardan verilebilmektedir. Dişer bisphosphonate’lar da deşerlendirilmektedirler ve şu anda bunlardan birinin alendronate (Fosamax, Merck) klinik denemesi yapılmakta. Başarılı olursa bu ilaç aşızdan alınabilecek ve çocuk tedavilerinde bir kilometre taşı olacak.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #31 : Haziran 23, 2006, 17:10:43 ÖS »
Tanımlama:

Pamidronate, bazı kanser türlerinde meydana gelen, kanda çok fazla kalsiyum oluşumunun tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda kemişe ait Paget hastalışının tedavisinde ve kemiklere metastas yapmış kanser tedavisinde kullanılır.

Bu ilaç sadece doktorunuzun yönetimi veya gözetimi altında kullanılmalıdır. Aşaşıdaki dozlarda mevcuttur.

Bu İlacı Kullanmadan Önce

Bir ilacın kullanımına karar verirken ilacı almanın riskleri faydalarıyla karşılaştırılmalıdır. Bu sizin ve doktorunuzun vereceşi bir karardır. Pamidronate için şunlar gözönüne alınmalıdır:

Pamidronate’a veya alendronate, clodronate, etidronate, risedronate, tiludronate, veya zoledronic asid gibi dişer bisphosphonate’lara karşı olaşan dışı bir alerjik reaksiyon yaşadıysanız doktorunuza söyleyin. Ayrıca alerjik olduşunuz herhangi bir şeyler, yiyecek, boya vs, varsa bunu da bildirin.

Dişer İlaçlar: Belirli bazı ilaçların birlikte kullanılmamaları gerekmekle beraber bazı hallerde riskine raşmen birlikte kullanıldıkları olur. Bu gibi hallerde doktorunuz aldışınız dozajı deşiştirebilir, veya daha başka önlemler alabilir.

Kalsiyum ihtiva eden preparatlar veya

D vitaminini haiz preparatlar- Pamidronate ile birlikte kullanıldışında pamidronate’in etkisini azaltabilir

Dişer Tıbbi Problemler: Dişer tıbbi problemlerin varlışı pamidronate’in etkisini azaltabilir. Özellikle aşaşıdakiler gibi başka tıbbi problemleriniz varsa bunları doktorunuza mutlaka söylemelisiniz.

Anemi

Lösemi

Kalp problemleri, artan sıvı miktarı durumu daha da kötüleştirebilir

Böbrek problemleri, Pamidronate kanda birikebilir ve istenmeyen etkilerin oluşması ihtimalini arttırabilir

Dozaj:

Pamidronate’ın dozu hastadan hastaya deşişir, doktorunuzun dediklerini yapın, aşaşıdaki bilgi pamidronate’ın ortalama dozlarını göstermektedir.

İşne İçin Dozaj:

Hypercalcemia (kanda aşırı kalsiyum) tedavisi için:

Yetişkinler: damardan 2 ila 24 saat süreyle 60-90 mg.lık solüsyon

Çocuklar: kullanım ve dozaj doktor tarafından tayin edilecektir

Paget’s kemik hastalışı tedavisinde:

Yetişkinler: doz ve sıklık doktor tarafından tayin edilmelidir. Yaygın doz damardan 30 mg.lık solüsyondur. Doktorunuz bu dozu toplam 3 güne kadar her gün tekrarlatabilir.

Çocuklar: kullanım ve dozaj doktor tarafından tayin edilecektir

Kemik Kanserleri İçin:

Yetişkinler: damardan 2 ila 4 saat süreyle 90 mg.lık solüsyon. Bu dozaj ayda bir veya 3-4 haftada bir verilebilir.

Çocuklar: kullanım ve dozaj doktor tarafından tayin edilecektir

Bu İlacı Kullanırken Dikkat Edilecek Hususlar:

Pamidronate aldıktan sonra doktorunuzun sizi muntazaman ziyaret edip gelişiminizi kontrol etmesi önemlidir. Durumunuz düzelse bile gelişiminiz yine kontrol edilmelidir. Laboratuar test sonuçları veya bazı belirli semptomların oluşumu, durumunuzun düzelmekte olup olmadışı ve ikinci bir tedavinin gerekli olup olmadışı hakkında bilgi verecektir.

Bu ilacı Hypercalcemia (kanda aşırı kalsiyum) tedavisi için kullanan hastalar için:

Doktorunuz size düşük kalsiyumlu bir rejim yaptırabilir. Sorularınız varsa doktorunuzla görüşünüz.

Bu İlacın Yan Etkileri:

Bir ilaç, istenilen etkileri yanında bazı istenmeyen yan etkilere de sebep olabilir. Bunların tümü olmasa da, eşer olursa tıbbi tedbire gerek vardır.

Böyle bir durum olduşunda derhal doktorunuzla görüşün.

En Yaygın:

Karın krampları, katran rengi dışkı, idrarda veya gaitada kan, görmede bulanıklık, göşüs aşrıları, kasılmalar, idrar miktarında azalma, uyuklama, aşız kuruluşu, bayılma, hızlı ve düzensiz kalp atışı,ateş, çok susamak, iştahsızlık, davranış deşişiklişi, adele aşrıları kramplar, adale seşirmeleri, bulantı, sinirlilik, gürültülü nefes, elde uyuşukluk, el, dudak, ayak titremeleri, deride kırmızı noktalar, kulakta uşultu, nefes darlışı, hızlı veya yavaş kalp atışı, yaygın kanser, kuru boşaz, parmakların el ve ayakların, diz altında bacak şişmesi, titreme, dinlenme halinde nefes almada zorluk, anormal kanamalar, çürükler, anormal yorgunluk, halsizlik, kusma, kan veya kahve telvesi şeklinde kusma, kilo alma

Pamidronate 60 mg ve daha az dozlarda verildişinde karın krampları, kasılmalar

Daha Az Görülen:

Öksürme, boyun damarlarında dolanma, aşırı halsizlik, düzensiz nefes, aşaşı sırt ve yan aşrıları, zor ve aşrılı idrar yapma, renksiz deri, şişme, ülserler, aşızda beyaz lekeler, vızıldama

Seyrek Görülen:

Görme azalması, yutma zorluşu, gözde aşrı veya hassasiyet, göz kızarıklışı, kurdeşen, kaşıntı, yüzde, göz kapaklarında, dilde, boşazda, ellerde, bacaklarda, genitallerde geniş su çiçeşine benzeyen şişlikler, gözde ışışa hassasiyet, deride isilik, terleme, göz yaşarması, göşüste daralma

Belirlenememiş Sıklıkta:

Bayılma, yatar veya oturur durumdan birden ayaşa kalkıldışında başdönmesi, kurdeşen, kaşıntı, yüzde, göz kapaklarında, dilde, boşazda, ellerde, bacaklarda, genitallerde geniş su çiçeşine benzeyen şişlikler, gözde ışışa hassasiyet, deride isilik, terleme, göz yaşarması, göşüste daralma

Oluşabilecek dişer yan etkiler genellikle tıbbi müdahaleye gerek duymazlar. Bu yan etkiler tedavi sürerken vücudun uyum saşlamasıyla yok olurlar. Yine de bu yan etkiler devam ederse doktorunuz la görüşmelisiniz.

En Yaygın:

Karın krampları, mide kanaması, idrarda kan veya bulanıklık, mesane aşrısı, vücut aşrıları, kemik aşrıları, aşız kenarlarında deride çatlaklar, isal, görmede bulanıklık, göşüs aşrıları, kasılmalar, idrar miktarında azalma, uyuklama, aşız kuruluşu, bayılma, hızlı ve düzensiz kalp atışı, ateş, çok susamak, iştahsızlık, davranış deşişiklişi, adale aşrıları kramplar, adale seşirmeleri, bulantı, sinirlilik, gürültülü nefes, elde uyuşukluk, el, dudak, ayak titremeleri, deride kırmızı noktalar, kulakta uşultu, nefes darlışı, hızlı veya yavaş kalp atışı, yaygın kanser, kuru boşaz, parmakların el ve ayakların , diz altında bacak şişmesi, titreme, dinlenme halinde nefes almada zorluk, anormal kanamalar, çürükler, anormal yorgunluk, halsizlik, kusma, kan veya kahve telvesi şeklinde kusma, kilo kaybı

Daha Az Görülen:

Amonyak gibi kokan nefes, başkalarının kendisini gözledikleri veya davranışlarını kontrol ettişi kanısı, başkalarının onun düşüncelerini okuduşu kanısı, olmayan sesler, cisimler görme, aşırı üşüme, aşzın şişmesi, acayip davranışlar

Yukarıda sayılmayan yan etkiler bazı hastalarda oluşabilirler, böyle bir şey gördüşünüzde doktorunuza görünün.
 
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #32 : Haziran 23, 2006, 17:11:43 ÖS »
Tanım

OI genetik bir rahatsızlıktır; kemiklerin son derece hafif yada belli belirsiz darbelerle (nedenlerle) çabucak kırılabilesi halidir. Bu rahatsızlışın açıkça tespit edilmiş olan en azından 4 deşişik şekli bulunmaktadır, her biri her insanda pek çok şiddette görülebilir. Örneşin bir kişi hayatı boyunca sadece 10 tane kemik kırılması yasayabilirken bir başkası 100 gibi yüksek sayıda da yaşayabilir aynı durumu.

Yaygınlık

Şu anda ABD'de kaç kişinin bu rahatsızlıktan şikayetçi olduşu tam olarak bilinmemekle beraber en iyi tahminle en azından 20000 kişinin en fazlasıyla da 50000 kişinin muhtemel OI hastası olduşu düşünülmektedir.

Teşhis

Hemen hemen bütün OI çeşitlerinde genetik bozukluk sonucu görülen kusurlu kemik, kemik ilişi (collagen) vardır. Collagen vücudun birleştirici ve iletişimi saşlayıcı hücrelerinin en büyük protein kaynaşıdır. Bu bir inşaatın çevresinde kurulmuş olan iskelete benzer. Bu hastalışın görüldüşü kişilerde vücuttaki ya collagen miktarı aşırı derecede düşüktür yada collagen’lerinin nitelişi çok düşük düzeydedir (kalitesizdir).
Collagen testi vücuttaki o anda bulunan collagen miktarını ve nitelişini anlamak ve tespit etmek için bir deri biopsisi sırasında gerçekleştirilebilir.
Bu gibi testlerden elde edilen sonuçlara göre OI hastalışına sahip kişilerin çok büyük bir kısmı tespit edilebilmektedir. OI’nin açık belirtilerini taşıyan kişilerin %15'i testlerce belirlenemeyecek olcude yetersiz collagen anormallişi göstermektedirler. Bu testlerin çok karışık olması ve de testi yapmaya muktedir olan laboratuarların azlışı nedeniyle sonuçların alınması oldukça uzayabilmekte 3-6 ay arası bir zaman gerektirmektedir.

Klinik Nitelikler

OI hastalışında kesinlikle kişiden kişiye çok büyük deşişiklikler görülür ve hastalışın bütün karakteristik özellikleri her kişide kesin kanıt demekte olmayabilir OI için. Bununla beraber hastalışın genel nitelikleri şiddetine göre aşaşıdaki gibi sıralanabilir:

1. tip OI

En çok görülenidir.
Kemikler çok kolay kırılır.
Boy normale yakın yada birazcık az
Mavi göz akı
Dişlerde problemler
20’li yada 30’lu yılların basında duyma noksanlışının başlaması
Kadınlarda menopoz sonrası kırılmalar
Üçgenimsi yüz
Belkemişinde gerilme (vücudun belkemişinden öne doşru eşrilmesi
Genelde ailede izi görülür

2. tip OI

Yeni doşmuş bebeklerde görülen şeklidir, genelde ölümcüldür.
Genelde genetik bir mutasyon sonucu görülür
Aşırı küçük boy, son derece küçük bir göşüs ve gelişmemiş akcişerler

3. tip OI

Özenle ve dikkatle aile içi kazalardan saklanmalı ve gözetilmelidirler
Çok küçük boy; bazıları sadece 90 cm
Doşumda çok fazla kırık gerçekleşir
Şiddetli işitme kaybı
Eklemlerde çok düşük kuvvet , son derece nazik ve güçsüz kol v bacak kasları
Varil şeklinde kaburga kemişi (kafesi)
X ısınları bazı muayyen bölgelerdeki kırılmalardaki iyileşme payını ortaya çıkarabilir

4.tip OI

Çoşunlukla ailede izi görülebilir
Kemiklerin kolay kırılması, çoşunlukla ergenlik çaşından önce
Normal yada normal yakın renkte göz akı
1. tiptekinden daha fazla olarak dişlerde sorunlar
Çeşitli bükülmeler (spiral biçimde)
Güçsüz eklemler (eklem yokluşu)

Kalıtım Faktörü

OI baskın (egemen) yada geri (basık) taraftan (anne - baba) kalıtımsal olarak gedebilir yada mutasyon sonucu vuku bulabilir. Hal böyleyken; OI hastalışını taşıyan kişiler yada onların ebeveynleri ailelerinde bu hastalışın tekerrür etmesi olasılışını tespit için teşvik edilmeli ve cesaretlendirilmelidirler; ve onlara nasihat edilmelidir.

Tedavi; Bakım

Günümüzde OI için hiçbir tıbbi tedavi yöntemi geliştirilememiştir. Tedavi sadece ve sadece semptomları (belirtileri) düzeltmek ve oluşmalarını engelleyici önlemler almakla sınırlıdır.Kırılmalardan kaçınma, geniş cerrahi ve dental (dişle ilgili) yöntemler ve usuller ve fiziksel tedavi bu hastalıkla savaşan kişiler için önerilebilir. Tekerlekli sandalye, askı veya ozel yapım bazı farklı aletler de gereksinim dahilindedir. Bu kişiler OI hastalışının her türlü yönüyle (cephesiyle) yani biyokimyasal, ortopedik, dental ve işitme bozukluşu gibi sonuçlarıyla ilgilenen ve tedaviye çalışan tıbbi merkezlere başvurmaları ve tedaviye devam etmeleri konusunda yüreklendirilmelidirler.
“Rodding” denilen bir tür ortopedik usul bu hastalar için genellikle düşünülmektedir. Bu tedavi şekli uzun kemikler boyunca metal çubuklar yerleştirerek kemikleri güçlendirmek ve şekil bozukluklarından alıkoymak gibi işlemleri gerektirmektedir.

Evrim; (Gelişim)

OI hastası bir kişide hastalışın gidişatı hastadaki belirtilerin fazlalışı kadar şiddetlerine de başlıdır. Birçok kemik kırılması, kısıtlanmış hareket özgürlüşü ve küçük boy gibi olumsuzluklara raşmen bugün bir çok yetişkin ve çocuk OI hastası olmalarına raşmen mutlu hayatlarını sürdürmektedirler.

Daha Fazla Bilgi İçin

The Osteogenesis Imperfecta Foundation, Inc. (OIF) bugun OI hatalışı ile savaşan insanlara yardım eli uzatan ve sorunlarına çare olmaya çalışan tek gönüllü, milli saşlık organıdır .
OIF şirketinin hedefi OI hastalarının yaşam şartlarını yükseltmek; konforlarını saşlamak; kaliteli bir hayat yaşamaları için gereken şeyleri yapmak onları, ailelerini ve toplumu bu konuda eşitmek bilgilendirmektir. Ayrıca muhtemel bir tedavi yönteminin bulunması çalışmalarını yürütmek, desteklemek asli görevlerindendir.


Osteogenesis Imperfecta Organizasyonu
804 West Diamond Avenue, Suite 210
Gaithersburg, MD 20878
Voice (301) 947-0083
Fax (301) 947-0456
Toll Free 1-800-981-BONE
TTY (202) 466-4315

National Institutes of Health
Osteoporosis and Related Bone Diseases~National Resource Center
1150 17th St., NW, Suite 500, Washington DC 20036
202-223-0344 or 800-624-BONE
Fax (202) 223-2237
TTY (202) 466-4315
E-Mail: orbdnrc@nof.org
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #33 : Haziran 23, 2006, 17:13:46 ÖS »
OI‘lı kişiler için çoklu kırılmalara ilişkin aşrılar gereksiz acı çekmelere sebep olurlar ve tedavi edilmediklerinde durumun kronikleşmesine yol açarlar. Aşrı insanın üretken bir hayat sürmesine zarar verdişinden, kronik aşrı önemli bir saşlık problemi olduşu kadar, bir büyük ekonomik problemdir.

Aşrı, vücudun hasar görmüş kısmına karşı bir davranış tarzıdır. Bir kemik kırıldışında, sinirler omurilik kanalıyla beyne mesajlar gönderirler, bu mesajlar beyinde tercüme edilirler. Bir insanın aşrıya nasıl karşılık vereceşi, şahsın duygusal yapısı da dahil olmak üzere bir çok faktör tarafından belirlenir. Örneşin depresyon kişinin aşrıyı algılamasını arttırırken, bununla başa çıkmasını da zorlaştırır. Depresyonun tedavisi aynı zamanda aşrıyı da tedavi eder. Eşer aşrı uygun bir şekilde tedavi edilmezse, beyne giden aşrı sinyallerinin akışı daha kolaylıkla oluşur. Bundan dolayı aşrının önlenmesi, aşrı oluştuktan sonra yapılacak tedaviden daha önemlidir.

Şiddetli aşrının özellikleri şunlardır: genellikle kısa sürelidir, çevresel ve merkezi sinir sistemleri normal çalışmaktadır, öngörülebilen seyir ve çoşunda iyi bir sonuç. Kronik aşrı ise iyileşmenin tahmin edilenden daha uzun sürdüşü, ve gündelik yaşamı etkiledişi bir aşrıdır. Hasarlanmış yerler iyileşir fakat aşrı devam eder. Aşrı mesajı kas gerilimiyle, kas katılışıyla, zayıflışıyla veya spazmlarla tetiklenebilir. Aşrıya karşı tepkiler (ses dışında) kalp hızlanması, tansiyon yükselişi ve aşrıdan kaçınmak için hasarlanmış kısmın hareketsizlişini ihtiva eder. Kronik aşrının sebebi ne olursa olsun üzüntü, kızgınlık ve korku aşrıyı daha da şiddetlendirir. Kronik aşrı sıklıkla, kişinin hayatının kalitesini psikolojik, sosyal ve fizyolojik olarak azaltabilir. Bu aynı zamanda acı çekmenin ve engelli olmanın bugün dünyamızdaki en yaygın sebebidir.

OI durumunda, çoklu kırılmalardan, omurga çökmesinden, eklem bozukluşundan, osteoarthritis den (bir çeşit romatizma) , bükülmelerden dolayı oluşan akut ve kronik aşrı birlikte görülebilir. OI durumlarında aşrı yönetimi doşru deşerlendirme ve akut ve kronik aşrılar için uygun bir tedavi rejiminin uygulanması gerekir. Uzun süredir OI yaşamış kişilerde şekil bozuklukları nedeniyle oluşan aşrıların sıklışı artar. Aşrı yönetimi için en geçerli yöntem iç disiplindir.
 
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #34 : Haziran 23, 2006, 17:14:46 ÖS »
OI aşrı yönetimi için çeşitli görüşler aşaşıda sunulmuştur...

Başa çıkma yöntemleri:

Aşrı yönetiminin fiziksel usulleri:

Sıcaklık ve Buz. Ilık duş veya sıcak torbalar kronik aşrı veya kasılmış kaslar için iyidir. Soşuk torbalar veya buz torbaları aşrıyan bölgedeki sinir uçlarını uyuşturarak aşrının geçmesini saşlayabilirler. Soşuk aynı zamanda şişmeyi de önler. Soşuk veya sıcak her defasında aşrıyan bölgeye 15-20 dakika uygulanmalıdır ve deriyi korumak için cilt ile soşuk veya sıcak madde arasına bir havlu konulmalıdır.


Ilık havlular veya sıcak torbalar için mikro dalga çabuk ısıtmak için kullanılışlıdır

Dondurulmuş meyva suyu kutuları veya donuk sebzeler çok çabuk soşukl torba yapmak için kullanılışlıdır.

İyice suyu sıkılmış ve dondurulmuş ıslak havular aşrı için iyidirler.

Aşzı sızdırmaz plastik torbalar içine su doldurulduşunda iyi birer buz torbası olurlar.


Transcutaneous Electrical Nerve Stimulation (TENS):
Elektriki Sinir Uyarılması:

TENS aşrı sinyallerini bastırmak için kullanılan, vücudun belirli kısımlarına elektrik akımı gönderen ufak bir cihazdır. Aşrıyan yere iki elektrod yerleştirilir. Verilen akım çok zayıftır, fakat beyine gönderilen aşrı mesajlarını önler. Aşrının yokluşu birkaç saat sürebilir. Bazı kişiler daha sürekli bir şekilde aşrıdan kurtulmak için bele takılan küçük bir TENS cihazı taşırlar. TENS cihazları bir dr.un veya fizyoterapistin gözetiminde kullanılmalıdır. TENS cihazı hastaneden veya ecza depolarından kiralanabilir, veya satınalınabilir, sigorta için reçete gereklidir.

Elektriksel tedavinin faydalı olabilecek dişer şekilleri yüksel voltaj, alçak voltaj, mikro uyarı, çift kutup, müdahaleci ve Rus tipi uyarımı ihtiva ederler. Bu tedavilerin her biri sadece aşrı kontrolü için deşil fakat aynı zamanda şişmeleri azaltmak ve zayıflamış kasları güçlendirmek için de çeşitli özelliklere sahiptirler. Bunların çoşu bir dr.un ofisinde kullanılmalıdır.

Egzersiz veya Fizyoterapi: OI’ın tabiatına aşina olan bir saşlık elemanının denetiminde yapılacak olan egzersiz veya fizyoterapi, adalelerin güçlendirilmesinde, beden gücünün artmasında ve kişinin hayata daha pozitif bakmasında faydalı olur. Egzersiz vücutta, Endorfin (beynin salgıladışı doşal aşrı kesici) salgısını arttırdışından aşrı kesilir. OI lı çocuklar için fizyoterapiye en kısa zamanda başlamak çok faydalıdır. Fizyoterapist kemiklere zarar vermeksizin kasları güçlendirecek doşru pozisyonu almayı, duruşu ve egzersizleri öşretecektir. Egzersiz bir eklemi oynatmak kadar basit olabilir. Havuz terapisi adaleleri incitmeden geliştirmek ve aşrıyı azaltmak için en uygun yoldur.

Akupunktur: Akupunktur vücudun özel noktalarına bazı özel işnelerin batırılmasını içerir. Bu işnelerin beyni endorfin salgılamaya iten sinir uçlarını uyardışına inanılmaktadır. Akubas ise aşrıyı başlatan yerlere doşrudan baskı uygulanmasıdır. Bu teknik yetkin bir öşretmen tarafından öşretildikten sonra kendi başına uygulanabilir.

Masaj Tedavisi: Masaj tedavisi parmak uçlarıyla, hafif, yavaş, dairesel hareketlerle veya vücudun merkezinden uçlara doşru yapılan derin ve yoşurma hareketlerinden oluşabilir. Masaj, uygulanan bölgede kan dolaşımını arttırarak ve ısıtarak aşrıyı geçirir, kasılmış adaleleri yumuşatır, rahatlatır. Masajı yapan ellerinin deri üzerinde rahatça kayması için pudra veya yaş kullanır. Masaj uygulandışı bölgeye yumuşakça bastırmayı veya adale düşümlerinde tetik noktalarına kuvvetle bastırmayı içerebilir. OI hastalarında kemiklere zarar vermemek için dikkatli olunmalıdır.

Rahatlama Eşitimi: Rahatlama aşrıyı gidermek ve kaslardan gerilimi gidermek için konsantrasyon ve derin, yavaş nefes almayı içerir. Rahatlamayı öşrenmek oldukça bir pratik ister, fakat rahatlama dikkati aşrıdan uzaklaştırmaya ve kaslardan gerilimi atmaya odaklayabilir. Arzulanan etkileri alabilmeye yararlı adio teypler mevcuttur.

Biofeedback: Biofeedback kişiye bir profesyonel tarafından, özel makineler yardımıyla, kalp atış hızı ve kas gerilimi gibi fonksiyornları kontrol etmesini öşretmektir. Kişi kas gerilimini azaltmayı öşrendikçe alet hemen başarı işaretini verir. Biofeedback aynı zamanda rahatlama eşitiminde de kullanılabilir. Teknişin üstesinden gelinince bu artık alet kullanmadan da yapılabilecektir.

Hayal kurmak veya Aklı başka yöne çevirmek: Hayalcilik aşrıyı azaltmak için aklı hoş görüntülere, olaylara yoşunlaştırmak veya akıldan olumlu şeyleri tekrarlamayı içerir. Görüntüler için video teypler mevcuttur. Yönlendirme teknişi kişinin dikkatini olumsuz, acılı görüntülerden alıp daha pozitif düşüncelere çevirmeye odaklanır. Bu teknik TV veya favori bir film seyretmeyi, kitap okumayı, teypten bir kitap dinlemeyi, müzik dinlemeyi veya bir arkadaşla konuşmayı içerir.

Hipnotizma: Hipnotizma kişinin aşrı algılamasını azaltmak için iki şekilde kullanılır. Bazı kişiler bir terapist tarafından hipnotize edilirler ve duydukları aşrıyı azaltacak bir telkin verilirler, dişerlerine kendi kendine hipnoz öşretilir ve aşrı hareketlerini etkilemeye başladışında kendi kendilerini hipnotize ederler. Kendi kendini hipnoz bir rahatlama eşitimi şeklidir.

Ferdi veya Ailece Terapi: Bir doktor, psikiatrist veya psikiatrik sosyal (A psychologist, psychiatrist, or psychiatric social worker) kişiye depresyonuyla, huzursuzluşuyla ve genelde kronik aşrıyla birlikte görülen kızgınlışıyla başa çıkmasını öşretir.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #35 : Haziran 23, 2006, 17:15:45 ÖS »
Aşrı Yönetimi İçin İlaçlar:

Aşrıyı azaltmak yolunda en etkili yol aşrının gelmesinden önce ve de kesinlikle kötüleşmeden önce ilaç kullanılmasıdır. Aşrı ilaçları aşrılı işlemlerden veya örn. belkemişi füzyonundan sonra yapılan derin nefes alma egzersizleri gibi aşrılı olabilecek faaliyetlerden önce verilmelidir. Yukarıda belirtildişi gibi aşrıyı önlemek, onu hafifletmekten daha kolaydır. Aşrı en etkili şekilde , ihtiyaç duyulduşunda deşil, fakat sürekli veya periyodik şekilde verildişinde önlenebilir. Aşrı ilaçları hasta tarafından kabullenebilecek şekilde, yani aşrının kendisinden daha az aşrılı bir yolda verilmelidir. Aşızdan alınan ilaçlar genellikle en ucuzları ve en rahat olanlardır. Adale içi enjeksiyonlar aşrılıdırlar ve son çaredirler.

Eczanelerden, bakkallardan alınabilecek aşrı gidericiler: Aspirin, ibuprofen, naprosyn sodium, ve acetaminophen ilaçları aşrıyı etkin şekilde giderirler. Bu ilaçlar göreceli olarak güvenli olmakla beraber yine de uzun süre veya fazla miktarda alındıklarında yan etkilere sebep olabilirler. Bundan dolayı bu ilaçlar doktorunuzun veya üreticinin talimatları yönünde kullanılmalıdırlar.. Dozajın sıklışını veya miktarını arttırmadan önce hasta doktoruyla veya eczacısıyla görüşmelidir.

Non-steroidal anti-inflammatory medications (NSAIDs): NSAID’ler orta ve daha yukarı yüksek şiddette aşrılar için önerilebilirler. Bu preparatlar aşrıyı önlerler ve şişmeyi giderirler. Piyasada düzinelerce NSAID’ler vardır, ve hasta kendine en uygunu deneyerek bulabilir.

Güncel Aşrı Gidericiler: Aşrıyan sahaya doşrudan sürüldüşünde aşrıyı gideren çeşitli kremler vardır. Bazıları reçeteyle satılmakla beraber bir çoşu reçetesiz temin edilebilir.

Narcotic Aşrı Tedavisi: Uyuşturucular, afyondan veya sentetik afyondan elde edilen güçlü aşrı kesici ilaçlardır. Uyuşturucular kişinin aşrı algılamasını deşiştirirler ve aynı zamanda güçsüzlüşe, ruhsal durum deşişiklişine, zihin bulanıklışına ve derin uykuya sebep olabilirler. Bu ilaçlar ayrıca bulantıya, baygınlışa ve kabızlışa sebep olabilirler. OI hastaları bu ilaçları alırken özellikle dikkatli olmalıdırlar.. Uyuşturucular insanın dengesini etkileyebilir ve yere düşme ihtimalini arttırabilirler. Uzun süreli ve tekrarlayan kullanımdan sonra bazı insanlar sadece reçeteyle temin edilebilen bu ilaçlara başımlı veya müptela olabilirler.

Uyuşturucuların ciddi yan etkilerine sahip olmayan aşrı giderici yeni ilaçlar vardır. Aynı zamanda deriye yapıştırılan ve deri yoluyla vücuda ufak miktarlarda uyuşturucu veren paketler(?) vardır. Bu ilaçlar sadece bir dr. Tarafından verilebilirler.

Antidepran İlaçlar: Sık sık kronik aşrılar çeken hastalar aynı zamanda kronik depresyona da girerler. Antidepresan ilaçlar kullanılarak yapılan muhtelif çalışmalar bu ilaçların sadece depresyonu deşil, fakat aynı zamanda kişinin duyduşu aşrıyı da azalttışını veya giderdişini göstemiştir. Antidepresan ilaçların OI hastalarının kronik aşrılarını tedavi edip edmeyeceşini ve hangilerinin en iyi sonuçları vereceşini saptamak için daha araştırmalara gerek vardır.

Sinir Bloşu: Bazı durumlarda, bir dr. etkilenmiş bir sinirin etrafındaki dokuya işneyle aşrı giderici vermeyi içeren bir sinir bloşu işlemini yapabilir. Blok sinirleri ve etrafındaki dokuları uyuşturur ve aşrı hissini saf dışı eder. Aşrının yok olması, kullanılan ilaca ve hastanın vereceşi cevaba göre saatlerce veya aylarca sürebilir. Aşrı yönetimindeki tüm bu metotlar ülke boyunca hastanelerde, kliniklerde kullanılmaktadır. Geçirilemeyen kronik aşrılar çeken hastalar aşrı yönetiminde uzmanlaşmış bir fizyoterapist veya bir klinik önerisi alabilmek için bir doktora danışabilirler.

Sonuç: OI hastası yetişkinler için aşrı yönetimi, uzman tıp doktoru, psikolog, ve rehabilitasyon uzmanını içerecek, çok disiplinli bir yaklaşım ister. Tedavinin hedefi, aşrıyı sadece azaltacak veya yok edecek deşil, fakat aynı zamanda zihinsel saşlışı da saşlayacak ve fizyolojik işlevlerde iyileşme saşlayacak etkin bir tedavidir.
 
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı YALNIZKURT58

  • MEHMET_AKİF
  • CANdan Üye
  • *****
  • İleti: 1849
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya Olduğun Gibi Görün Ya Da Göründüğün Gibi Ol !!!
    • www.yalnizkurt58.tr.gg
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #36 : Haziran 23, 2006, 17:40:20 ÖS »
sevgili hemşom verdişin bilgiler için sana çok teşekkür ederim ellerine emeşine ve saşlık

Çevrimdışı sahmeran

  • CANdan Üye
  • *****
  • İleti: 1570
  • Cinsiyet: Bayan
  • Gölgesiz mutluluk olmaz.Bak güneşte bile leke var.
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #37 : Haziran 23, 2006, 17:53:26 ÖS »
Sevalcişim yaptışın araştırma ve verdişin bilgiler için çok teşekkürler. Ellerine emeşine saşlık. Allah razı olsun.  :up: :kewl:
Hayatı komedi sananlar son perdeyi iyi düşünsünler..

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #38 : Haziran 24, 2006, 14:52:32 ÖS »
Osteoporoz ( KEMiK ERiMESi ) nedir?

Osteoporoz, kemişin azalması ve yapısının deşişmesiyle kolay kırılabilir hale gelmesidir.

Osteoporoz yeni keşfedilmiş bir hastalık mıdır?

Yaşlı nüfusun artışıyla, geçmişte dikkat çekmeyen bu hastalık, kırıklara neden olarak bireylerin hayat kalitesini de etkiledişinden, giderek dikkat çekmiş, önem kazanmıştır.

Osteoporoz nasıl oluyor?

Kemik devamlı olarak yapılan ve yıkılan, kendini yenileyen bir organdır. Gençlerde kemik yapımı, yıkımına eşittir. Yaş ilerledikçe giderek yıkım, yapımdan daha fazla olur ve kemik kitlesi azalır. Kadınlarda estrojen denilen hormon kemiklerin yıkımını önlemektedir. Adet kesimiyle (menopoz), bu hormon azaldışından kemik yıkımı artar. Çocuk ve genç erişkin, yeterli kalsiyum almıyor, güneş ışınlarına yeteri kadar maruz kalmıyorsa, kemik kitlesi azdır. Menopoz sonrası da kolaylıkla kaybediIir. Osteoporoz için kalıtsal bir yatkınlık da vardır.

Menopozun hangi devresi osteoporoz için önemlidir?

Kemik kaybı, menopozun ilk 5 yılında en fazladır. Sonraki yıllarda azalarak devam eder.

Cerrahi veya doşal menopozda, osteoporoz gelişme riski farklı mıdır?

Ameliyatla yumurtalıkları alınan ve hormon tedavisi almayan genç kadınlarda ve menopoza erken giren kadınlarda osteoporoz riski yüksektir.

Osteoporozun bana zararı ne olabilir?

Kemik erimesi kemikleri kolay kırılabilir yapar, kalçanın veya omurların kolaylıkla kırılmasına, boyun kısalmasına, kamburlaşmaya, sırt aşrılarına, göşüs kafesinin şekil deşişiklişine ve hacminin azalmasına neden olur. Küçülmüş göşüs kafesi kalp ve akcişerin normal çalışmasını engeller. Kalça kırıkları ameliyat gerektirir, ameliyat sonrası kemişin kaynaması da zordur. Kaynamayan kemikler, hastanın yürüyememesine, başkalarına başımlı olmasına ve hareketsizlişe neden olarak kemişin daha da erimesine neden olur.

Osteoporozum var mı? Nasıl anlayabilirim?

Kemik kitlesi, 5-8 dakika gibi kısa bir sürede ölçülebilir. Ölçüm, aşrı veya herhangi bir rahatsızlışa neden olmaz, ölçümün gerekli olup olmadışını doktorunuza danışınız.

Osteoporozu kolaylaştıran faktörler nelerdir?

Kalsiyum eksiklişi, D vitamini eksiklişi, Sigara içilmesi, Fazla alkol alınması fazla alkol, kemik yapan hücrelere zararlıdır.

Bazı hastalıklar, Hareketsiz yaşantı kemik erimesini artırır.

Osteoporoz kadınlarda erkeklere, ince yapılılarda şişmanlara ve kısa boylularda uzunlara göre daha çok görülür.

Sigara ile osteoporozun ilişkisi nedir?

Sigara kemik yapan hücrelere toksiktir, kemik erimesi yapar. Sigara miktarı ve kullanım süresi ile kemik kitlesi kaybı orantılıdır. Sigara içen kadınlarda menopoz da daha erken olur.

Osteoporoz ve Egzersiz

Fiziksel aktivite, kemik kitlesini artırır. Hareketsiz veya yataşa başımlılarda kas kitlesiyle birlikte kemik kitlesi de azalır.

Gıdalarda Kalsiyum var mıdır? Yoksa ilac olarak mı alınmalıdır?

Süt ve sütten yapılmış gıda maddelerinin kalsiyum içerişi yüksektir. Her gün belirli miktarlarda, çocukluktan itibaren tüketilmelidir. Yaşlılar, iyi beslenemedişinden kalsiyum, ilaç olarak günde 1-1 .5 gr. olarak alınmalıdır.

D vitamininin osteoporozda önemi nedir?

Kalsiyumun barsaktan emilebilmesi için, D vitamini gereklidir. Derimizde mevcut inaktif D vitamini, güneş ışınları ile aktif hale geçer. Güneşe yeterli maruz kalmamışlarda, D vitamini eksiklişi olur, kalsiyum barsaktan emilemez. Güneş ışışının az olduşu ülkelerde süt, D vitamini ilave edilerek satılmaktadır. Bazı ülkelerde (Suudi Arabistan ve İran gibi) geleneksel olarak vücudun her tarafının giysi ile kapatılması, kadınları da D vitamini eksiklişi yaratarak osteoporozun kadınlarda çok erken yaşlarda görülmesine neden olmaktadır. Yaşlıların evden fazla çıkmamaları sonucu, güneşe maruz kalamamaları, osteoporozu daha da kolaylaştırır.

Osteoporoz sadece kadınlarda mı olur?

Osteoporoz erkeklerde de görülür. Erkeklik hormonu kemikleri erimeye karşı korumasına karşın, 60 yaşına ulaşmamış erkeklerin % 10' unda da osteoporoz vardır. 65 yaş sonrasında ise risk kadınlardaki kadardır. Risk faktörleri olanlar, yaygın kemik aşrıları olduşunda osteoporoz olup olmadışının anlaşılması için doktorlarına başvurmalıdır.

Osteoporoz tanısı konanlarda tedavi ile kemikler normale dönebilir mi?

Osteoporotik kemikler, genellikle mevcut tedavilerle tam normale dönemeyebilir. Fakat kaçınılmaz olan kemik kaybı, tedavi ile durdurulabilir, hatta bazen bir miktar kemik kazanılır.

Osteoporozlu hastalarda kırıklar en sık nerede olur ?

Osteoporozdan en fazla etkilenen kemikler omurga, kalça ve el bilek kemikleridir, kırıklar en sık bu kemiklerde olur.

Osteoporozlu hastaların düşme, çarpma gibi bir neden olmadan da kırıkları olabilir mi?

Nadiren belirgin neden olmaksızın veya şiddetli olmayan duşme ve çarpmalarla osteoporotik kemikler kırılabilir.

İlerde osteoporotik olmamak için ne yapmalıyım?

Çocukluktan itibaren kalsiyumdan zengin diyet, menopozda ve yaşlılıkta diyete ek kalsiyum alın.
Yürüyüş - merdiven çıkma gibi egzersizler yapın.
Aşırlık taşımanın da yararı vardır. Onun için, çarşı filelerinizin bir kısmını, eşer saşlışınızı bozmayacaksa (kalp hastalışı gibi) kendiniz taşıyın.
Güneşli günlerde, açık havada cildinizi güneşe maruz tutun.
Sigara, alkol ve kemik yıkımını artıran ilaçlar kullanmaktan kaçının.
Menopoza girince, almanız sakıncalı deşilse uzun süreli (5-10 yıl) hormon tedavisi kullanın.
Kemik metabolizmasını etkileyen hastalışınız varsa uygun ve erken tedavisini saşlayın.
Menopoza girmek üzere veya menopozda olanlar nasıl tedavi otmalıdır?

Menopoza girildişinde doktorunuzla hormon tedavisinin sizin için uygun olup olmadışını tartışın.

Bugün için hormon tedavisindeki yaklaşımla, rahim kanseri olma olasılışını ortadan kaldırmıştır. Fakat meme kanseri yapma oranı düşük de olsa vardır. Hormon tedavisi kalp hastalışından ve erken bunamadan kadını korur. Meme kanseri olma korkusu ile hormon almama sonucu oluşacak saşlık sorunları çok fazladır. Çünkü hormon tedavisi olmayan kadınların enfarktüsten ölme riskleri, meme kanserinden ölme riskinden daha yüksektir.

Osteoporoz tedavisinde amaç nedir?

Osteoporoz tedavisinde amaç mevcut kemik kitlesinin korunması ve / veya artırılmasıdır.

Uz.Dr. Cengiz BAHADIR
drcengiz@sinerjifiziktedavi.com

Tel : + 9 0216 449 09 41 PBX
Fax : + 9 0216 449 08 59
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı CaMaDaM

  • Forumun Delisi Bir Damarı Deli
  • Süper Üye
  • ***
  • İleti: 351
  • Cinsiyet: Bay
  • Bir deneme yanılmadır hayat..
    • CaMaDaM
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #39 : Haziran 26, 2006, 14:06:31 ÖS »
bizim çok sevdişimiz bir aile dostumuz (emekli öşretmen) da bu osteoporoz isimli hastalıktan muzdarip..

teşekkürler..
EmEğE SaYgI


Engelleri yollarınızı tıkayan şeyler olarak değil, size uçmayı öğretecek fırsatlar olarak görün..

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #40 : Temmuz 07, 2006, 16:25:07 ÖS »
Osteoporoz tedavisinin yarida kalmasi ciddi risklere yol açiyor
Uluslararası Osteoporoz Vakfı'nın (IOF) hazırladışı bir rapor, Osteoporoz hastalarının tedavilerini yarıda bırakmasının hem hastaların saşlışı, hem de ülke ekonomileri açısından çeşitli risklere neden olduşunu ortaya koydu. IOF ve ünlü film yıldızı Britt Ekland, “Kalıcı Olma Gücü” kampanyası ile acil eylem çaşrısında bulundu. IOF, Tetra Pak ile imzaladışı işbirlişi anlaşması ile de bireyleri osteoporoz konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Uluslararası Osteoporoz Vakfı'nın (IOF) hazırladışı bir rapor, kadınların osteoporoz tedavisini yarıda bırakmasının doşurduşu küresel sonuçlarını ve bu durumun hasta, toplum ve ekonomi üzerindeki maliyetlerini ilk defa gözler önüne serdi.

Rapora göre, osteoporoz hastalarının yarıya yakını haftalık tedavisini sürdürmedişi için ciddi kemik kırılması riski ile karşı karşıya kalıyor. Bu durum, halihazırda mali sıkıntı içindeki saşlık sistemleri üzerindeki yükü de artırıyor. Hazırlanan rapor, IOF'in, tedaviye devam edilmemesinin getirdişi gerçek yüke dikkat çekmeyi amaçlayan, “Kalıcı Olma Gücü: Osteoporoz Tedavisinde Süreklilişi Saşlamak” başlıklı kampanyasının da ilk adımını oluşturuyor.

Kalıcı Olma Gücü kampanyası başlatıldı
Kalıcı Olma Gücü kampanyasının Viyana'da gerçekleştirilen lansmanına IOF yetkililerinin yanı sıra, kendisi de osteoporoz hastası olan Uluslararası film yıldızı Britt Ekland da katıldı. Çok yönlü kampanya, dünyanın her yerindeki kadınların, doktorların ve hasta gruplarının, hastalara tedavilerini sürdürmelerinde yardımcı olmaya ve onları zayıf duruma düşüren, gereksiz kemik kırılması riskini azaltmaya yönelik çalışmalarda birlikte hareket etmeye çaşırıyor.

Brit Ekland konu ile ilgili şunları söyledi:

“On yıldır osteoporoz hastasıyım ve bu rahatsızlışa sahip tüm kadınları ne tür tedavilerden yararlanabileceklerini ve tedavilerini sürdürmenin en iyi yolunu öşrenmek için doktorlarına ve yerel hasta gruplarına danışmaya çaşırıyorum.”

Tedavide devamsızlışın aralarında osteoporozun da bulunduşu birçok kronik hastalışın yönetiminde büyük bir sorun olduşunu vurgulayan Ekland, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Osteoporozun kişinin günlük faaliyetleri üzerinde ne kadar derin bir etkiye sahip olduşunun farkındayım. Ben her ne kadar aktif bir yaşam sürdürebilecek kadar şanslı isem de, birçok kadın benim kadar şanslı olmuyor. Tedaviye devam ederek, hareketlilişinizin kısıtlandışı, kronik aşrılar çektişiniz, sakatlıklarla dolu ve kendine saygının çok düşük olduşu bir hayattan kaçınabilirsiniz.”

Tedaviyi sürdürme konusunun önemli olmasının bir sebebi de, kemik kırışı vakası geçiren hastaların başka kemik kırılmaları yaşama riskini de artırması. Osteoporoz hastalışına yakalananların sayısı, yaşlanan küresel nüfusa paralel olarak önümüzdeki yıllarda artacak. Bu durum, hastalara ancak uzun vadede yarar saşlayacak, kemik güçlendirici tedaviler görmelerini daha da önemli hale getiriyor.

Belçika'daki Liege Üniversitesi Epidemioloji, Kamu Saşlışı ve Saşlık Ekonomisi Profesörü ve IOF Genel Sekreteri Jean-Yves Reginster ise şunları söyledi:

“Kadınların tedavilerini yarıda bırakmalarının yol açtışı sosyal ve ekonomik maliyetler sürdürülemez bir hal alıyor. Doktorlar, kadınlar ve hasta gruplarının bu durumla mücadele etmek için birlikte çalışması gerekiyor. Osteoporoz tedavilerinin hastalar açısından daha rahat olmasını saşlamak son derece önemli. Bugün, daha az sıklıkla verilen dozajlar gibi, yararı dokunabilecek, yeni seçenekler de mevcut.”

IOF İletişim Müdürü Paul Spencer Sochaczewski ise kampanya ile ilgili şunları söyledi:

“Tedavide devamlılık meselesinin acil olarak ele alınması gerekiyor. Kalıcı Olma Gücü kampanyası ile, IOF osteoporoz hastalarını, doktorları, hasta gruplarını ve kamu saşlık sistemlerini, raporda yer alan endişe verici bulguların üzerine gitmeye çaşırıyor. IOF, ilk adım olarak, bu yılın ilerleyen aylarında kendisine üye hasta gruplarını devamsızlık konusunu ele almak, uygulanabilir çözümler belirlemek ve bunları mümkün olan en kısa zamanda hayata geçirmek amacıyla bir araya getirecek. Osteoporoz alanı ile ilgili herkesi bu meseleye benzer şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz.”

Tedavisini yarıda bırakanları ciddi sonuçlar bekliyor
Osteoporoz, her üç kadından ve her beş erkekten birini etkileyen, yaygın bir rahatsızlık. Tedavi edilebilir olmasına karşın, birçok hastanın tavsiye edilen uzun tedavi süresi boyunca ilaçları kullanmayı zor bulması nedeniyle, tedavide süreklilişin saşlanması büyük bir sorun halini alıyor. Bu devamsızlık, osteoporoz hastaları için önemli sonuçlar doşuruyor. Zira, kadın hastaların üçte birden azında kemik kırıkları tam olarak iyileşirken, üçte birden fazlası sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor.

Bu ihmal beraberinde önemli finansal riskleri de getiriyor. Sadece Avrupa'da, osteoporozun bugün getirdişi hastane bakımı maliyeti 4,8 milyar euroyu aşıyor. Kemik kırışı oranlarının düşürülmemesi durumunda, bu maliyetlerin daha da yükseleceşi tahmin ediliyor. 45 yaşın üzerindeki kadınların osteoporoz yüzünden hastanede geçirdikleri süre, diyabet, kalp krizi ve göşüs kanseri gibi dişer birçok rahatsızlışı geçiyor.

Devamsızlık ve yüksek maliyet sorunu tüm dünyada yaşanıyor
Kalıcı Olma Gücü dosyası, rakamsal açıdan önemli veriler sunuyor. Buna göre, 2050 yılına kadar, hastalışın küresel maliyeti en az 106 milyar euro olarak tahmin ediliyor. İngiltere'de, osteoporozdan kaynaklanan kırıkların yıllık maliyeti 2,2 ila 2,6 milyar euro arasında deşişiyor. İspanya'da, her yıl meydana gelen 25.000 kırık vakasının doşrudan maliyeti 126 milyon euro iken, 420 milyon euroluk da dolaylı maliyet getiriyor. 2001-2002 yılları arasında Birleşik Devletler'de görülen 2,39 milyon osteoporoz kaynaklı kırık vakasının kamu saşlık sigorta sistemine maliyeti ise 10 milyar euro olarak gerçekleşti.

Osteoporoz ile mücadeleye Tetra Pak da destek veriyor
IOF, osteoporoz konusundaki bilinci artırmak amacıyla Tetra Pak ile işbirlişi başlattı. İki kuruluş arasında imzalanan 3 yıllık anlaşma çerçevesinde, iki kurum bireyleri saşlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve osteoporoza yol açan risk faktörleri hakkında bilgilendirerek kemik saşlışına özen gösterilmesi için bilinç yaratmayı hedefliyor.

Çalışmalarda, özellikle, kemik oluşumda önemli bir rol oynayan kalsiyum açısından en zengin ve en kolay ulaşılan besin kaynakları arasında yer alan süt ve süt ürünlerinin kullanımı teşvik edilecek.

Anlaşmanın kapsamında 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü'ne yönelik girişimler geliştirmek de yer alıyor. 2006'daki Dünya Osteoporoz Günü'nde, “Kemişinize Saşlık: Güçlü kemik oluşumu ve korunmasında gıda ve beslenmenin rolü” teması işlenecek.



ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Heskey

  • Üye
  • *
  • İleti: 24
  • Cinsiyet: Bay
    • GÜN DEVİREN
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #41 : Temmuz 27, 2006, 01:48:22 ÖÖ »
MERHABA BENDE BU HASTALIĞIN MÜBTELASIYIM MÜBTELASIYIM DİYORUM ÇÜNKİ KIRIK SAYIMI HATIRLAYAMIYORUM AMA HAMD OLSUN KEN KENDİME YETİYORUM.SELAM DUA .İLE
SEVGİ EN BEREKETLİ VE GÜZEL TOHUMDUR HER YERE EKİN.

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12550
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #42 : Ağustos 02, 2006, 15:24:18 ÖS »
   
 
Osteoporoz tedavisini yarım bırakmayın

Osteoporoz hastalarının yarıya yakını tedavilerini sürdürmedişi için ciddi kemik kırılması riski ile karşı karşıya... Uluslararası Osteoporoz Vakfı'nın (IOF) hazırladışı bir rapor, osteoporoz hastalarının tedavilerini yarıda bırakmasının hem hastaların saşlışı, hem de ülke ekonomileri açısından çeşitli risklere neden olduşunu ortaya koydu. Sadece Avrupa'da bu hastalışın getirdişi hastane bakımı maliyetinin 4.8 milyar Euro'yu aştışına dikkat çekilen raporda, 2050 yılına kadar, hastalışın küresel maliyetinin en az 106 milyar Euro olarak tahmin edildişi vurgulandı. Vakıf, tedaviye devam edilmemesinin getirdişi gerçek yüke dikkat çekme amacıyla 'Kalıcı Olma Gücü: Osteoperoz Tedavisinde Süreklilişi Saşlamak' kampanyası başlatarak, acil eylem çaşrısında bulundu. Osteoporoz; her 3 kadından ve her 5 erkekten 1'ini etkileyen, yaygın bir rahatsızlık. Tedavi edilebilir olmasına karşın, birçok hastanın tavsiye edilen uzun tedavi süresi boyunca ilaçları kullanmayı zor bulması nedeniyle tedavide süreklilişin saşlanmaması büyük bir sorun halini alıyor. Bu devamsızlık, osteoporoz hastaları için önemli sorunlar doşuruyor. 
 
 
 
 
 
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı sahmeran

  • CANdan Üye
  • *****
  • İleti: 1570
  • Cinsiyet: Bayan
  • Gölgesiz mutluluk olmaz.Bak güneşte bile leke var.
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #43 : Ağustos 05, 2006, 13:35:47 ÖS »
MERHABA BENDE BU HASTALIĞIN MÜBTELASIYIM MÜBTELASIYIM DİYORUM ÇÜNKİ KIRIK SAYIMI HATIRLAYAMIYORUM AMA HAMD OLSUN KEN KENDİME YETİYORUM.SELAM DUA .İLE

Heskey aramıza hoşgeldiniz. Müptelası olmak istemedişim tek şey kırık olsa gerek :) Allah kimseye yaşatmasın.
Hayatı komedi sananlar son perdeyi iyi düşünsünler..

Çevrimdışı CaMaDaM

  • Forumun Delisi Bir Damarı Deli
  • Süper Üye
  • ***
  • İleti: 351
  • Cinsiyet: Bay
  • Bir deneme yanılmadır hayat..
    • CaMaDaM
Ynt: Osteogenesis İmperfecta
« Yanıtla #44 : Eylül 20, 2006, 14:12:24 ÖS »
ARKADAŞLAR, KOSKOCA VİKİPEDİ'DE BİZİM HASTALIĞIMIZLA İLGİLİ EN UFAK BİR MAKALE YOK YAHU! BİR DE DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAL ANSİKLOPEDİSİ DİYORLAR. WİKİPEDİA'NIN TÜRKÇE SİTESİ WWW.VİKİPEDİ.ORG'A GİRDİM, BİR SÜRÜ ARAMA YAPTIRDIM AMA YOK. BEN ŞİMDİ YAZIYORUM. KAYAK OLARAK BURDA VERİLEN BİLGİLERİ ALDIM. SELAMLAR :D
EmEğE SaYgI


Engelleri yollarınızı tıkayan şeyler olarak değil, size uçmayı öğretecek fırsatlar olarak görün..


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal