Gönderen Konu: SSPE hastalığı.  (Okunma sayısı 2352 defa)  Facebook 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
SSPE hastalığı.
« : Aralık 24, 2006, 16:52:46 ÖS »
SSPE HASTALIĞI NEDİR?


Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) kızamık mikrobunun yol açtığı bir beyin hastalığıdır. Çocuklukta geçirilen kızamığın ağır ya da hafif olması SSPE oluşumu riskini etkilemez. Hatta döküntü olmadan (gizli) geçirilmiş kızamıklardan sonra da SSPE olabilir. Kızamıkların %20’ye varan bir oranı döküntü olmadan seyretmekte ve tanı almamaktadır.


Kızamık hastalığının ülkemizde halen görülmesi, hatta salgınlara yol açması nedeniyle SSPE de ortadan kaldırılamamaktadır.

Açılımı Subakut Sklorezan Panansefalit olan hastalığa kızamık geçirildikten sonra beyne yerleşen virüs neden oluyor. Virüs hastalığın bitiminden sonraki 10 yıl içinde tekrar aktif hale geçiyor ve beyinde büyük tahribata yol açıyor. Kesin tedavisi olmayan virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla hastalığın seyri yavaşlatılabiliyor.

SSPE, ( Subacute sclerosing panencephalitis )  temel düzeyde açıklayacak olursak kızamık virüsü enfeksiyonunun (beyin iltihabı) sebep olduğu bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Kızamık veya kızamık benzeri bir virüsün sebep olduğu az rastlanan  ölümcül bir nörolojik hastalık olarak da tanımlayabiliriz. Hastalık kızamık aşısı olmayan çocuklarda daha fazla görülmektedir.

SSPE, özellikle çocuklarda, nadirde olsa yetişkinlerde görülebilen bir hastalıktır. Genellikle kırsal bölgelerdeki erkeklerde kızamık enfeksiyonundan bir kaç yıl sonra veya 10 yıl sonra bile ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Ülkemizde daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesinde  rastlanan bir hastalıktır.Hastalık yetişkinlerde de görülmekle beraber erkek çocuklarda kız çocuklara nazaran daha sık rastlanmaktadır.

Hastalığın sebep olduğu patolojik değişiklikler özellikle tek bir organda, beyinde gerçekleşmektedir. Hastalarda sırasıyla spastiklik, koma ve 6 ila 12 ay içinde ölümle sonuçlanan ilerlemeli beyin işlevi kaybı görülür..

SSPE  önceleri tipik bir nörolojik hastalık örneği olarak düşünülmesine rağmen, günümüzde kompleks bir temel nörolojik sorun olarak tanınmaktadır. Bu hastalık,  nadir olarak, genelde bir milyon çocukta bir vaka olarak görülmesine karşın, son 40 yıldır bilimsel literatürde daha kapsamlı bir şekilde yer almaktadır. Modern tıpta henüz kesin bir tedavisi yok. Ancak hastalığın seyri yavaşlatılabilmektedir.

SEBEBİ:

SSPE (subacute sclerosing panencephalitis) beyin iltihabı ile belirli ilerleme kaydeden nörolojik bir hastalıktır. Hastalık kızamık virüsünün reaktivasyonu yani aktif hale gelmesinden veya kızamık virüsüne uygunsuz bir immün yanıt verilmesi sonucu gelişebilir.

SSPE hastalığına kızamık hastalığı geçirildikten sonra beyine yerleşen kızamık virüsü neden oluyor. Kızamık geçirdikten 1 ile 10 yıl arasında hastalığın belirtileri başlıyor ve virüs beyinde tahribata yol açıyor.

Kızamık virüsünün hangi şekilde ve değişiklikler sonucu SSPE’ ye yol açtığı hala sırrını korumaktadır. Ayrıca  SSPE virüsünün topluluk içinde bulaşarak yayıldığı iddiası bilimsel hiç bir kanıta sahip değildir.

BELİRTİLERİ:

Önceden normal gelişimi olan bir çocukta (ya da genç erişkinde) birkaç hafta birkaç ay içinde gelişen; yürümede bozulma, unutkanlık, konuşmada bozulma, davranış değişikliği, başın öne doğru düşmesi ya da vücutta gevşeme, silkinme şeklinde çok kısa süreli nöbetler en tanımlayıcı belirtilerdir. SSPE hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Ancak bazı hastalarda (yaklaşık 10 hastadan birinde) ilerlemenin olmaması, hastalıkta duraklama, hatta kendiliğinden iyileşmenin görülmesi mümkündür Başlangıç bulguları hafıza kaybı, irritabilite (uyarılara yanıt vermede görülen bozukluklar), nöbetler, istemsiz kas hareketleri ve/veya davranış değişiklikleridir.

SSPE hastalığının ilerlemesi ise 4 aşamada meydana geliyor:
 1. Dönem: Unutkanlık, sinirlilik
 2. Dönem: Sıçramalar başlıyor. Tek başına yemek yiyemiyor
 3. Dönem: Hasta yatağa bağımlı hale geliyor. Burundan sıvıyla besleniyor
 4. Dönem: Komaya giriyor. Yıllarca sürebilecek koma ölümle sonuçlanıyor.

TEDAVİ:

SSPE hastalığından korunmanın en önemli yolu kızamık aşısı olmak, kızamık aşısı olmamış çocuklarda hastalığın görülme riskinin aşı yapılana göre 20-30 kat daha fazla olduğu  bilinmektedir. Hastalığın en erken 6 hafta içinde ölüme sebebiyet verdiğini belirten doktorlar, iyi bakımla 20-25 yıl daha yaşayan vakalara rastlandığını belirtiyorlar. Tıbben kesin tedavisi olmayan bu hastalığın, sadece virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla  seyri yavaşlatılabiliyor.

     
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #1 : Aralık 24, 2006, 16:54:26 ÖS »
SSPE’nin yok edilmesi hedefleniyor
Kızamık hastalığı nedeniyle ortaya çıkan SSPE hastalığının Türkiye’de 2010 yılına kadar yok edilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 10 ayda 79 SSPE vakası görüldü.

ANKARA - Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, kızamık olgularının yaklaşık olarak yüzde 30’unda bir ya da daha fazla ek sağlık sorunu ortaya çıkıyor. Kızamık hastalığına yakalananların yüzde 16’sında zatürre, yüzde 14’ünde ishal, yüzde 8’inde ensefalit, yüzde 3’ünde menenjit, yüzde 3-6’sında ise ölüm görülüyor.

Kızamık hastalığı nedeniyle ortaya çıkan SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit)100 bin kızamık olgusundan 4-11’inde görülürken, enfeksiyonun erken yaşlarda geçirilmesi halinde bu risk 100 bin olguda 18-28’e kadar yükseliyor.

‘HASTALIKTAN KORUNMANIN TEK YOLU AŞI’
Kızamık ve buna bağlı diğer sağlık sorunlarından korunmanın tek yolunun aşı olduğuna dikkati çeken yetkililer, uygulamaya konulan yeni aşı takvimiyle 2010 yılına kadar SSPE’ye neden olan kızamık hastalığının yok edilmesi, başka ülkelerden gelen virüslerin yerleşmesinin engellenmesi ve bu hastalıktan ölümlerin engellenmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Yetkililer, 2003-2005 yılları arasında uygulanan ‘Kızamık Aşı Günleri” ile 15 yaş altı 18.5 milyon çocuğun aşılanarak yüzde 95 hedefinin aşıldığını kaydettiler.

10 AYDA 79 VAKA
1995-2005 yıllarına ait toplam bin 131 SSPE olgusunun bildirildiğini anlatan yetkililer, buna göre 2004 yılında SSPE görülme sıklığının milyonda 2.5 olduğunu belirttiler. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, aşılanma oranı yüksek ülkelerde tüm nüfusta SSPE görülme sıklığının milyonda 1, kızamık hastalığının yaygın, aşılanma oranının düşük olduğu ülkelerde ise ise milyonda 20-100 olarak bildirildiğine dikkati çeken yetkililer, “Son yıllarda saptanan SSPE olguları, aşılama oranlarının ve aşıyla elde edilen toplumsal bağışıklığın düşük olduğu geçmiş dönemlerde görülen kızamık olgularından kaynaklanmaktadır” diye konuştular.

Türkiye’de hastalığın sıklıkla aşılama oranlarının düşük olduğu veya göç alan illerde görüldüğünü ifade eden yetkililer, geçen yıl ülke genelinde 15 ilden 37 yeni SSPE olgusunun bildirildiğini, bunlardan 4’ünün hayatını kaybettiğini belirttiler. Bu yılın Ocak-Ekim ayları arasında ise toplam 79 vaka bildirildiğini belirten yetkililer, “Aşılamayla kontrol sağlandığında, kızamık hastalığının azalmasından birkaç yıl sonra yeni SSPE olguları da azalacaktır. Çünkü SSPE hastalığı ülkemizde kızamık hastalığı geçirilmesinden ortalama 5-6 yıl sonra ortaya çıkmaktadır” şeklinde görüş bildirdiler.

SSPE NEDİR?
SSPE, kızamığa karşı aşılanmamış, aşılandığı halde yeterli bağışıklık düzeyine ulaşmamış veya aşılanmadan önce kızamık geçirmiş çocuklarda ortaya çıkıyor. Kızamık geçirildikten sonra beyne yerleşebilen virüsün neden olduğu bir merkezi sinir sistemi hastalığı olan SSPE’nin kesin tedavisi bulunmuyor. Hastalık, ancak virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla kontrol altına alınabiliyor.

Hastalığın sebep olduğu etkiler beyinde ortaya çıkıyor. Hastalarda sırasıyla spastiklik, koma ve 6 ila 12 ay içinde ölümle sonuçlanan ilerlemeli beyin işlevi kaybı görülüyor. Hastalığın belirtileri hafıza kaybı, uyarılara yanıt vermede bozukluk, nöbet, istemsiz kas hareketleri ve/veya davranış değişiklikleri olarak ortaya çıkıyor.

 ,
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #2 : Aralık 24, 2006, 16:55:55 ÖS »
HASTALIĞA BAĞLI PROBLEMLER

KABIZLIK: Kabızlık, bağırsak gazları çok sık karşılaştığımız bir sorun bunun için ebegümecini yoğun gaz içinde papatya çayını önerebiliriz ikisinin de oldukça etkili olduğu test edildi.

BALGAM: Çok önemli bir problem halledilemediği zaman vakumla balgamı aldırmak zorunda kalabilirsiniz. Ebegümeci, susam yağı, keten tohumu gibi bitkiler balgamın sökülmesine yardımcı olsa da en etkili yöntem yüz üstü yatırmak ve bebekliğinde yapıldığı gibi avuç içi ile kürek kemiklerinin arasına onu rahatsız etmeyecek şekilde hafif hafif vurarak balgamı çıkarmaya çalışmak.

ATEŞ: Yine eski bilgilerimize başvuracağız. Genelde ılık suyla yerine göre soğuk su ateşli bölgelere kompres yapmak. Ateşli durumlarda sık sık ateşin derecesini ölçün panik yapmayın bu hastalık esnasında ateşin olması savaşın devam ettiğini gösterir hem toksinlerin atılmasına da yardımcı olur yeter ki sınırı aşmasın üst sınır 38 ondan sonrası tehlikeli olabilir.

YUTKUNMA GÜÇLÜĞÜ: Çiğneyebiliyorsa ağzına sakız verin yutup yutmadığını kontrol edin emzik ve biberonlar (eğer çocuk kabul ediyorsa) yutkunmanın sürekliliğini sağlıyor.

AĞLAMALAR: Ağlamanın sebebini bulup halletmeye çalışın çiş, kaka, gaz sancısı vs… her hangi bir ağrı ebeveynler açısından rahatsız edici bir durum ama aylarca “ııh” sesini bile duyamayacağınız anların da olabileceğini düşünüp şükredebilirsiniz üstelik ağlama bir çok siniri faaliyete geçireceğinden buna olumlu bir durum gözüyle de bakabiliriz.

TERLEMELER: Özellikle kafa bölgesinde yoğun terlemeler olabilir sebebi genellikle aşırı elektriktendir saçlarını kısa tutmanız ve terli bölgeleri kurutarak hastayı rahatlatabilirsiniz terlemeye de tehlikeli boyutlarda olmadığı müddetçe olumlu gözle bakabiliriz.

DİŞ GICIRDATMALARI: Aşırı elektrik deşarjından kaynaklanır yapacak tek şey etkisini azaltmaya çalışmak bunu da eczanelerden alacağınız dişlikler vasıtasıyla yapabilirsiniz.

KASILMALAR: RİVOTRİL ve LİORESAL  Bu ilaçlar, artık yürüyemeyen ve fazla kasılması olan hastalarda kasları gevşetmek için verilir. Yeşil reçete ile verilmektedir. Bunların dozu çocuğun kasılma derecesine göre ayarlandığı için genellikle hekimler anne ve babalara şöyle öneriyor: günde verilebilecek en yüksek miktar damladır (ya da tablettir). Kasılmaların derecesine göre bundan daha fazla yetinebilirler. Deneyerek dozu ayarlayabilirsiniz. Fazla gelirse uyku yapar, o zaman dozu azaltırsınız. (aileler doz ayarlamada zorluk çekiyorlarsa çocuklarını doktora sık götürerek dozu ona da ayarlatabilirsiniz.) hekimler bu ayarlamayı aileye bırakmaktadır.


SSPE HASTALIĞINA BAĞLI PROBLEMLER VE TAVSİYELER

1.AĞLAMALAR


Ağlamaların sebebi çoğunlukla,

a)     Gaz sancısı

b)     Kaka problemi (kabızlık)

c)      Çiş problemi (idrarda tutukluluk)

d)     Kasılmaları (kas ağrıları oluşuyor)

e)     Yutma göçlüğü (boğazlar, bademcikler, yutak borusunun dralması)

f)       Yanlız kalmaları

g)     Sevmediği şeylerin yedirilmesi

h)     Vücutta meydana gelmiş olan bir enfeksiyonun rahatsızlığı


2.ATEŞ


Karşılaştığımız 2 tür ateş vardır.


a)Hastalığımızdan kaynaklanan ateş:

Bu ateş çoğunlukla38 dereceye kadar çıkan ateştir. Vücudun kendisi hastalığa karşıgöstermiş olduğusavunma cinsi ateştir. Bu ateş hastalığımız süresince karşımıza çok çıkacaktır. Panik yapılacak bir durum değildir.Yin de sık sıkölçmek gerekir. Bu arada ateş düşürücü şuruplar kullanılır. Sürekli bezle müdahale edilir. Koltuk altı ve kasıkları ıslatarak çocuğa uygulayın.


b)Enfeksiyonun sspe hastalığıyla birleştiği ateş:

bu ateş çoğunlukla 40, 41 derece’ye kadar çıkar. Böyle bir durumda evde oyalanmayıp, doktoragitmek gerekir. Enfeksiyonu öğrenip ona göre müdahale edilip, oluşan bu mikrobu bir an önce yok etmek lazımdır. Bu da antibiyotikle halledilir. Bağışıklık sisteminin daha da düşmesi çocuğun ölmesine sebep olur. Bunun için iğneli antibiyotikle tedavi etirin.Bu arada oluşan kilo kaybında da çocuğu ek besin olarak hazır mama takviye edilen, özellikle MİLUPA’nın her türlüsü mevcuttur. Kilo almasıhem enfeksiyonun yok olmasına, hemde sspe hastalığına faydası çok büyüktür. (Enfeksiyonla beraber havaleler ve kasılmalar artar.)


a)sirke ile baş, koltuk altı ve kasık bölgelerine pamuk veya bez yardımı ile ıslatarak, tanpon yapılır, sık sık değiştirilir.

b) Ilık banyo yaptırılır.

c) Gün içerisinde 38;5 dereceden yukarıda ise doktora başvurulmalıdır, çünkü başka bir enfeksiyon ile birleşmemiş ise kasılma ve havaleler artar, yapılacak ilk iş enfeksiyonu öğrenmek ve antibiyotik ile (iğne hastalığa müdahale edilmelidir), (hap veya şurup ile oyalanmamalıdır.)


3.AĞIZ VE BOĞAZ İLTİHABI


Ağzının içini mümkün mertebe temiz tutmalıyız. Dişleri günde 2-3 kez fırçalamalıyız. Karbonatlı suylada her gün bir kez dezenfekte edin. Özellikle dilin üzerindeki beyaz tabakayı diş fırçası yardımı ile temizlerseniz, oradaki sinirleri de uyarıp, zaman içerisinde dilini kullanmasına fayda sağlarsanız, tat almasına da sebep olursunuz. Boğazına yapacağınız masajda çok faydalı olacaktır.


Masaj:Baş parmağınızla, işaret parmağınızı çocuğun boğzındaki gırtlağın yanlarındaki damarlara koyup, yukarıdan aşağıya doğru biraz bastırarak asmanız onu rahatlatır. Aynı zamanda buradaki kasları hareket ettirdiğinden dolayı çocuktaki yutma refleksini kuvvetlendirir. Yeme+Yutkunmadaki zorluklar ortadan kalkar. Her yemekten önce yapınız. Zaman içerisinde farkı anlayacaksınız.

Balgam:Limon suyunu damlatarak kullanmak çok faydalıdır. Balgamın üzerine düştüğü için onu içindeki asitle parçalar. Kimi zaman yutar kimi zaman çıkarır. Önemli olan onu sökmesidir.

Ebegömeci, ıhlamur, su, bal, tarifesi çok daha geçerlidir, bu çay da balgamı öksürterek söktürür.

Masaj: Her ikisinde de; çocuğunuz öksürdüğü zaman da onu oturur vaziyete alıp, kaldırarak önden göğsünün yanlarına arkadan göğsün hizasında olan sırtının yanlarına avucunuzun içi ile üçgen çeklinde, elinizin içinde hava bırakarak çocuğa vurunuz, halıyı döver gibi pat pat sesleri çıkacaktır. Bu tanponla onun içindeki balgamı kopartırsınız. Bunun uygulanması şarttır. Çünkü göğüste toplanan balgam ciğerleri sarar, çocuğun nefes almasını önler, tabi kalbi tıkar. Nasıl bu durumu çözmek lazımdır. Bu masajı her seferinde vuruşları 25-25 ön, 25-25 arka olmak üzere günde 2-3-4 her ne kadar yapasanız o kdar balgam atar. Çıkarmasa da balgamı çiş ve kakasında muhakkak çıkar.


a) Polen, bal ile yedirilir.

b) Karadut şurubu yavaş yavaş içirilir.

c) Okaliptus suyuna pekmez veya bal karıştırılarak içirilir.

d) Okaliptus yağı ile masaj yapılır. Başparmağımız ve işaret parmağımız ile yukarıdan aşağıya doğru gırtlağın her iki yanındaki kaslar ovulur.

e) Ebegümeci, su, bal kaynatılır, demlenerek içirilir.


4.DİŞ GICIRDATMALARI


Aşırı elektrik deşarjından kaynaklanır. Eksik doz rivotrilden de kaynaklanıyor. Rahatsız edilmekten özellikle uyurken yerinin değiştirilmesi vb sebeplerden oluşmaktadır. Eczanelerden alacağınız dişlikler vasıtasıyla bu sorunu biraz azaltırsınız


Gün içerisinde ayaklarını içine su dolu bir kapta 5-10 dk. Bekletiniz. Kışın su ılık olsun, yazınsa serin, onu çok rahatlatır. İçine 2 damla papatya ve lavanta yağı damlatabilirsiniz. Mümkünse gün içerisinde 1 defa düş aldırın.


Yazın toprağın içine bir oyuk açıp, içine dolduracağınız su ile ayaklarını içine sokmanızda onu rahatlatır. Toprak onun enerjisini alır.


Bakır bir telli eline bağlayıp, telin bir diğer ucunu toprağa gömerek enerjisini attırabilirsiniz.


Çocuklarımız hareket etmedikleri için vücutlarındaki enerji birikimi oluşup elektrik akımı yüksek oluyor. Fizyoterapi, vücuda hareket yaptırmanızda onun kasılmalarına, diş gıcırdatmalarının azalmasına çok iyi gelecektir.


5.YUTKUNMA GÖÇLÜĞÜ


Bizim can noktanız olan çok önemli bir harekettir. Bu hareketin gitmesi demek çocuklarımızın ölmesi demektir. Beynin en son unutuğu bir harekettir. Bu hareketi çocuğumuza unutturmamamız gerekiyor. Bunu ona anlatmalısınız. Yaşaması için gerekli olduğunu ve bunu yapabileceği, ona güvendiğinizi, sizin için onun ne kadar gerekli olduğunu ve sizi seviyorsa bu hareketi hiç unutmamasını onun beynine motive edin. Yani şartlandırın, öğretin, yemen lazım, yutman lazım, hastalığı yenmen için bunu yapmalısın, yapabilirsin vb..


Dile kaşık ile bastırarak önce uyarın, sonra mamasını verin her bir kaşık mamadan önce başka bir kaşık yardımı ile dili uyarıp sonra mama yedirin.


Yemek yemeden önce kendine ait bir diş fırçası ile ıslak olsun, dili bastırarak, ovarak, dişetlerine masaj yaparak, dişlerini fırçalayarak dili uyarıp, yemek yedireceğinizi söyleyip öyle besleyin. Unutmayınki bu çocuklar sizi duyuyor, ona söylediğiniz her sözü de anlıyor. Ama cevap veremiyor.


Ağzını açmıyorsa, dudaklarının üzerine, çene kemiklerine, boğazına baş ve işaret parmaklarınızla masaj yapın ağız çevresini uyarın. Sevdiği yemekleri, kolay yiyeceği şeyler verin.


Yutma göçlüğünden dolayı Kilo gitti ise zaman kaybetmeden Milupanın hazır mamalarından yedirin. Tavsiye ettiğiniz hareketleri yaparsanız ve mamayı yedirirseniz zaman içerisinde kaybedilen kilolar alınacağından çocuğun bağışıklık sistemi düzelecek, bu zorluk da ortadan kalkacaktır. Çocuğunuz zaman içerisinde katı yiyecekler dahi yiyecektir. Mamayı da yadirmede güçlük çekiyorsanız kilo da çok çok gitmiş ise sonda bağlatabilirsiniz. Bu şekilde beslenirken de orada sıvı olarak birşeyler yuturun ama şu varki bir çok hasta bu dönemden geçti, tavsiye etiğiniz bu önlemi kaideye alın, bu dönemler çok zor da olsa geçiriliyor. İnsanoğlu herşeyi başarabilir, yeterki azimli olsun, Allaha dua etsin. O bizi bağışlayan, gören işiten, ve duyandır, onun istediği olur. Kuluna karşı her zaman merhametlidir. Bize tek yardım eden “O” dur sabrın sonu selamettir. İnşallah bu kötü günler geçecek Allah yavrularımızı bize bağışlıyacaktır.


Hayatta tek değilsiniz, sadece sizin başınızda , sizin hanenizde değil bu acılar, sadece sizin yüreğiniz kanamıyor. Bizler bir ididk on olduk, on idik yüz olduk, bin olduk. Gelin bir olalımi birlikten güç doğar birbirimize yardım doğar, çocuklarımıza şans doğar.


6.ASAB BOZUKLUĞU:


Karabaş otounu kaynatıp üzüm pekmezi ile içilir.


7.BALGAM (Flegma):


a) limonu ağız içine bir kaç damla şeklinde sıkarak verilebilir.

b) Karabaş otu kaynatılır, içilir.

c) Sirke çay kaşığı ile içirilir.

d) Sarmısak ile süt kaynatılarak içirilir.

e) İncirle süt kaynatılarak içirilir,

f) Bal tuz ile karıştırılarak yedirirlir.

g) Kekik suyu ile kaynatılıp sirke ilave edilip içirilir.


8.BAĞIRSAK İLTİHABI – KOLİT:


a) Keten tohumu bal-macun yapılıp yemeklerden önce bir kaşık yedirilir.

b) Kantaron kaynatılır, birer bardak içirilir.

c) Büğürtlen yedirilir.

d) Papatya ıhlamur kaynatılarak içirilir.


9.BAŞIN GENEL HASTALIKLARINDA:


Karabaş otu kaynatılarak içirilir.


10.BAYILMA VE BAŞDÖNME:


a) Soğan koklatırılır.

b) Yabani nane koklatırılır.

c) Limon ve portakal suyu içirilir.


11.DİL ŞİŞKİNLİĞİ:


a) Çemen suyu ile kaynatılır. Yada yavaş yavaş içirilir

b) Rezene ile su kaynatılıp, bal ilave edilir, ağızda tutulur.


12.DİL İLTİHABI:


a) Ada çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içirilir

b) Ahududu çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içrilir.

c) Meyan kökü çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içirilir.

d) Dilin üzeri ve ağız içi karbonatlı, su ve diş fırçası ile fırçalanır ovulur,


13.DİŞ ÇÜRÜMESİ:


Dişetlerini kuvvetlendirmek, dişleri fırçalamak gerekir.


a) Biberiye, böğürtlen, defne tohumu sirke kaynatılıp, elde edilen mayi ile gargara yaptırılır.

b) Ebegümeci su ile kaynatılıp gargara yaptırılır.

c) Papatya  su ile kaynatılıp gargara yaptırılır.


14.EL VE AKAY TİTREMELERİ:


a) Karabaş otu su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.

b) Kekik su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.

c) Hatmi kökü su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.

d) Turunç çiçeği su ile kaynatılarak bal ilave edilerek içirilir.

e) Sarmısak yedirilir.


15.FELÇ:


a) Havuç, mandalina, ceviz, badem, hurma, ayva, hoşaf, polen, çörek otu, kereviz tohumu, zeytinyağı ve hindistan yağı yedirilmeli.

b) Ambel koklatılır.

c) İğde kaynatılarak birer bardak içirilir.

d) Biberiye kaynatılarak içirilir.

e) Yasemin yağı ile masaj yapılır.

g) Hastaya deniz ve kum banyosu yaptırılır.


16.GAZLAR:


a) Rezene su ile kaynatılıp içirilir.

b) Kekik, nane ve su kaynatılarak içirilir.

c) Anason ve su kaynatılarak içirilir.

d) Zencefil ve su kaynatılarak içirilir.

e) Çörek otu, havuç, sarımsak, ayva ve enginar yedirilir.

f) Karabaş otu ve su kaynatılarak içirilir.

g) Biberiye ve su kaunatılarak içirilir.


17.GRİP:


a) Ihlamur, limon ve su kaynatılarak içirilir.

b) Adaçayı ve su kaynatılarak içirilir.

c) Portakal, mandalina ve elma yedirilir.

d) Sarmısak yedirilmeli, en az günde bir tane kullanılmalı.

e) Papatya, nane ve su kaynatılarak içirilir.

f) Biberiye ve su kaynatılarak içirilir.

g) Masaj: Boyun ile omuzun birleştiği yerin tam ortası, kuvvetlice ovulur.


18.GÖZLERİ KUVVETLENDİRME:


a) Böğürtlen yedirilir.

b) Karabaş otu kaynatılarak içirilir.

c) Badem yedirilir.

d) Saf zeytinyağı göz çevresine sörülür.

e) Havuç yedirilir.

f) A vitamini kullanılır.


19.HIÇKIRIK:


a) Nane ve su kaynatılarak içirilir.

b) Limon ağzına damlatılır ve su verilir.


20.İDRAR YOLU İLTİHABI:


a) Arpa su ile kaynatılarak içirilir. 4 su bardağı suya iki çorba kaşığı arpayı 15 dakika kaynatılarak 3 kere 1 fincan içirilir. Yada yarısı olabilir.

b)Ebegübeci su ile kaynatılarak içirilir.


21.İDRAR TUTUKLULUĞU:


a) Papatya çiçeği, kereviz ve su kaynatılarak içirilir.

b) Kiraz sapı ve su kaynatılarak içrilir.

c) Ayrık otu ve su kaynatılarak içrilir.

d) Maydanoz ve su kaynatılarak içirilir.

e) Prasa ve zeytinyağı yemeği yedirilir.

f) Bal ve su kaynatılarak içirilir.

g) Yüz üstü yatırılarak, karın kısmına baskı uygulanır.

h) Ayaklarını karnına doğru ileri ve geri hareket ettirilir.


22.İŞTAHI AÇMAK:


a) Nane ve su kaynatılarak şeker ilave edilerek içirilir.

b) Yemeklerde karabiber kullanılır.

c) Çörek otu bal ile yedrilir.

d) Kekik ve su kaynatılarak içirilir.

e) Cıva perçemi su kaynatılarak içirilir.

f) Kantoron çiçeği su kaynatılarak içirilir.


23.KABIZLIK:


a) Her akşam sebze yemeği yedirilir.

b) Ebegümeci, bal ve su kaynatılarak içirilir.

c) Kuru erik ve su kaynatılarak içirilir.

d) Sinameki ve su kaynatılarak içirilir.

e) Hıyar, kereviz, domates, havuç suyu, zeytinyağı, susamyağı, yoğurt, semizotu, kayısı, elma patlıcan, bamya, kabak ve keten tohumu yedirilir.


24.KANSIZLIK:


a) Yumurta, süt, pekmez, dut, badem, kuru üzüm, polen, hurma, ceviz yedirilir.

b) Kantaron ve su kaynatılarak içirilir.

c) Maydanoz ve su kaynatılarak içirilir.

d) Biberiye ve su kaynatılarak içirilir.

e) Cıva perçemi ve su kaynatılarak içirilir.


25.KARACİĞER:


a) Enginar yemeği yedirilmeli, enginar yaprağı su ile kaynatılarak içrilir.

b) Kereviz su ile kaynatılarak içirilir.

c) Ardıç tohumu su ile kaynatılarak içirilir.

d) Maydanoz su ile kaynatılarak içirilir.

e) Biberiye su ile kaynatılarak içirilir.

f) Kekik su ile kaynatılarak içirilir.

g) Zeytinyağı, limon suyu aç karnına sabah içirilir.


26.KUSMA:


a) Nane limon suyu ve şekerli su kaynatılarak içirilir.

b) Ihlamur, su ve bal karıştırılarak içirilir.

c) Kekik ve su kaynatılarak içirilir.

d) Adaçayı ve su kaynatılarak içirilir.


27.ÖKSÜRÜK:


a) Kuru incir, hurma ve su kaynatılarak içirilir.

b) Süt, kuru incir kaytılarak içirilir.

c) Süt, sarmısak ile kaytılarak, bal karıştırılarak içirilir.

d) Keten tohumu, bal ile aç karına yedirilir.

e) Limon kabuğu, tarçın ile karıştırılarak yedirilir.

f) Ebegümeci ayva çekirdeği, mandalina kabuğu su ile kaynatılarak içirilir.


28.UNUTKANLIK:


a) Kuru üzüm günde 15-20 tane yedirilir.

b) Fıstık içi, elma, kabak ve soğan yedirilir.


29.UYKUSUZLUK:


a) Papatya su ile kaynatılarak içirilir.

b) Biberiye su ile kaynatılarak içirilir.

c) Ihlamur su ile kaynatılarak içirilir.

d) Adaçayı su ile kaynatılarak içirilir.

e) Nane, su ile kaynatılarak içirilir.

f) Yatak odası maviye boyanması iyi gelir.

g) Akşam yemekleri sarmısaklı yoğurt yedirmek faydalıdır.


30.ZAYIFLAMA:


a) Süt, pekmez, tatlı badem yedirilmeli.

b) Keten tohumu, bal, incir, fındık, muz yedirlmelidir.

c) Çam fıstığı, pirinç, sütlaç, kestane, ördek eti, zencefil tozu ve sütle karıştırılarak yedirilir.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #3 : Aralık 24, 2006, 17:07:27 ÖS »
YAKALANMA SEBEPLERİ

 

1.1987-1998 Yıllarında Kızamık aşısının 12. ve 15. aylarında yapılan aşının 9. aya çekilmesinden dolayı, bu yıllar arasında kızamık vakalarının çok olduğu görülmüştür bazı uzman hekimlerin uyarısına rağmen 2. doza geçilmemiştir. Kısaca bu dönemlerde  tek doz aşı yapılmasından dolayı sspe hastalığı artmıştır.
2.Aşıların bayat olmasından,
3.Aşıların yanlış vurulmasından,
4.Anne Antikorlarının 9. aya kadar korumaması ve bu sürede kızamık geçirmesi yada tam tersi anne antikorlarının yüksek olması aşı yapıldığında anne antikorlarının güçlü gelmesi,
5.Aşı 9. ayda yapılırsa %85 koruyucu özelliğine sahip buda %15 SSPE Hastalığına yakalanma riski var demektir. Gelişmiş ülkelerde genelde 12. ayda yapılıyor, sebebi aşının %95 koruyuculuğu olduğu için ama onlarda kızamık geçiren yok. ondan 12 ayda vuruluyor. Şu an ülkemizde 12. ay 6 veya 7 Yaş arasında aşı yapılıyor.
6.Diğer Sebepler %5-10
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #4 : Aralık 24, 2006, 17:09:27 ÖS »
FİZİK TEDAVİ

Başımızdan başlıyacağız, iki kaşın arasındaki noktayı alnından yukarısı saç başlangıcı olan yerden yani başın tam orta kesiminden başlayarak, tepesine ve ensesine kadar başparmağınızla ovun. Vücudumuzda ve beynimizdeki bütün sinirler buradan geçiyor. Bu sinirleri uyarmanız çok önemlidir. Daha sonra yine başparmağınızla ense kökünden sonraomur iliğine gidin. Bu omuriliğin aralarını ovun; ister yerfıstığı yağıyla, ister zeytinyağı ile ister felç yağı ile, çok bastırmadan sadece uyarın. Kuyruk sokumuna kadar omurilik aralarını uyarın. Bu yağlar oraları besler. Günde 1-2 kere yapın (Başa sörmüyorsanız, sadece omuriliği 2 günde bir yıkayın ki çocuğunuzun vücudu onu güzel emsin, yarasın el, kol ayak, eklem yerlerine de  sürebilirsiniz. Özellikle zeytinyağı, balık yağı ile kasılan yerlerini ovarsanız zaman içerisinde kasılan kollar kendini açar, Zeytinyağı ile bütün bedeni ovmanız bedeni de besler, kasları dabesler. Ovamıyorsanız günde en az 1 yemek kaşığı aç karnına içiriniz.

Masaj : imkanınız varsa fizyoterapi yaptırın, yoksa en azından 2-3 kere para ile gidip onun yaptıklarını öğrenin bu hareketleri çocuğa uygulamanız balgamından kurtulmasından tutun bütün hastalığın sbebi olan diğer hastalıklarımızın geçmesine, hafiflemesine yarar.

Tavsiye edilen masaj:
Önce sağ tarafa 10-15 defa, sonra sol tarafa, 15 defa çevirin öne ve arkaya 10 15 defa yatırın kaldırın, eğiltin.
Kollarını, çocuğu yatırın elini yukarı, aşağı başa doğru 15 defa getirin. Sonra yanlara 15 defa, sonra kollarını açıp kapatın 15 defa göğsüne doğru, sonra el bileklerini sağa sola çevirin parmaklarını öne arkaya yatırın. El bileğini öne-arkaya yatırın, her hareketi 15 defa her iki kolda ve her iki elde yapın. Ellerde dönme oluşmaz.
Ayaklar, karnına doğru tek ayak çalışın, ayağı karnına doğru itin, sonra sizin karnınıza doğru gelsin ayağı 15 defa yapın. Sonra ayağını kırmadan yukarıya doğru kaldırın 15 defa sonra ayağını kırmadan yanlara açınyine 15 defa sonra ayağını karnına çekerek yattığı yerebastırın 15 defa sonra ayakbileği el bileği gibi sağa sola çevirin 15 defa sonra ayak bileğini öne-arkaya doğru hareket ettirin. Özellikle arkaya doğru ittirmeniz basar durumuna getirmek belki çocuğun canını acıtbilir. Ama o kadar faydalıdır ki ayakbileğindeki kasın gerilmesi onun ayağa kalktığında basmasını sağlar, ayaklarda dönme olmaz, kemik oluşmaz, ayak bileğinde döşme oluşmaz, ayak ve kol hareketlerini yapınca;eklemlerde kireçlenme olmaz. Kaslarda erime olmaz. Kabızlık olmaz, idrar tutukluluğu olmaz, tam hareketler çocuğun heryerine faydalıdır.

ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #5 : Aralık 24, 2006, 17:10:43 ÖS »
KIZAMIK İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR
GENEL SORULAR:
Aşı nedir,nasıl etki eder?
Canlılarda hastalık nedeni olabilecek mikropların ya da parçacıklarının özel işlemlerden geçirilmesi sonucu, hastalık yapıcı etkileri yok edilmiş, ancak vücudun savunma sistemini uyaracak, nitelikleri korunmuş tıbbi ürünlere aşı denir.
Aşılar, vücutta savunma mekanizmasını uyararak, hastalık etkenini tanıyan ve bu etkenle karşılaşıldığında onu yakalayıp yok eden koruyucu maddelerin oluşmasını sağlar. Bu şekilde aşılanan kişi aşılandığı  hastalıklara  karşı bağışık yani dirençli olur. Oluşan direnç genellikle ömür boyu  vücutta kalır ve hastalık etkeni ile karşılaşınca onu etkisiz kılmak için savaşır.
Bağışık bireylerin oluşturduğu toplumlar, hastalıkların yayılmasına karşı direnç gösterirler. Bu yolla henüz aşılanmamış, aşılanmaya engel oluşturan bir hastalığı olanlarda korunmuş olur.
KIZAMIK NEDİR?     
Kızamık, kış sonu ve ilkbahar döneminde görülen, ateş ve döküntü ile seyreden, bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamığın başlangıcında birkaç gün süren  bir ateş döneminden sonra öksürük, burun akıntısı ve gözlerle kızarıklık belirtileri gelişir. Döküntü yüzde ve boyunda başlar, sonra aşağıya doğru gövdeye, kollara, bacaklara ve ayaklara yayılır. Beş gün kadar süren döküntü, yayıldığı sırayla kaybolur.
Kızamığa nasıl yakalanılır? 
Kızamık çok bulaşıcıdır. Kızamıklı kişi, döküntüsü başlamadan 4 gün önce ve başladıktan 4 gün sonraki dönem arasında hastalığı başkalarına bulaştırabilirler. Kızamık virüsü burun ve boğaz içindeki salgılarda bulunur. Kişi hapşırdığı yada öksürdüğü zaman mikroplar damlacık ile etrafa yayılır. Havada veya bulaştığı zeminde 2 saat süre ile canlı kalıp başkalarına bulaşabilir.
Kızamık önemli bir hastalık mıdır?
Evet. Kızamık, hastalığı geçiren kişiyi okula veya işe gitmekten alıkoyacak derecede ateş ve halsizliğe neden olur. Bunun ötesinde, özellikle neden olduğu  yan etkilerden dolayı tehlikeli bir hastalıktır. Hastalanan 100 kişiden 6-20 ‘si orta kulak iltihabı, ishal ve hala zatürree geçirir. Bin Kızamıklıdan biri beyin iltihabı geçirir. Ayrıca SSPE olarak bilinen Subakut sklerozan panensefalit de , kızamık hastalığından yıllar sonra ortaya çıkan merkezi sinir sistemini tutan, nadir ancak ağır bir hastalıktır.SSPE’ ye ait belirtiler genellikle kızamık hastalığının geçirilmesinden 2-10 yıl sonra ortaya çıkmakla birlikte en erken 4 aylık ve en geç 52 yaşında  vakalar bildirilmiştir.Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre her 100 kızamık vakasından en az 1’inin öldüğü tahmin edilmektedir.



Neden aşı gereklidir?
Kızamık hastalığından ve buna bağlı olarak ortaya çıkan diğer hastalıklardan korunmanın tek yolu aşıdır. Kızamık aşısı kızamığa karşı son derece etkin ve güvenli bir aşıdır. Ülkemizde  1970’lerden bu yana kullanılmaktadır. Ancak istenilen düzeyde aşılama oranlarına ulaşılmadığı için kızamık hastalığı ve ölümleri yaygın olarak görülmeye devam etmektedir.
En çok kimler risk altındadır?
* 9-11 aylık bebekler; Anneden geçen koruyucu maddeler tükenmiştir. Hastalık 1 Yaşından küçük bebeklerde ağır seyreder.
* Toplu halde yaşanılan yerlerdeki bebekler, çocuklar; kreş, anaokulu, okul, kalabalık ailelerin çocukları. Hastalık çok bulaşıcıdır. Aşısızlara kolaylıkla bulaşır .
* Yaşına uygun tartıda olamayan bebek ve çocuklar;Kolayca hastalanabilirler;ve seyir ağırdır.
Kızamık aşısı nasıl uygulanır?
Aşılama koldan enjeksiyonla uygulanır. Ülkemizdeki programa göre 9. ayını doldurmuşlara ilk doz ve ilköğretim 1.Sınıfta 2. Dozu yaptırılmalıdır. Dokuz aylıklara uygulanan ilk dozun koruyuculuğu %80 –85 dir. İlköğretim 1. Sınıfta ikinci dozu alma şansını yakalayanlar  için koruyuculuk %95’ dir. Sağlık bakanlığının yeni almış olduğu program ilk 12 ay ve ilk okul birinci sınıfta olmak üzere 2 defa yapılmaktadır.
Türkiye de kızamık bir sorun mudur?
Ülkemizde her yıl binlerce kızamık vakası görülmektedir.1970’ lerden bu yana kızamık aşısı var olmasına rağmen istenilen düzeyde aşılama oranlarına ulaşılamadığı için kızamık önemli bir sağlık sorunu olarak kalmıştır. Kızamık çok küçük bebeklerde ve okul öncesi çocuklarda görüldüğü gibi, okul çağında çocuklarda sık görülmektedir. Ülkemizde kızamık vakalarının büyük çoğunluğu 15 yaşından küçük çocuklardır. Erişkin vakaları nispeten azdır.
Kızamık aşısı nasıl bir aşıdır?
Kızamık aşısının içinde gücü azaltılmış kızamık mikrobu  vardır. Hastalığa neden olmaz. Aşı virüsü, bağışıklık sistemini vahşi virüsle karşılaştığında tanıyıp yok etmesi için hazırlar. Kızamık aşısı,  hastalıkları önlemede kullanılan halk sağlığı araçları içinde en etkin ve en güvenli olanlardan birisidir.

 

Kızamık aşısından sonra en sık görülen yan etki nedir?
Zayıflatılmış aşı mikrobu bazen kızamığa benzer belirtilere yol açabilir, ancak bu belirtiler hafiftir  ve kısa sürer. Kızamık aşısı olan her 100 kişiden 5 ile 10 ‘unda aşılamadan 1 hafta sonra ateş ve hafif döküntü görülebilir.1-2 gün sonra geçer, bu dönemde çocuğa parasetamol içeren ağrı kesici –ateş düşürücü ilaçlar verilebilir. Aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet, ağrı olabilir. Bu durumda enjeksiyon yerine soğuk uygulanabilir.
KIZAMIK ELİMİNASYON PROGRAMI
Kızamık eliminasyon programı nedir?
Eliminasyon ülkemizdeki kızamık virüsünün ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Çocuk felci mikrobunun kökü 1998 yılında kazınmış ve üyesi olduğumuz Dünya Sağlık Örgütü Avrupa bölgesi 2002 yılında Polio Virüsünden Arındırılmış Bölge sertifikası almıştır. Benzer şekilde ülkemizde kızamığın neden olduğu hastalık yükü ve ölümlerini ortadan kaldırmak için kızamık virüsünün kökünün kazınması hedeflenmiştir. 
Kızamığın kökünü kazımak için ne yapmak gerekir?
Kızamık virüsünü ortadan kaldırmak için 15 yaşından küçük çocukların ek bir doz kızamık aşısı ile aşılanarak kızamık virüsünün yayılımının engellenmesi gerekmektedir. Bu aşılama farklı aşamalarda gerçekleştirilmektedir.2003 yılının sonbaharında ülke genelinde İlköğretim okullarındaki tüm çocuklar aşılanmıştır. İlimizde 19098 çocuk aşılanmış ve %99 aşı oranına ulaşılmıştır.25 Nisan –20 Mayıs 2005 tarihleri arasında da 9-11 ay bebekler, 1-5 yaş okul öncesi ve ana sınıfı öğrencileri, ilköğretim 1. sınıf öğrencileri ve 6-14 yaş okula devam etmeyen öğrenciler (geçen yıl kızamık okul aşı günlerinde aşılanamayan) aşılanacaktır.
KIZAMIK AŞI GÜNLERİ
Kızamık Aşı Günlerinde kimler aşılanacak?
9 ay-5 yaş arası çocuklar (okul öncesi çocuklar),ilköğretim birinci sınıf öğrencileri ve okul çağında olup da okula gitmeyen 6-14 yaş arası çocuklar, daha önceki aşılama ya da kızamık geçirme öyküsüne bakılmaksızın aşılanacaktır.
Aşılama kimler yapacak?
Aşılama çalışmasını  Sağlık Bakanlığı ve onların illerdeki temsilcisi olan Sağlık Müdürlükleri yürütmektedir. Aşılamayı Sağlık Müdürlüğünün deneyimli ve bu konuda özel eğitim almış personeli uygulayacaktır. Personel, yakasına takacağı resmi kimlik belgesinden tanınabilir.



Aşılama çalışmaları nasıl yürütülecektir? 
Aşılama çalışmaları ildeki sağlık müdürlüğüne bağlı sağlık kuruluşları ve halkın kullanımının yüksek olduğu yerlerde kurulacak aşı istasyonlarında yapılacak, aşısız çocuk kalmamasının sağlanması için sağlık personeli tarafından ev ev dolaşılarak aşılama hizmeti verilecektir.
Daha önceden aşılanmış çocuğun tekrar aşılanmasına gerek var mı?
Daha önceden kızamık aşısı olmuş çocuklar Kızamık Aşı Günleri sırasında tekrar aşılanmalıdır. Çünkü her çocuk geçmişteki kızamık aşısına yanıt vermemiş olabilir. Çocuğun  kızamığa karşı duyarlı olup olmadığı, ancak çocuktan kan alınıp laboratuvar testi uygulanarak anlaşılabilir. Bu, aile ve çocuk için zahmetli ve pahalı bir yöntemdir. Bu nedenle tüm çocuklar geçmiş aşı ya da hastalık hikayesine bakılmadan aşılanmalıdır. Kızamığa karşı bağışık bir çocuğun tekrar aşılanmasının bir sakıncası yoktur. Eğer çocuk zaten bağışık ise, vücut aşı mikrobunu etkisiz hale getirecektir.
Kısa bir süre önce aşılanmış çocuklar aşılanmalı mı?
Kızamık aşısı bir aylık bir süre içinde bağışıklık oluşturur. Bu süre içinde yapılan yeni bir kızamık aşısının  vücuda katkısı yoktur. Bu nedenle son bir ay içerisinde kızamık aşısı olmuş bir çocuğun  aşılanmasına gerek yoktur.  Eğer yanlışlıkla  yapılmış ise endişelenmeye gerek yoktur. Yan etkiye neden olmaz.
Daha önceden kızamık geçirmiş çocuğun aşılanmasına gerek var mı?     Çocuklar geçmişte kızamık geçirdiği düşünülse bile Kızamık Aşı Günleri sırasında tekrar aşılanmalıdır. Kızamık hastalığı, kızamıkçık, 6. Hastalık gibi diğer döküntülü  hastalıklara çok benzer ve bunlarla karışabilir. Kızamık hastalığının kesin tanısı ancak kan alınıp laboratuvar testi uygulanarak konabilir. Oysa ülkemizde kızamığın laboratuvar testine dayalı teşhisi yaygın değildir. Bu nedenle kızamık geçirdiği düşünülse bile, tüm çocuklar tekrar aşılanmalıdır. Kızamığa karşı bağışık bir çocuğun tekrar aşılanmasının bir sakıncası yoktur. Eğer çocuk zaten bağışık ise vücut aşı mikrobunu etkisiz hale getirecektir. 
KIZAMIKTAN ARINDIRILMIŞ BİR TÜRKİYE YARATMA ÇABALARINA TOPLUM BİREYLERİ NASIL  KATKIDA  BULUNABİLİR?
Kızamık hastalığından arındırılmış bir Türkiye yaratabilmek için mali kaynaklar ve siyasi iradenin seferber edildiği, birçok kişi ve sektörün katkı ve katılımının sağlandığı geniş tabanlı bir destek gerekmektedir. Bu geniş tabanlı desteğin sağlanabilmesi için, herkesin sorumluluk üstlenmesi kaçınılmazdır. Bu amaçla yapılabilecek faaliyetlere örnekler şunlar olabilir:
Aileler  rutin hizmetler çerçevesinde önerilen aşı takvimi doğrultusunda ve ayrıca uygulanacak olan Kızamık Aşı Günlerinde çocuklarının aşılarını mutlaka  yaptırmalı ve bu konuda sağlık personelime yardımcı olmalıdır.


Ülkenin kaynakları, zaman zaman toplumun bazı ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabilir. Toplumun tüm fertleri, tüm kuruluşlar, dernekler vs. mevcut kaynakları doğrultusunda,kızamığın yok edilmesi hedefine ulaşmak için yürütülen faaliyetlere destek olmalıdırlar. 
Toplumun önde gelen kişileri, sanatçıları, liderleri çocukların aşılanmaları amacıyla sürdürülen çalışmalara katkıda bulunmalıdırlar.
Yukarıda belirtilenlere benzer daha birçok yol, ile bir yandan kamuoyu oluşturulurken, diğer yandan kitle iletişim araçlarından yaygın bir biçimde yararlanılarak toplumun duyarlılığı ve bilinci artırılmalıdır.
Bu ve benzeri girişimlerle, çocuklarımızın kızamık hastalığına karşı korunması sağlayabilir ve hastalığın yayılmasını engelleyebiliriz. AYRICA SSPE HASTALIĞINI TÜM ÜLKE OLARAK BİRLİK OLARAK ARŞTIRILIRSA BU HASTALIĞINDA BULUNACAĞINA EMİNİM. Çiçek hastalığının ardından çocuk felci yeryüzünden silinen ikinci hastalık olmak üzeredir. Artık yeni hedef kızamık hastalığıdır. Gayretiniz, hayal gücünüz  ve girişimlerinizle bu hedefe ulaşmak için gösterilen çabalara siz de katkıda bulunabilirsiniz.

SSPE (SUBAKUT SKLEROZAN PANENSEFALİT) HASTALARI
YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA VE YAŞATMA DERNEĞİ
0542 593 56 67 – 0537 853 38 63
0216 354 61 00
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #6 : Aralık 24, 2006, 17:12:19 ÖS »

İYİLEŞMEKTE OLAN BİR HASTANIN KULLANDIĞI İLAÇLAR, ALTARNATİF TEDAVİSİ VE İZLEDİĞİ YOL



HASTALIK ADI         :SSPE  ( Subakut Sklerozan Panensefalit) Kızamık Virüsü
ADI SOYADI            :Alperen KARA
YAŞI               :6.5
KİLOSU             :30 Kg
HASTALIK SÜRESİ         :2 yıl oldu
HASTALIĞA YAKALANDIĞI YAŞ   :4.5
HASTALIK EVRESİ         : 3-4 arasına kadar düştü şu an 3-2 arasında
İLİ               : Tekirdağ/Merkez
İRTİBAT            : 0282 260 06 87-0542 593 56 67

KULLANDIĞI İLAÇLAR
1- İsoprinosine hap ( sadece yaşam süresini uzatıyor
2- Tegrotol şurup (dengeyi sağlayıcı)
3- Rivotril damla ( kasılmaları önlüyor uyuşturucu)
4- Evikap E vitamini Avikap a vitamini
5- Spirulina vitamin yosun
6- Qarcetin Solgar ürünü (Bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor)
7- Baharat karışımı doğal vitamin veriyoruz (BUHARA  KARIŞIK BİTKİSEL ÇAYI) 
8- Baharat karışımı virüs öldürücü ve ücre yenileyici doğal bitkiler veriyoruz BUHARA KARIŞIK BİTKİSEL ÇAYI bu çayı bir yıla yakın kullanmaktayız faydasını gördük özellikle kasılmalar nöbet, sıçrama sspe ye ne yan etki olduysa biz fazla görmedik bunun nedeni ise buahara bitki çayını kullanmada gördük .
9- Wood suvı lock  sıvı losyon çin malı bunla özel masaj yapıyoruz
10- Ginkgo Bloba damla çin malı
11- Günlük doğal taze sebze meyve ve yemekler sıvı şeklinde veriyoruz.
12- alpa reje yeni  deniyoruz( siyağ pirinç sarı pirinç ve çiçeklerinden elde edilen tamamen doğal ürün taylantan geliyor.
13- Haftada 2 defa özel fizik tedaviye gidiyor her gün yarım saat evde masaj-fizik tedavi-egzersiz yapılıyor müzik terapisi yapılıyor konuşma terapisi yapılıyor
14-Çok fazla aynı yerde durmuyor 2 saatte bir yeri değişiyor fazla yatmıyor oturtuluyor özürlü arabasını bindiriliyor armut koltuğuna oturtuluyor sevdiği kişlerle sık sık görüşüyor günde 15-30 dakika dışarıda geziyor arabası ile açık havada ve güneş ışığı alıyor bu da çok önemli D vitamini için
1 den 4 kadar doktorların verdiği ilaçlar 5 ten 14 kadar bizim ve diğer hastalardan öğrendiğimiz ilaç ve baharatları kullanıyoruz

SON DURUMU : Şu an eskiye  nazaran iyi çok zor durumlar atlattık alperen 8 ay yürüdü 8 aydan sonra yatağa düştü son evreye kadar yaklaştı biz annesi ve babası ve tüm aile olarak usanmadı yılmadı çabaladık allahın izniyle başa doğru ilerlemeye başladık işallah en yakın zamanda da iyileşecek biz inanıyoruz ve herkezde  inansın alperen yatağa düştükten sonra 5 ay çok zordu hastalığı tam bilmiyorduk adapazarından oktay gezer arkadaşımıza ulaşarak bu hastalığımızın acemiliğini atlattık. Bu 5 ay da alperen çok az yedi boğaz yolu tıkandı tıkanacaktı günde bir çay bardağı sıvı şeklinde yemek zor yedi yavaş yavaş yemesi hızlandı bu sabırla oluyor sonda takma derecesine geldi ama bunu aştık bu zarfta alperen 5-6 kilo verdi şu an kilosu iyi  kasılması yok nöbeti yok oturabiliyor. Ayakta 3-5 dk kalabiliyor koltuk altından tutunca algılamaları çoğaldı  aynı yerde yatınca hareketlerinle belli ediyor kısaca alperen eskiye göre iyi.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #7 : Aralık 24, 2006, 17:14:52 ÖS »
YAĞLARLA ŞİFA

ALABALIK YAĞI:

Kemik ağrılarında, kasılmalarda, özellikle içe doğru kapanan kolları açmakta faydalıdır. Masaj yaparak vücuda ve kasılan yerlere sürülür.

HAVUÇ YAĞI:

Cilt yenilenmesinde, ve güçlenmesinde yardımcı olunur, cilt kısa zamanda kuruma yaşar, ara ara da olsa cilde sürülür.

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI:

Nemlendiricidir, doğal olarak protein ve A, B, C ve E vitaminleri içerir, cildinizi onarıp korur, cilt sırt ve bel ağrılarına iyi gelir.

PAPATYA YAĞI:

Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır, kasılan el, kol ve ayak kaslarına sörülür, banyo suyunun durulamasına katılıp uyuması sağlanır, vücuda masaj yapılır.

BADEM YAĞI:

Mühsil olarak da kullanılır, vücuda sürülürse cildi besler ve yumuşatır.

ZEYTİNYAĞI:

E vitamin ve antioksidont içeriği ile yaraları iyi edici özelliği vardır, kansere karşı korur, aç karnına günde bir kaşık içilir, hücre yenileyicidir.

YER FISTIĞI YAĞI:

Felçli hastalarda iyileşme sağlar. Vücudun özellikle omurilik aralarına sürülmesi ve felçli azalarda hareket sağlar.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #8 : Aralık 24, 2006, 17:15:32 ÖS »
KURUYEMİŞLERLE ŞİFA

ANTEP FISTIĞI:

Vücudun gelişmesini sağlar, bedeni ve zihin gücünü artırır.

BADEM:

Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir, kan yapar, gözün kuvvetini artırır, karaciğerdeki tıkanık damarları açar.

CEVİZ:

Kanı temizler, kansızlığı giderir.

FINDIK:

Vücuda ve kalbe kuvvet verir, bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.

KESTANE:

Kan dolaşımını düzenler, kansızlığı giderir, bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir, karaciğer yorgunluğunu ve şişliği giderir,

İĞDE:

Kusmayı önler, öksürüğe karşı faydalıdır, vücuda kuvvet verir, zihni açar.

KURU İNCİR:

Kusmayı önler, öksürüge karşı faydalıdır, aklı kuvvetlendirir, hoafı kabızlığı giderir, göğüs hastalıklarına iyi gelir, karaciğeri kuvvetlendirir.

MISIR:

İyi bir besindir, hazmı zordur, A vitamini vardır.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #9 : Aralık 24, 2006, 17:16:36 ÖS »
MEYVALARLA ŞİFA

AHUDUDU:

Vücutta biriken zehirli maddeleri atar, vücuda dinçlik verir, kabızlığı giderir, boğaz bademcik iltihaplanmalarına iyi gelir, ateşi düşürür.

ALIÇ (Ekşi Muşmula):

Asabi çırpıntıları giderir, sinir bozukluluğunu geçirir, kalbe kuvvet verir, uykusuzlupu giderir, kabızlığı giderir

ARMUT:

Kabızlığı giderir, böbrekleri çalıştırır, idrarı çoğaltır, kanı temizler, knsızlığı giderir, zihnin yorgunluğunu giderir.

BÖĞÜRTLEN:

İdrar söktürür, ağız, dil, dişeti ve bademcik iltihabını giderir, gözlerdeki zaafiyeti giderir, vücuda kuvvet verir. Kan temizleyicidir.

DUT:

İdrarı söktürür, vüvuta biriken suyu boşaltır, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

KARADUT ŞURUBU:

Ağız ve bademcik iltihaplarını giderir, vücudu  şişmanlatır. Kabız yapar.

ELMA:

Beyin açıcıdır, uyku yapar, susuzluğu giderir, bronşit v nezleye iyi gelir, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kanı temizler karaciğeri kuvvetlendirir, bulantılara iyi gelir.

ERİK:

Sinirleri kuvvetlendirir, kabızlığı giderir, idrar söktürür, vücuttaki suyun boşalmasını sağlar, vücudu rahatlatır, kansızlığı giderir, iştah  açar.

HURMA:

Bedeni ve zihnin gelişmesini sağlar, kansere karşı koruyucu besleyicidir. Zihnin yorgunluğunu giderir. Kemik hastalığına faydalıdır.

İNCİR:

Şişmanlatır, aklı kuvvetlendirir, karaciğeri kuvvetlendirir, idrar söktürür, enerji ve vitamin kaynağıdır. Bronşları yumuşatır, balgamı söker, felçe iyi gelir.


KARPUZ:

Vücuda kuvvet verir, balgamı keser, kanı temizler vücuda serinlik verir, kemiklerin gelişmesini sağlar, idrar söktürür.

KAVUN:

Sinirleri yatıştırır, uyku verir, böbrekleri ve kanı temizler, kabızlığı giderir, idrar söktürür, böbrekleri besler kuvvet verir.

KAYSI:

Sinirleri yatıştırır, uyku verir, beyin yorgunluğunu giderir, kabızlığı geçirir, kabızlığa iyi gelir, iştah açar.

KIZILCIK:

Vücuda kuvvet verir, ağız yaralarına iyi gelir, kabızlık yapar, mideyi kuvvetlendirir.

KİRAZ:

İdrar söktürür, kabızlığı giderir, kanın temizlenmesine yardımcı olur, vücudun direncinin artasını sağlar, ateşi düşürür, böbreklerde biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.

KİVİ:

Vücuttaki direnci artırır, hastalıklarla mücadele sağlar, c vitamini çok yüklüdür, gribin kolay atılmasını sağlar.

KUŞBURNU:

Kan temizleyicidir, nezle ve gribe iyi gelir, c vitamini yüklüdür, vücuda kuvvet verir direncini artırır.

LİMON:

Kanı temizler, ateşi düşürür, grip ve nezlenin kolay geçmesini sağlar, mide bağırsak ve idrar yollarındaki mikropların öldürülmesini sağlar, idrar söktürür, boğaz ve bademcik iltihaplarına faydalıdır, kansızlığı önler, ruhu ferahlatır.

MANDALİNA:

Kanı temizler, sinirleri yatıştırır, felç ve grip te faydalıdır.

MUZ:

Vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri karşılar, kemiklerin gelişmesini sağlar, sinir zaafiyrtini ve yorgunluğu giderir, kabızlık yapar, kanı çoğaltır.

NAR:

Vücuda kuvvet verir, kalbi kuvvetlendirir, sesi açar, mideye dişetlerine ciğerlere kuvvet verir. Kalbi ferahlatır, kusmayı önler.

PORTAKAL:

Grip te ve nezle de faydalıdır, yorgunluğu ve sinir bozukluğunu giderir, kansızlığı giderir, vücuda enerji verir, ateşi düşürür, zayıflatıcıdır, karaciğeri çalıştırır, kabızlığı giderir, kan temizleyicidir.

ŞEFTALİ:

İdrar yollarını temizler, kabızlığı giderir, vücuda serinlik verir, idrar söktürür, susuzluğu giderir, balgamı söktürür, iştahı artırır, gözleri kuvvetlendirir. A vitemini yüklüdür.

TURUNÇ:   

Sinirleri  yatıştırır. Spazmları giderir. Hazmı kolaylaştırır. C vitamini bulunur. Kusmayı önler. Kan temizleyicidir.

ÜZÜM:

Besleyicidir bedeni ve zihnigücü arttırır. Kan yapar. Kanı temizler. Kabızlığı giderir. Vucutta biriken zararlı maddeleri dışarı atar. Göze iyi gelir. Karaciğeri güçlendirir.

VİŞNE:

İdrar söktürür. Vücüda rahatlık verir. Ateşi düşürür. A ve C vitaminleri bulunur. Vücüda kuvvet verir. Gözü kuvvetlendirir.

YER ELMASI:

Besleyicidir. Vücudun direncini artırır. Kabızlığı giderir. İdrar söktürür.

ZEYTİN:

Vücuda kuvvet verir.
ALLAH,m güç ver...

Çevrimdışı Seval Çimen

  • tek çarem dua
  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 12549
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
    • https://www.facebook.com/profile.php?id=1463501019
Ynt: SSPE hastalığı.
« Yanıtla #10 : Aralık 24, 2006, 17:17:53 ÖS »
SEBZELERLE SSPE HASTALIĞINA ŞİFA

BAKLA:

İdrar yollarını temizler, soğukalgınlığına, öksürüğe iyi gelir.

BAMYA:

Kabızlığı giderir, mide ve bağırsakları çalıştırır.

DEREOTU:

Çocuklardaki gaz ağrılarını giderir, sinirlere iyi gelir bulantıyı önler.

DOMATES:

İdrar söktürür vücuta biriken zehirli maddelerein atılmasını ve kanın durulmasını sağlar kabızlığı giderir. Kansere karşı korur, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

BİBER:

Zeka artırıcıdır, iştah açar, kişiye mutluluk verir, vücudu kuvvetlendirir, iştah açıcıdır, gaz söktürücüdür, stresi giderir.

BROKOLİ:

Kanserle mücadele eden bir yiyecektir. Vücut için çok gereklidir. Bağışıklık sistemini giderir.

BÜRÜKSEL LAHANASI:

Kanserle mücadele eden bir yiyecektir. Vücut için çok gerekli olan, faydası büyük bir sebzedir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

ENGİNAR:

Vücuda dinçlik verir, karaciğerin ilacıdır. Kandaki yağ oranını düşürür, idrar söktürür sinirleri güçlendirir. Bedeni ve ruhi bitkinliği giderir, göze kuvvet verir (A vitamini vardır) iştah açıcıdır.

FASULYE:

Taze fasulye bedeni ve zihni yorgunluğu giderir vücudun kuvvetlenmesini sağlar, idrar tutukluluğunu giderir.

HAVUÇ:

Vücuda kuvvet verir, kabızlığı giderir, göün görmesini artırır, bağırsakların iltihabını giderir, iştah açar. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur, kansızlığı giderir.

HIYAR:

İdrar söktürür, vücudun yorgunluğunu giderir.

ISPANAK:

Vücudun dayanıklılığını artırır, kansızlığı ve gelişme bozukluluğunu giderir, kabızlığı giderir, ruhi çöküntünün sıkıntılarını kaldırır, kansızlığı giderir, kanserden korur diş çörümelerini önler.

KABAK:

İdrar söktürür, idrar tutukluluğunu giderir, mide ve bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir, zekayı geliştirirkanserden korur.

KARNIBAHAR:

Zihin yorgunluğunu giderir, sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür.

KEREVİZ:

Kanı temizler, uyarıcı ve idrar söktürücüdür. İştah açar sinir yorgunluğunu giderir, karaciğere faydalıdır. Sesi açar.

KUZU KULAĞI:

İdrar söktürür, mide şişkinliğini giderir, ateş düşürücü, ağız yaralarına iyi gelir.

LAHANA:

Vücuta biriken zehirli maddelerin dışarı atılmasını sağlar, idrar söktürür, kabızlığı giderir, kansızlığa iyi gelir, vücudu hastalıklara karşı ve kanserden korur.

MANTAR:

Etin yerini tutar, protein değeri etten fazladır, yorgunluğu giderir düşünme ve öğrenme yeteneğini geliştirir. Vücudun gelişmesini sağlar, kansızlığı giderir.

MAYDANOZ:

İdrar söktürür, iltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar, kansere karşı korur, vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasını sağlar, kansızlığı giderir, karaciğer şişkinliğini indirir, vücuttaki suyu boşaltır, gözlerin görme gücünü artırır.

PANCAR:

Kırmızı pancar, karaciğerin muntazam çalışmasını sağlar, idrar söktürür, kansızlığı giderir vücudu kuvvetlendirir.

PATATES.

Kanı temizler kansere karşı korur.

PATLICAN:

İdrar söktürür, sinirleri yatıştırır, kansızlığı giderir, karaciğeri çalıştırır, kansızlığı giderir.

PIRASA:

İdrar söktürür, sinirleri kuvvetlendirir, kabızlığı giderir, vücuda kuvvetlenir hazmı kolaylaştırır.

ROKA:

İdrar söktürür, kanın temizlenmesine yardımcı olur.

SARMISAK:

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanserden korur, virüs önleyicidir, balgam söktürücüdür. Mikrop öldürücüdür, kanı temizler öksürük ve bronşite faydalıdır.

SEMİZOTU:

Kanı temizler, idrar söktürür, kabızlığı giderir, uykusuzluk, sinirlilik ve zihin yorgunluğunu giderir.

SOĞAN:

Vücutta biriken zararlı maddelerin atar, idrar söktürür, zihin yorgunluğunu giderir, sinirleri yatıştırır, balgam söktürür, ihtiyarlanmayı geciktirir, gözleri kuvvetlendirir, kusmayı önler kabızlığı önler, vücudun direncini artırır, cerahatların boşalmasına yardımcı olur.

SOYA FASULYESİ:

Vücudun gelişmesini sağlar, sinirlerin ve adalelerin göçlenmesini sağlar, zihin yorgunluğunda faydalıdır.

TERE:

İdrar söktürür, idrar yollarını ve böbreklerini temizler, karaciğeri kuvvetlendirir, iştah açar, grip ve soğuk algınlığında çabuk iyileşme sağlar, kanı temizler, vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.

TURP:

Karaciğeri kuvvetlendirir, kabızlığı giderir, dişetlerini kuvvetlendirir, idrar söktürür.

ARISÖTÜ:

Çocukların sağlıklı ve hızlı büyümelerini sağlam yıpranmış hücrelere canlılık verir, zihinsel gücü kuvvetlendirir, kandaki mikropların üremesini engeller.

BAL:

Ölümden başka her derde devadır, Vücuttaki imün sistemini kuvvetlendirir, vücudun direncini artırır. Nezleye, balgama, kansızlığa, kabızlığa, iyi gelir, görme gücünü artırır, idrar söktürür.

Sağlık gibi dost, hastalık gibi düşman yoktur.
Sabır başlangıçta acıdır, sonu tatlıdır.
İyilik insanın emniyet kemeridir.

   
ALLAH,m güç ver...


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal