Gönderen Konu: Otistik Çocukların Eğitimi  (Okunma sayısı 3259 defa)  Facebook 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Otistik Çocukların Eğitimi
« : Ocak 18, 2006, 14:11:22 ÖS »
Otistik Çocukların Eğitimi

    Otistik çocukların eğitimi üç ilke temel alınarak yürütülmektedir. Bunlar;

    1.Birbirinden çok farklı özellikleri, farklı derecede öğrenme güçlükleri nedeniyle her otistik çocuğun kendi gereksinimleri temel alınarak "bireysel eğitim" programlan hazırlanmalıdır.

    2.Otistik çocuklar için birçok eğitim ve tedavi yaklaşımları benimsenmekte, bu yaklaşımları esas alan birçok eğitim yöntemi geliştirilmektedir. Anne baba ve çocuk arasındaki duygusal bağı kuvvetlendirmeyi, geliştirmeyi hedefleyen kucaklaşma terapisi, çevreyi kontrol ederek çocuğun davranışlarını değiştirmeyi hedefleyen davranış değiştirme teknikleri, fiziksel  egzersiz ve grup eğitimini esas alan günlük yaşam terapisi, çocuğu işitsel uyarıcılar kullanarak tedavi etmeyi amaçlayan çeşitli tedavi yöntemleri vb. bunlara örnek olarak verilebilir. Bu liste uzatılabilir, genişletilebilir. Bize göre eğitim, bütün bu yöntemleri içine alabilecek, ekip çalışması ile sür­dürülebilecek bir süreçtir. Bu nedenle çocuğun gereksinimini karşılayacak en uygun yöntemi bulabilmek için tüm bu yöntemlerden haberdar olma, avantajlarını, dezavantajlarını, yöntemle­rin hangi özellikteki çocuklarla, hangi ortamlarda başarılı olduğunun bilinmesi gereklidir.

    3.Eğitimin en önemli aşamalarından biri anne babalara kendi çocuklarıyla çalışabilecek, çocukla­rın okul ortamında öğrendiklerini ev ortamına genelleştirebilecek beceriler kazandırabilmektir. Otistik çocuklar için uygun kurum ve kuruluşların çok sınırlı olması ev ortamındaki problemle­rin kontrol edilmesi gerekliliği, ev ortamında öğrenmenin daha hızlı ve kolay olması gibi nedenlerle anne babaların çocukların eğitimine katılmaları kaçınılmaz olmaktadır.

    Anne babalar için yapılandırılmış "anne baba eğitimi" programı hazırlanmalıdır. Bu programlarla anne-baba ile çalışarak eğitimi çocuğun doğal ortamı olan ev ortamına taşımalı, dolayısıyla eğitim 24 saate yayılmalıdır. Eğitim sonrasında anneler, "Aslında hep oğlumun çok zor bir çocuk olduğunu düşünüyordum, meğer ben onunla nasıl ilişki kuracağımı bilmiyormuşum." demektedirler.

Hazırlayan:
ÖZLEM ŞEKEROĞLU
 
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Otistik Çocukların Eğitimi
« Yanıtla #1 : Ocak 18, 2006, 14:12:00 ÖS »
Eve Dayalı Programlar

    Eve dayalı programlarda, uzmanlar Özürlü çocuğun evine giderek, eğitimin çocuğun kendi doğal çevresinde gerçekleşmesini sağlarlar. Araştırma sonuçlan eve dayalı programların çocukların eğitiminde oldukça yararlı olduğunu göstermiştir. Özellikle son yıllarda bu programlar Batı ülkelerinde yaygın bir şekilde kullanılmakta ve aileler yardımcı eğitimci olarak işlev görmektedirler. Böylece çocuk hem çok iyi tanıdığı kendisine yakın biri tarafından çalıştırılmakta, hem de eğitimi kendi doğal çevresi oran evde yürütülmektedir.

    Ailelere, çocuklarının davranışlarını gözleme ve kaydetme, ödülü nasıl ve ne zaman kullanmaları gerektiği ve çocuklarındaki herhangi bir değişikliği nasıl değerlendirecekleri öğretilir. Programlar, genellikle iletişim becerilerinin öğretilmesi, sosyal ve öz bakım becerilerinin geliştirilmesi ve istenme­dik davranışların azaltılması üzerine odaklanır. Eve dayalı programlarda anne ya da babadan istenen kendisini iyi hissettiği uygun bir zamanda çocuğuyla 15 - 30 dakika arasında çalışmasıdır. Amaç bütün bir gün çalışmak değil, sadece tutarlı bir şekilde-her gün kısa bir süre çalışmaktır.

    Otistik bozuklukta uygulanan tüm tedavi yöntemlerinin temel hedefi, çocuğu içinde bulunduğu otistik tablodan çıkartmak; var olan yeteneklerini kullanmasını ve çevreye uyumunu sağlamaktır.

Hazırlayan:
ÖZLEM ŞEKEROĞLU
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Otistik Çocukların Eğitimi
« Yanıtla #2 : Ocak 18, 2006, 14:14:44 ÖS »
 Otizmde İlaç Tedavisi

    Otizmde çok yönlü olarak sürdürülen tedavi programı içinde ilaç tedavisi de oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Etyolojisi bilinmeyen bütün hastalıklarda olduğu gibi otizmde de ilaç tedavisi semptomatiktir.

    Vitamin B6, Mg ve diğer B grubu vitaminler, fenfluramin (antikolinerjik etkili sempatomimetik amin), metilfenidat ve diğer amfetaminler kullanılmış, ancak yan etkileri ve yeterli olumlu sonuçlarının olmaması nedeniyle rutin kullanımının uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

    Son yıllarda beyindeki aşın opioid aktivitesinin otizme yol açtığını ileri süren bazı araştırmacılara göre, beyindeki opioid aktivitesinin bloke edilmesi tedavi edici olabilir. Bir opium antagonisti olan naltrekson ile yapılan çalışmalarda, 0.5 mgAg/gün dozunda konuşmada artış, hareketlilikte ve ilişkiden kaçınma davranışlarında azalma; 2 mg/kg/gün dozunda ise stereotipilerde azalma gözlenmiştir. İlaç kesildikten sonra bütün semptomlarda eskiye dönüş olduğu da bildirilmektedir. Bu sonuçlar cesaret verici olmakla birlikte rutin kullanım için henüz yeterince veri yoktur.

    Farmakoterapi araştırmaları içerisinde nöroleptikler önemli bir yer tutmaktadır. Bu grup içinde en çok araştırılan en güvenli olarak kullandığımız ilaç haloperidoldür. Otistik çocuklarda haloperidolün davranışsal semptomlar ve öğrenme üzerindeki etkilerinin araştırıldığı pek çok çalışmada, sedasyon olmaksızın agresivite, negatîvizm, hiperaktive ve stereotipilerde azalma, ilgi ve dikkatte ise artma olduğu bildirilmektedir. Ayrıca öğrenmenin de kolaylaştığı belirtilmektedir, Önerilen ortalama günlük doz 2 mg'dır. Ancak bu her çocuğun bireysel Özelliklerine göre düzenlenmelidir. Tardiv diskinezi riskini en aza indirmek için ilaç kullanımına 4-6 aylık periyotlarla ara verilmesi önerilmektedir.

    Biyolojisi bilinmeyen diğer hastalıklarda olduğu gibi otizmde de tek ve kesin bir tedavi yoktur. Zama» zaman ailelerde mucizeler yaratacak tedavi yöntemleri ve mucize ilaç beklentileri ortaya çıkmaktadır. İlaç kullanımı ile bazı belirtilerin şiddeti azaltılarak diğer tedavi yöntemlerini ve eğitimi kolaylaştırmak hedeflenmektedir. Aileye, ilacın tedavinin yalnızca bir parçası olduğu, mucize beklememeleri anlatılmalı­dır. Bazı ailelerde ise inkâr mekanizmasına bağlı olarak ilacın şiddetle reddedildiği görülmektedir. İlaca başlamadan önce aileye ilacın etkileri, ne amaçla verildiği ve olabilecek sonuçlar titizlikle anlatılmalıdır. Tedavi programı hazırlanırken eldeki bütün olanaklar en iyi biçimde kullanılmalıdır,

    Otizm Tedavisinde Kullanılan İlaçlar ve Dozları
( ÖNEMLİ UYARI: İLAÇLAR MUTLAKA UZMAN HEKİMLERCE VERİLİR VE HEKİM TAVSİYESİ İLE KULLANILIR ...  ZaferOğuz )
Pridoksin
Fenfluramin
Metilfenidat
Naltrekson
Haloperidol
Trifluoperazin

10-40 mg/kg
1.1-1.8 mg/kg/gün
Ü, 5-1.0 mg/kg/gün
0.5-2.8 mgl kg/gün
0.5-3mg/gün
1.0-6 mg/gün

    İlaç kullanımında hedeflenen başlıca semptomlar, hiperaktivite, agresivite, stereotipiler ve uyku problemleridir. Ülkemizde ilaç tedavisinde çocuklarda seçilen ilk İlaç % 40 oranı ile haloperidoldür. Bunu, % 22 oranı ile tiyoridazin izlemektedir. Otistik çocuklarda özellikle yeni bir duruma geçerken (okula, anaokuluna başlama gibi) ortaya çıkan uyum güçlükleri ve uyku sorunları olduğunda diğer tedavi yöntemlerine ek olarak ilaçlar mutlaka kullanılmalıdır. Nöroleptik alan otistik çocukların daha kolay sosyal uyum sağladıkları ve eğitim almalarının kofaylaştığı gözlenmektedir, Bu nedenle eğitim alan otistik çocuklarda zaman zaman kısa ilaç tatilleri verilse de ilaçların kullanımını düşünmekten kaçınılmamalıdır.

Hazırlayan:
ÖZLEM ŞEKEROĞLU / OÇEM - EMİRALEM  MENEMEN / İZMİR
« Son Düzenleme: Ocak 19, 2006, 10:42:14 ÖÖ Gönderen: ZaferOğuz »
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Otistik Çocukların Eğitimi
« Yanıtla #3 : Ocak 18, 2006, 14:17:13 ÖS »
Ülkemizde Otizm ile İlgili Çalışmalar

    Ülkemizde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilimdalı bünyesinde 1989 yılında otistik çocuklar için "Tedavi, Eğitim ve Araştırma Merkezi" kurulmuştur. Bu merkez ülkemizde üniversite bünyesinde çalışan ilk ve tek merkezdir. Merkezin amacı otistik çocuklarla ilgili olarak çalışacak çeşitli disiplinlerdeki elemanlara eğitim, uygulama ve araştırma .olanakları sağlamaktır. Bunun için de, merkezin diğer çocuk psikiyatrisi kliniklerinin de katkısıyla otizm konusunda bir "bilgi bankası" haline getirilmesi planlanmıştır. Ülkemizde otistik çocuklarla ilgili dernekler kurulmakta ve bu çocukların eğitimine ilişkin çeşitli Özel eğitim merkezleri bulunmaktadır, Yine her geçen gün bu bozukluk halkımızca daha fazla tanınmakta, tanı ve tedavi için daha küçük yaşlarda otistik çocukla karşılaşılmaktadır. Otizm tanısı artık bazı duyarlı anne babalarca oldukça erken fark edilmeye başlanmıştır. Bunun sonucu olarak otizm tanısında son yıllarda belirgin bir artış izlenmektedir.

    İleride sosyal, kognitif ve iletişimsel bozukluklara ilişkin daha İyi standart değerlendirme yöntemleri geliştirildiğinde, etiolojik etmenler daha belirginleştiğinde ve aydınlatıldığında bu bozukluğu daha da iyi tanıyabileceğiz.

Hazırlayan:
ÖZLEM ŞEKEROĞLU
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Otistik Çocukların Eğitimi
« Yanıtla #4 : Ocak 18, 2006, 14:19:25 ÖS »

 OTİSTİK ÇOCUKLARDA DENGE VE KOORDİNASYON ÇALIŞMALARINDA İZLENECEK
YÖNTEM VE TEKNİKLER
 
   
1943 yılında Leo KANNER’ in otizmi tanımlamasından sonra otizmin nedenleri ve özellikleri konusunda birçok çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda; otizmin tedavisi üzerinde durulmuş, ancak kesin bir sonuç elde edilememiştir. Son yıllarda otizmin biyolojik nedenlere dayandırılmasıyla, tedavi için birtakım ilaçların kullanılması yoluna gidilmiş ancak bunun çok fazla etkisinin olmadığı görülmüştür.

   1960’lı yıllardan bu yana, otizmin tedavisi ile ilgili yapılan çalışmalarda en iyi tedavinin eğitim olduğu görüşü benimsenmiştir.


 
    Otistik çocukların eğitiminde genelde “ Davranış Değiştirme Modeli”   
 ne dayalı eğitim programları kullanılmaktadır. Bu model sıklıkla Operant 
 koşulama ilkelerine dayanmaktadır. Operant koşullama; Sikinner’e göre 
 sonuçların sistematik olarak düzenlenmesiyle davranışın olabilirliğini 
 azaltma yada artırma işlemi şeklinde tanımlanmaktadır. Operant
 koşullama tekniklerinin temel alındığı davranışçı modelde ise aşağıdaki
 basamaklara önem verilmektedir.


Öncelikle çocuğun var olan performansı değerlenir ve hangi alanlarda beceri eksikliğinin olduğu saptanır.

Beceri eksiklikleri belirlendikten sonra bu beceriler kendi içinde alt basamaklara ayrılır.

Alt basamaklara ayrılan beceriler tek tek uygun programlar içinde geliştirilir.

Çocuğun verdiği olumlu tepkiler ödüllendirilir.

Davranış Değiştirme Modeli : Çocuğun davranışlarını gözlemlemeyi ve olumsuz davranışlarını değiştirmeyi amaçlamaktır. Çocuğun gereksinimi olan beceriyi kazanmasını sağlamak ve davranış problemlerini mümkün olduğunca azaltmak Otistik çocukların eğitiminde temel amaçtır.

Böylesine yapılandırılmış bir eğitim ortamında öğrenme sürecinin temel öğeleri;

UYARICI →→→ TEPKİ→→→SONUÇ Olarak gösterilebilir.

Temelde öğretim, bu dizinin birinci (uyarıcı) yada üçüncü ( sonuç) öğelerinin veya her ikisinin de kontrollü olarak çocuğa aktarılmasını içermektedir. Etkin bir öğretim ise, uyarıcının istenilen şekilde sunulmasını ve çocuğun tepkisine bağlı uygun sonucun alınmasını gerektirmektedir.

Otistik çocukların eğitiminde, öncelikle öğretilmek istenen yada ortdan kaldırılmak istenen davranış belirlenmektedir. Gözlenen olumsuz davranışların sıklığının azaltılması yada olumlu davranışların öğretilmesi ve kalıcı olabilmesinde de yardım ve ödül gibi teknikler kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra ,çocuğa verilen ayırıcı uyarıcının da çocuğun yeni bir davranışı öğrenmesinde etkili olduğu görülmektedir.

ÖĞRENMEYE HAZIRLIK BECERİLERİ

Çocuğa öncelikle göz kontağı kurma, uygun oturma ve basit emirlere uyma gibi en temel becerilerin öğretilmesi onu öğrenmeye hazırlayacaktır.

Yine bu becerilerin basitten karmaşığa doğru bir sıra içinde öğretilmesi,çocuğun daha kolay öğrenmesini sağlayacak ve eğitim; uyarıcıyı verme, yardımları kullanma,doğru tepkiler alma, ödül ve ceza gibi bir çok aşamayı içerecektir.

DENGE VE KOORDİNASYON GELİŞTİRİCİ ÇALIŞMALARIN UYGULANMASI

   Dengeyi geliştirirken çocuğun tek ayak üzerinde durabilmesini sağlamak için gerekli olan aşamalar denge çalışması olarak şu şekilde sıralanabilir. Burada önemli olan nokta denge kazandırılması amaçlanan çocuğun denge koordinasyon seviyesinin tespitidir. Her çocukta bu seviye farklılık gösterebilmektedir.

   Denge koordinasyonunda problemi olan bir çocuğa yapılacak çalışmanın hareket basamaklamasını şöyle sıralayabiliriz.

1- Çocuğa sözel ifade ile “ tek ayağını kaldır” komutu verilir ve hareketi yapması gözlenir. Eğer komutu
    yapmadıysa
2- Çocuğa yapılacak harekette model olunur, “ Ben ayağımı kaldırıyorum sende kaldır” komutuyla hareket
    pekiştirilir. Bu komutu da yerine getirmediyse,
3- Fiziksel yardıma başvurularak, duvara elleri dayatılır ve dengesi korunarak tek ayağını yukarıya
    kaldırması sağlanır. Çocuk ayağını indirdiğinde bu hareket yapılmaya devam edilir.
4- çocuk ayağını kaldırmayı öğrendiğinde “ellerini duvardan indir” komutu ile yardımsız yapması sağlanır.
    Eğer çocuk ellerini bırakmıyorsa çocuğa destek olarak duvardan elleri indirilir.
5- “ Kendin duracaksın” komutu ile kendisinin durması sağlanır.


Gene denge ve koordinasyonu sağlayacak yüzme çalışmasında yüzmenin bir basamaklaması olan ayak çırpmanın yapılması için şu şekilde bir yöntem ve teknik uygulanır.

Buradaki amaç çocukta denge ve koordinasyonu geliştirerek yüzmede ayak çırpma hareketini başarmaktır.

Yapılacak olan çalışmanın bütünüyle ( Kenar demirlerden tutunarak vücudun suya parelel şekilde , bacakların gergin vaziyette ve koordineli biçimde ayak çırpılması) çocuğa gösterilmesi.

Bizim tarafımızdan bu çalışma gösterildikten sonra çocuğun kenar demirlerdentutması sağlanır. ( çocuğun seviyesi, göz önünde bulundurularak sözel ifadeyle veya fiziksel yardımla veya model olunarak sağlanır )

Bir sonraki aşamada yine fiziksel yardımla çocuğun göğüs ve karın bölgesinden destek olunarak suya paralel durması sağlanır.

Bu vaziyetteyken “ ayağını çırp” komutu verilir. Eğer çocukta bir tepki yoksa ayak bileklerinden tutularak ayak çırpma hareketi yaptırılır.

Bu çalışma hareket pekişinceye kadar ısrarla tekrar edilir.

Bu çalışma tam anlamıyla kavratıldıktan sonra, yüzme tahtası yardımı ile çalışma bir sonraki aşama içinde devam ettirilir.

Biz bu iki örnek çalışmayla Otistik çocukları öncelikle tanımak gerektiğini sonrasında çocuğun seviyesine göre uygulanacak çalışmayı basamaklara ayırıp tatbik edilebileceğini anlatmaya çalıştık.

Hazırlayanlar:
HÜSEYİN AKTÜRK - FATMA DELİCE - HALDUN ORUÇ
 
 
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...

Çevrimdışı ZaferOguz

  • Emektar Üye
  • *****
  • İleti: 630
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Otistik Çocukların Eğitimi
« Yanıtla #5 : Ocak 18, 2006, 14:22:01 ÖS »
OTİSTİK BİREYLERİN EĞİTİMİNDE KULLANILACAK ARAÇ-GEREÇLERİN TESPİTİ
VE KULLANIM AMAÇLARININ BELİRLENMESİ
 

A-     0tistik belirti gösteren çocuklarda aşağıdaki özellikler görülmektedir:

     1.      Çevresindeki bireylerin farkında olmama.
2.     Kendisinin rahat ve güvenli olabileceği ortamı seçme becerisinin olmayışı.
3.     taklit etme davranışının yetersizliği ya da hiç olmayışı.
4.     Sosyal oyun davranışının yetersizliği ya da hiç olmayışı.
5.     Arkadaşlık ilişkilerindeki yetersizlik.

B-     Dil, iletişim ve sembolik gelişimde farklı olma:

     1.      Karşılıklı iletişimin olmaması.
2.     Sözel olmayan normal dışı iletişimin kurulması.
3.     Yaratıcılığın olmayışı.
4.     Sözel dilin kullanımındaki yetersizlik.
5.     Konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden farklılık.
6.     Karşılıklı diyalog kurmada yetersizlik.

C-     İlgilerinin ve ilgilenilen etkinliklerin sınırlı sayıda olması:

     1.      Stereotip hareketler sergileme.
2.     Nesnelerin daha çok ayrıntıları ile ilgilenme.
3.     Çevredeki değişikliklere karşı tepki gösterme.
4.     Günlük yaşamla ilgili alışkanlıkların değişimine karşı çıkma.
5.     İlginin son derece sınırlı olması.

Bunlara Ek Olarak

-          Kendi kişisel kimliğinin farkında olmaması.
-          Belli nesnelere bağımlılık geliştirmesi.
-          Nesneleri amacına yönelik kullanamaması.
-          İçinde bulunduğu ortamdaki değişikliklere karşı tepki göstermesi.
-          Fiziksel temastan kaçınma.
-          Gereksinimlerini işaret ile belirten çocuklar.

DUYUSAL ÖZELLİKLER

a-   İşitsel uyarılara karşı tepkileri: Seslere karşı çok değişik tepkiler gösteren Otistik çocuklar vardır.Bazı seslere hiçbir vermezler, duymamazlıktan gelirler. Bazı seslere karşı aşırı aşırı duyarlılık göstererek kulakları tıkar,bağırarak tepki verir.

b-  Görsel uyarılara karşı tepkileri : Otistik çocukların insan yüzüne ve çevresindeki bir çok nesneye bakmamalarına karşın , hareket eden , dönen ya da parlak olan bazı nesnelere çok uzun süre bakabildikleri , bazılarının zaman zaman ışıktan rahatsız oldukları hatta karanlık bir odada daha rahat ettikleri görülebilmektedir.

c-   Acı- sıcak – soğuğa karşı tepkileri: Bu tepkiler bazı çocuklarda acıyı-sıcağı ve soğuğu fark etmeme şeklinde ortaya çıkarken , bazılarında soğuk suyla ellerini yıkarken ağlama, eline bir toplu iğne battığı zaman çığlık atma gibi aşırı duyarlılık gösterme.

d- Dokunmaya karşı tepkileri: Herhangi bir kimse tarafından dokunulmaya , kucağa alınmaya tepki gösteren Otistik çocuklar ise , fiziksel teması reddetmekte ve çevresiyle ilişki kurmaktan kaçınmaktadır.

   Otistik çocuklar yeni bir nesneyi tanımada genellikle koklama, dokunma duyularını kullandıkları görülmektedir. Hiç tanımadıkları bir nesneyi parmaklarının üzerinde gezdirerek dokunma, koklama, zaman zaman da ağzına alma, yalama , ısırma ve dişlerine sürme şeklinde keşfetmeye çalışırlar.

    Bazı Otistik çocuklar yiyecekler konusunda çok iştahlı olurken bazılarında emme ve yutma güçlükleri görülebilmektedir. Bu güçlüklerin ; dil, çene, ağız ve çiğneme kaslarını kullanmadaki yetersizliğe bağlı olarak gecikmiş motor gelişiminin bir özelliği olduğu belirtilmektedir.

MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

   Fiziksel görünüşleri diğer çocuklardan farklı olmamasına rağmen Otistik çocukların motor becerileri yaşıtlarına göre farklılık gösterebilmektedir.Top atıp tutma, tahta üzerinde dengede durabilme, ip atlama, dans etme, yüzme, merdiven inip çıkma gibi büyük kas motor becerilerinin kullanılmasını gerektiren bazı hareketleri , taklit etme becerilerinin çok az ya da hiç olmamasına bağlı olarak daha geç öğrendikleri görülmektedir. Kağıt kesme, kutu içine küp atma ve ipe boncuk dizme gibi küçük kas motor becerilerinin de oldukça zayıf olduğu gözlenmektedir.

     Ayakkabı ve terliklerin içe bakan kısımlarına renkli işaret koyarak doğru giymesi sağlanır.
Parmak kaslarını yeterince kullanamayan (ayakkabı bağını bağlayamayan ) öğrenciler için kumbaraya para atma, kutuya boncuk atma, ipe boncuk dizme, toplu iğneleri bir bir toplama vb. çalışmaları yapılabilir.

Sayfa çevirme ve kartları çevirerek sıralama motor becerisini geliştirir.

    Hassas Motor Becerisi İçin Yapılacak Çalışmalar:

1-     Kalem açma.
2-     Ambalaj yapma.
3-     Delikli zımba kullanma.
4-     Kağıtları ataçlama, zımbalama.
5-     Mum boyaları boy ve renge göre gruplama.
6-     Kağıt katlama ve zarflara koyma.
7-     Çatal- bıçak takımını kutusuna yerleştirme.
8-     Benzer tabakları , bardakları gruplama.

SOSYAL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

    Sıklıkla Otistik çocukların sosyal özellikleri ; fiziksel temastan kaçınmaları, göz kontağı kurmamaları veya az kurmaları, kendilerine gülümsendiği zaman aynı şekilde karşılık vermemeleri . İnsanlara karşı ilgisiz olmaları, oyun becerilerinde yetersizlik göstermeleri.

   Otistik çocukların genelde sözel ifade kullanarak iletişim kurma ile ilgili yetersizlikleri vardır. Bu yetersizlik onların tek başına ya da yaşıtları ile birlikte oyun oynama becerilerini kısıtlamaktadır. Çoğu Otistik çocuk , saatlerce su ve kum ile oynayabilmekte , çamaşır makinesinde dönen çamaşırları, asbilatörü, vantülatörü  saatlerce izlemektedir. Otistik çocuk sıklıkla trambolinde zıplama, sallanan bir oyuncak at üzerinde sallanma, kaydıraktan kayma gibi ilginç ve tekrarlanan oyunları daha çok tercih edebilmektedir.

   Otistik çocuk ,iletişim ve hayel gücünden yoksun olmaları nedeniyle diğer çocukların oyununa katılamazlar. Örnek: Sandalyelerden “ otobüsler” , tabaklardan “gemiler” yapabilir. Oysa aynı yaştaki Otistik çocuklar bu nesnele oyunları genellikle nesneleri yalama ve emme gibi ağız bölgesine haz veren oyunları sürekli tekrar şeklinde yaptığı görülmektedir.

    Otistik çocukların sosyalleşmesinde iskambil, dama, okey gibi oyunlar için fırsat yaratılarak mekanı ve bir oyunu paylaşmayı öğrenmesine yardım edebilir.

    Alış-veriş merkezleri ve pazarda araba taşıtarak çevresiyle ilgilenmesi sağlanabilir.

    Evin ve sınıfın kapısı çalındığında çocuğa açtırılmalı.

   Bazı çocuklar ,havada çevrilmek, atılıp tutulmak gibi biraz sertçe fiziksel hareketlere ilgi duyarlar.Bu tarz oyunlar sosyalleşmede başlangıç olabilir.Sınıfımızda bulunan diğer öğrencilerde oyuna katılabilir.

   Balonlara karşı korkusu olan öğrenciler sevdiği yiyecek ve içeceklerle ödüllendirilerek yavaş yavaş balona alıştırılabilir.

    Sıcak – soğuk gibi kavramları öğretirken gerçekten sıcak ve soğuk olan objeler kullanılmalı.

   Günlük yapılacak işleri resimleri sıralayarak planlama yapılabilir. Bitirilen görev biter bitmez ortadan kaldırılır ve bir sonraki göreve geçilir.Bu çalışma aynı zamanda zaman kavramını da geliştirir. 

   “Dün, bugün ve yarın “ kavramlarını öğretmek için en yaratıcı yöntemlerden biride balonlardan yaralanmaktır.Kısmen söndürülmüş bir balon geçmiş zamanı(dün), şişirilmiş balon şimdiki zamanı(bugün) , Sönük balon gelecek zaman (yarın) dır.Balonların söndürülmesi ve şişirilmesi öğrencilerle birlikte yapılmalı.

   Haftanın günlerini ve zaman kavramını öğretmek için farklı renklerden hazırlanmış takvim yapılabilir.Takvim yaprakları birlikte çevrilmeli ve yapılan iş sözel olarak açıklanmalı.

     Toplu olarak yapılan bir etkinliğe (çizgi film izleme) bitene kadar katılmakta güçlük çeken çocukların eline oyun hamuru verilerek tüm etkinlik boyunca sessiz bir şekilde oturmasını başarabiliriz.

     Eğer öğrenci sınıftan dışarıya kaçmayı adet haline getirmiş ise , onu kapıdan uzak bir yere oturtun ve yolunun üzerine çocuğun ilgisini çekecek objeler konursa bunlar onu farklı alanlara yönlendirir.

   Sınıf ortamı uygun ise sakinleşmesi için sessiz ortam alan oluşturulmalı ve bu alana öğrenciyi sakinleştiren objeler konmalı.

    Masaların ve sandalyelerin çekilirken ses çıkarmaması için lastik, kumaş, halı parçası takılmalı.

    Sırasını beklemek için” şimdi ben atıyorum”,”şimdi sen atıyorsun” çalışması yapılabilir.

    Alış-veriş listesi hazırlama, liste yaparken sırasını bekleme.

    Reklam broşürlerini kullanarak objelerin adını öğrenme çalışması yapılabilir.

DİL V E İLETİŞİM ÖZELLİKLERİ

    Otistik çocukların iletişim kurma becerilerinde yetersizlik ve sınırlılık vardır.

    Hece tekrarlarının görüldüğü babıldama dönemini normal çocuklardan farklı geçirdikleri için konuşmayı normal zamanda kazananlar da konuşmalarını zamanla kaybedebilmektedir. Buna bağlı olarak Otistik çocukların yarısından fazlası konuşmayı amacına uygun kullanamamaktadır.

    Otistik özellikler gösteren çocukların dille ilgili becerileri kazanmaları için öncelikle uygun oturma , göz kontağı kurma, hareket taklitleri yapma gibi öğrenmeye hazırlık becerilerini tamamlamış ve bu becerileri değişik ortamlara genelleştirmiş olmaları gerekmektedir.

    Tüm çocuklarda olduğu gibi Otistik çocuklarda da alıcı ve ifade edici dil olarak gelişmektedir.

Alıcı Dil Becerileri:

   İşaret ya da mimiklerle iletişim kurmada yetersizlikleri olan Otistik çocuklar için daha farklı iletişim şekillerinin öğretilmesi gerekebilmektedir.Çocuğun karşılıklı iletişim kurma isteğini artırmak için çok iyi olan görsel algı ve karmaşık modelleri eşleştirme becerisi kullanılabilir.”Resim eşleştirme” çocuğun zevkle yaptığı bir etkinliktir.Resimle eşleştirmeye yakın çevremizdeki nesnelerden başlanmalı, resim kartları basitten karmaşığa doğru sıralanmalı. Daha sonra resim- yazı eşleştirmesine geçilebilir.

   Eşleştirme çalışmasında :Basit resim eşleştirme, nesne resmini eşleştirme , resmi eşleştirme adlandırma, yazı ile nesne resmini eşleştirme, iki sözcüklü ifadeyi nesne resmi ile eşleştirme.(Büyük araba.)

İfade Edici Dil Becerileri:

    Otistik çocukların konuşma ile ilgili problemlerini tanımaya yönelik çalışma sonuçlarına bakıldığında ;

·         konuşmaları anlamada güçlük,
·         ekolali,
·         gramer bozuklukları,
·         zamirlerin yer değiştirerek kullanılması,
·         edatların uygun yer ve zamanda kullanılmaması,
·         zaman kavramını kazanmada güçlük,
·         telaffuz bozukluğu gibi yetersizliklerin olduğu görülmektedir.

Yukarıdaki olgulara bakılarak şu pratik çalışmalar yapılabilir:

Günlük çalışma programını , yapılacak işlerin sırasını gösteren kartların kullanımı.
         
   Otistik öğrencinin sıra ve sandalyesi, terliği ve ayakkabısı vb. eşyaları onun ilgisini çekecek şekilde işaretlenir.
    Olumsuz davranışların söndürülmesinde çocuğun sevdiği yiyecek , içecek, oyuncaklar kullanılmalı.

   Bilgisayar ve atari klavyelerinin kullanımında fiziksel yardım verilmek gerekiyorsa çocuğun eli elimizin altına alınarak tutularak kontrollü olarak klavye tuşlarına basması sağlanır. Yardımcı olması açısından parmaklarını parmaklarımıza lastik, bant gibi şeylerle tuttura biliriz. Otistik çocukların dikkatlerinin çabuk dağılacağını düşünerek klavye üzerinde kullanmadığımız tuşların üzeri kapatılmalı.

   Duvara, panoya asılan uyarı yazılarını, nesnelerin adını farklı renk ve büyüklükte dikkati çekici büyüklükte yazmalı.

    Alfabe küplerini, sayı küplerini, yaprak ve diğer doğal objeleri de kile bastırarak kalıp çıkarılabilir.

   Ayakkabı kutularını kullanarak kelime bankası oluşturulabilir. Meyve, içecek, hayvan adları, haftanın günleri , aile bireylerinin adları vb. Kelime bankasından çekilen kelimeler okunarak başka bir kutunun içine atılır. Aynı çalışma sadece resim kartları ile de yapılabilir. Renk öğretiminde de aynı yöntem kullanılabilir.

    Bir çalışma esnasında mümkün olduğu kadar çocuğun bütün duyularını kullanmasını sağlayınız. Ne kadar çok duyudan yararlanırsa kavrayış o kadar çabuk olur. Örneğin: Ritm çalışması kullanılan darbukayı sandalyede oturan çocuğun bacaklarının arasına sıkıştırarak çaldırır isek bacakları ile nesneyi kontrol etmeyi ve darbukanın tınısını alacaktır. Bu çalışma parmaklarını kullanarak dokunma duyusunu , ritmini duyarak işitme duyusunu, el hareketlerini izleyerek görme duyusunu çalıştırır ve sıra beklemeyi öğrenir.

    Çocuğun bazı alanlardaki kemle gruplarını (yiyecek, hayvan isimleri) hatırlaması için fısıltı, rap ritmindeki şarkılar, diğer türden şarkılar kullanılabilir. Bu şarkılar varlıkların kullanılış amaçlarını da öğretmek için kullanılabilir.(Süt alıp içmek, boya alıp resim yapmak gibi.)

    Hareketler ve bir ritm eşliğinde söylenen şarkılar Otistik çocuklarda eksik olan taklit etme becerisini geliştirir.

    Öfke nöbetine girdiğinde kendisini, çevresindekileri ısırarak ısırarak zarar veren çocuğun eline verilecek olan yumuşak ve kolay parçalanmayacak bir nesne kendisine zarar vermesini giderek bu davranışın sönmesini sağlayabilir.

    Kendisine ve çevresindekilere vurma alışkanlığı olan öğrencilere tutması için bir kucak dolusu yumuşak materyal verilebilir.

    Yakaya yapışıp çekme davranışı gösteren öğrencilere sürekli bir şeyler taşıtılmalı.

    Kendi saçlarını çeken bir öğrencinin saçlarına boncuk takılabilir.

    Parmakları ile sürekli objelere vuran bir öğrencinin eline bir davul verilmeli ve ona vurması sağlanmalı.

   Dokunmaktan ve kucaklaşmaktan hoşlanmayan bir çocuğa önce elimize aldığımız bir nesneyi birlikte tutma, giderek tek parmağımızı ve daha sonra elimizi tutmasını sağlayabiliriz.

    İnsanların saçlarını ve boyunlarını koklayan bir öğrenciye küçük bir parfüm kutusu koklatılır.

    Sürekli olarak nesneleri koklayan öğrencinin eline kalıcı koku sürülerek bu alışkanlığı söndürülebilir.

    Bir tür soyutlamaları öğretebilmek için söz konusu bireye tanıdık ve anlamlı gelen görsel davranışlardan yararlanılmalıdır.Böylece görsel hafıza yaratmakta yardımcı olur.Öfkeli, mutlu, ağlıyor,gülüyor karakterlerin fotokopisi çekilerek kullanılmalı. Bu çalışma duygularını ifade etmeyi öğretebilir.Bu çalışma için çocuğun çekilmiş kendi resimleri kullanılabilir.

ÖZBAKIM BECERİLERİ

    Özbakım becerisi olarak kazandırılacak tuvalet eğitimi, giyinme- soyunma, beslenme ve vücut temizliği Otistik çocuğun  çevreden bağımsız olarak hareket edebilecek öz güveni kazanmasını sağlamış  olacaktır. 

GİYİNME- SOYUNMA BECERİSİ :

Pantolon: Lastikli ve rahat giyilip çıkarılacak şekilde bol olmalı.
Pijama: Lastikli ve rahat giyilip çıkarılacak şekilde bol olmalı.
Bluz, çorap: Bol olmalı.Kaygan olmamalı.
Ayakkabı: Bağcıksız , ayağına kolay girebilecek şekilde ve cırt cırtlı olmalı.
Terlik: Ayağını rahatsız etmeyici ve kaygan olmamalı.

    Giyip çıkarması kolay olacağı için başlangıçta düğmesiz giysiler , küçük düğmeli giysiler yerine büyük düğmeli giysiler tercih edilmeli. Fermuarlı veya çıt çıtlı pantolonla çalışma yapılacaksa bunların çocuğun rahat tutabileceği şekilde büyük olmasına özen gösterilmeli.

    Parmaksız eldivenleri giymek , parmaklı eldivenleri giymeden daha kolay öğrenilmektedir.

    Bere şeklindeki şapkaları tutmak ve giymek daha kolay olmaktadır. 

Fermuar Açma- Kapama :

·         İri dişli, orta boy fermuar seçilmeli.
·         Başlangıçta çocuğun motor becerileri dikkate alınarak fermuarın tutma yeri yapıştırma, sıkıştırma,
     değiştirme şeklinde yenilenerek kolay tutulur hale getirilmeli.

“Çıt- Çıt” Açma- Kapama:

·         Büyük boy , kolay açılıp kapanabilen çıt çıtları olan bir giysi seçilmeli.

Düğme İlikleme ve Açma:

·         Büyük boy (yaklaşık 2-3 cm çapında) düğmeleri olan giysiler .
·         Düğmelerin sert, düz ve ilik ile orantılı olmasına dikkat edilmeli.
·         Çocuk düğme ilikleme ve açmayı öğrendikten sonra düğmenin boyutu küçültülmeli.

Pijama, Buluz, Tişört Giyme- Çıkarma:

·         Çocuğun kendisine biraz bol gelen , beli lastikli bir pijama seçilir.

BESLENME

Bardaktan Su İçme:

·         Çocuğun iki eli ile kolay tutabileceği , plastik bir bardak seçilmeli.

Bardağına Sürahiden Su Doldurma:

·         Çocuğun kolay tutabileceği , orta boyda plastik bir sürahi olmalı.
·         Ağzı dar olmayan plastik bir bardak .
·         Çocuğun boyuna uygun masa ve ya sehpa.

Kaşık, Çatal, Bıçak Kullanma:

Kaşık Kullanma:

·         Çocuğun kolayca tutabileceği büyüklükte ve sapı kalın olan bir kaşık seçilir.
·         Kaşığı kullanarak çocuğun un, tuz, pirinç, nohut, bezelye gibi malzemeleri tabaktan tabağa boşaltma.

Çatal Kullanma:

·         Çocuğun kolay kullanabileceği, iri dişli ve sapı kalın olan bir çatal seçilmeli.
·         Çocuğun çatalına  kolay takabileceği patetes, peynir vb. yiyecekler seçilmeli.

Bıçak Kullanma:

·         Çocuğun kolay tutabileceği , fazla keskin olmayan bir bıçak seçilmeli.
·         Bıçakla kesmekte zorlanmayacağı patetes,havuç, peynir gibi yumuşak yiyecekler seçilmeli.

Diş Fırçalama:

    Çocuğa uygun küçüklükte bir diş fırçası , özel bir tadı olmayan diş macunu , aynası olan bir lavabo ve ağzını çalkalamak için plastik bardak.

AKADEMİK BECERİ

    Kendini kontrol etmekte güçlük çeken, hızlı sayan  öğrencilerle ritmik saymada top kullanılabilir. Abaküs ve sınıfta, çevremizde bulunan objeleri de bu amaçla kullanabiliriz.

    Kalem tutma problemleri olan öğrenciye ; kalem silindirik biçimdeki izolasyon köpüğünü kalemin etrafına geçirmek şeklinde kalınlaştırılarak tutulması kolaylaştırılır. Büyük ,ağır ve kaygan olmayan kalemler kullanılmalı.

    Çok heceli zor kelimeleri betimlemek için el hareketleri ve elinden tutarak zıplamayı yaptırabilirsiniz.

Hazırlayan:
HADİN OCAK OÇEM - EMİRALEM / MENEMEN - İZMİR

 
 
"Zaman En Değerli Hazineniz..."
CEM'in Babası ...


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal